İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 20 Temmuz 2026 tarihinde duyurulan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, Karaburun'da yeni bir çevre ve yaşam alanı savunmasının fitilini ateşledi. Hasan Akgüç Seramik İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından Salman Mahallesi'nde işletilmesi planlanan I-B Grubu Maden (Seramik Kili) Ocağı Kapasite Artışı projesine karşı, Karaburun Sivil İnisiyatifi ile Salman ve Parlak mahalle muhtarları harekete geçerek ilgili kurumlara itiraz dilekçelerini iletti.
ÜRETİM KAPASİTESİ 4 KATINA ÇIKACAK
Hazırlanan yeni projeyle, sahada yıllık 50.000 ton olan tüvenan kil üretim kapasitesinin, 200.000 ton/yıl seviyesine çıkarılması hedefleniyor. 49,62 hektarlık devasa ruhsat sahasının 5,67 hektarlık bölümünü kapsayan çalışma alanı, İzmir'in en kritik doğa ve ekoloji alanlarından biri olan Karaburun-Ildır Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin (ÖÇKB) sınırları içerisinde yer alıyor.

BİTKİ ÖRTÜSÜ KALICI OLARAK HASARA UĞRAYACAK
“Projeye ilişkin Karaburun Sivil İnisiyatif’ten yapılan açıklamada, Hasan Akgüç Seramik İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından Salman Mahallesi S:73763 (ER:3071158) ruhsat numaralı sahada gerçekleştirilmesi planlanan “I-B Grubu Maden (Seramik Kili) Ocağı Kapasite Artışı” projesi ile yıllık 50.000 ton olan tüvenan kil üretim kapasitesinin 200.000 ton/yıl seviyesine çıkarılması istenmektedir. 49,62 hektarlık ruhsat sahasının 5,6768 hektarlık kısmını kapsayan söz konusu proje; Karaburun-Ildır Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde yer almaktadır.
Bölgenin 2019 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) ilan edilmesine rağmen, 2011 tarihli "ÇED Gerekli Değildir" kararının geçerli sayılması ve 20.08.2024 tarihinde yeni bir işletme ruhsatı verilmesi, güncel koruma gereklilikleri ile çelişmektedir.
Proje alanı, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına göre “Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Orman Dışı Alan” içerisinde kalmaktadır. Proje sahası "orman dışı alan vasfında" görünse de, maden sahasının etrafı ağaçlandırma sahası olup bölgenin temel geçim kaynağı olan zeytinlikler ve tarım arazileri ile çevrilidir. Alandaki zeytin varlığı, 3573 sayılı Kanun ve ilgili plan hükümleri gereğince koruma altında olmalıdır.
ÇED Raporunda, alansal bir genişleme olmayacağı, 1 hektarlık yeni alanda çalışma yapılacağı belirtilmektedir. Bu alanda proje kapsamında yapılacak kazı çalışmalarıyla birlikte alandaki bitki örtüsü kalıcı olarak değişime uğrayacaktır. Raporda her ne kadar alanın sonradan restore edileceği belirtilse de bu alanlardaki habitat kaybının ve çevresindeki tarım arazilerine vereceği olumsuz etkilerinin kısa vadede telafisi bulunmamaktadır.
Hasan Akgüç Seramik İnş. San. Tic. A.Ş. tarafından Salman Mahallesi S:73763 (ER:3071158) ruhsat numaralı sahada gerçekleştirilmesi planlanan Seramik Kili Maden Ocağı Kapasite Artışı projesi ÇED süreci sonlandırılmalı, iade-iptal edilmelidir” denildi.
“HALK SAĞLIĞI DOĞRUDAN ETKİLENECEK”
Salman Muhtarı Barış Sevinç ve Parlak Muhtarı Kadriye Gültekin tarafından yapılan ortak açıklamada ise “Seramik Kil Ocağı, Salman Mahallesindeki en yakın konuta yalnızca 440 metre mesafede olup çevresinde zeytinlik ve tarım arazileri bulunmaktadır. Proje’den Salman ve Parlak Mahalleleri doğrudan etkilenecektir. Proje kapsamında kapasite artışı ile sahada yapılacak üretim neredeyse 4 katına çıkacaktır. Faaliyet sırasında üretilen malzemenin nakliyesi ve sahada yapılacak kazı/yükleme işlemleri yoğun toz emisyonuna sebep olacaktır. Özellikle bitkilerin çiçeklenme döneminde yollardan kalkacak tozlar bitkilerin tozlaşmasını olumsuz yönde etkileyecek, çevredeki tarım ve zeytin arazilerinin verimliliği düşecektir. İş makineleriyle yapılacak yoğun üretim, toz, gürültü ve trafik yükü ile yöre halkının yaşam kalitesi ve sağlığı doğrudan etkilenecektir. Seramik Kili Maden Ocağı Kapasite Artışı projesinin ÇED sürecinin sonlandırılmasını ve kapasite artış talebinin reddedilmesini Salman ve Parlak Mahallesi halkı olarak istiyoruz” denildi.



