İzmir’in Karaburun ilçesi Saip Mahallesi Saipaltı Mevkii’nde, denize ulaşım amacıyla yapıldığı iddia edilen müdahaleler yeniden gündeme geldi. Sivil toplum kuruluşları, kıyı yapısının değiştirildiğini ve oluşturulan merdiven kanalının tamamen kapatılmadığını ileri sürerek alanın acilen eski doğal haline getirilmesi çağrısında bulundu.

Karaburun’da sevindiren GES ve RES kararı… Çevreciler: Tehlike geçmiş değil
Karaburun’da sevindiren GES ve RES kararı… Çevreciler: Tehlike geçmiş değil
İçeriği Görüntüle

Söz konusu alanın, 427 ada 11 parselde yer alan ve Mimas Port Apart Hotel projesi kapsamında değerlendirilen bir bölge olduğu belirtilirken, iddialar kıyı düzenlemeleri ve çevresel etkiler üzerinden tartışma yarattı.

-165

“KIYI YAPISI DEĞİŞTİRİLDİ”

Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD-AFAG), Karaburun Yerel Fok Komitesi ve Karaburun Sivil İnisiyatifi tarafından yapılan ortak açıklamada, bölgede iş makineleriyle kazı ve dolgu yapıldığı, falez yapısının değiştirildiği ve doğal kıyı formunun tahrip edildiği öne sürüldü.

Açıklamada, kıyıya ulaşım için açıldığı belirtilen merdiven yapısının daha sonra kaldırıldığına dair tutanak tutulmasına rağmen, alanın tamamen eski haline getirilmediği, yalnızca toprak ve taşla örtülerek gizlendiği ifade edildi.

“KANAL KAPATILMADI”

Sivil toplum temsilcileri, 11 Mart 2026 tarihinde yapılan gözlemlerde merdiven kanalının hâlâ kapatılmadığını, yalnızca üzerinin geçici şekilde örtüldüğünü tespit ettiklerini belirtti. Bu durumun, kıyı ekosistemi açısından risk oluşturduğu savunuldu.

Açıklamada, alanın ileride yeniden beton veya ahşap yapılarla düzenlenebileceği iddiası da dile getirilerek, kalıcı bir mühendislik çözümüyle bölgenin tamamen kapatılması çağrısı yapıldı.

“ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ” VURGUSU

Karaburun Yarımadası’nın Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer aldığı hatırlatılan açıklamada, bölgenin Akdeniz fokları başta olmak üzere birçok deniz canlısı için kritik yaşam alanı olduğu vurgulandı.

Kıyı şeridinde deniz çayırları ve hassas türlerin bulunduğu belirtilerek, yapılan her türlü müdahalenin ekosistem üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratabileceği ifade edildi.

Saipaltı Proje 3

YASAL SÜREÇ VE KURUM YAZIŞMALARI

Olayla ilgili süreçte daha önce çeşitli kamu kurumlarının da bölgeye ilişkin incelemeler yaptığı, bazı tutanakların düzenlendiği ve merdivenin kaldırıldığına dair kayıtların oluşturulduğu hatırlatıldı.

Ancak son gözlemlerde alanın tamamen rehabilite edilmediği yönündeki iddialar, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

“KIYI KANUNU’NA AYKIRILIK” İDDİASI

Sivil toplum kuruluşları, yapılan müdahalelerin 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na aykırı olduğunu savunarak, kıyı alanlarında kazı, dolgu ve yapılaşma faaliyetlerinin doğal yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirtti.

Ayrıca uluslararası çevre koruma sözleşmelerine de dikkat çekilerek, biyolojik çeşitliliğin korunmasının zorunluluk olduğu ifade edildi.

“ALAN ACİLEN ESKİ HALİNE GETİRİLMELİ” ÇAĞRISI

Açıklamanın sonunda, Saipaltı Mevkii’nde yapılan müdahalelerin durdurulması, kıyı yapısının tamamen restore edilmesi ve ilgili kurumların daha etkin denetim yapması çağrısında bulunuldu.

Sivil toplum temsilcileri, Karaburun Yarımadası’ndaki tüm uygulamaların ekosistem bütünlüğü gözetilerek ele alınması gerektiğini vurguladı.

Kaynak: BÜLTEN