Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Fatma Girik’in hayatını kaybetmesinin ardından kamuoyunda miras tartışmaları gündeme gelmişti. Sanatçının 26 Ekim 2018 tarihinde düzenlediği vasiyetname, aile içinde hukuki sürece konu oldu.

Halktv'nin haberine göre, Girik, söz konusu vasiyetinde mal varlığını yeğeni Fatma Ahu Turanlı ile kız kardeşi Müyesser Girik arasında eşit hisseler halinde paylaştırdı. Bunun yanı sıra kardeşi Günay Girik’in iki çocuğuna, yetiştirme yurdundan koruyucu ailesi olarak yanına aldığı Ahu Aşkar’a ve evinde çalışan yardımcılar olmak üzere toplam beş kişiye de belirli miktarlarda para bırakıldığı belirtildi.

Yeni İçişleri Bakanı Çiftçi'ye Mehmet Ağar'dan ziyaret
Yeni İçişleri Bakanı Çiftçi'ye Mehmet Ağar'dan ziyaret
İçeriği Görüntüle

Ancak Günay Girik, vasiyetnamenin hazırlandığı dönemde ablasının fiil ehliyetinin bulunmadığını ve akıl sağlığının yerinde olmadığını öne sürerek vasiyetin iptali için dava açtı. İddiaların ardından mahkeme, Fatma Girik’in vasiyet tarihi olan 26 Ekim 2018’te hukuki ehliyete sahip olup olmadığının belirlenmesi amacıyla dosyayı İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderdi.

Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda, “Fatma Girik’in vasiyetname tarihi olan 26 Ekim 2018 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunur” şeklinde görüş bildirildi. Hazırlanan rapor dava dosyasına sunuldu.

11 Şubat’ta görülen duruşmada mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme, açılan davanın reddine hükmederek Fatma Girik’in vasiyetnamesinin geçerli olduğuna karar verdi.

Kararın ardından Fatma Ahu Turanlı ve Müyesser Girik’in avukatları Sabit Emekdar ile Eylem Pektaş tarafından yazılı bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, sürecin bir miras kavgası değil, merhumenin iradesine saygı meselesi olduğu vurgulanarak, verilen kararın Fatma Girik’in özgür iradesinin hukuken de teyidi niteliği taşıdığı ifade edildi. Böylece uzun süredir kamuoyuna yansıyan iddialar hakkında yargının son noktayı koyduğu belirtildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ