İzmir’in Karaburun ilçesinde bulunan ve bölgenin tek doğal sulak alanı olarak kabul edilen İris Gölü ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Gölü kurutma amaçlı kanal açılma hamlesine dair açılan davada karar çıktı. Karaburun Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda; gölde yapılan fiziki müdahale suç olarak değerlendirildi.
GÖLÜN ÇEVRESİNİ KAZANLARA CEZA VERİLDİ
Kararın gerekçesinde; gölün 1. Derece Doğal Sit Alanı üzerinde bulunduğuna ve yapılan kazı çalışmalarında geri dönüşümü mümkün olmayan zarara neden olduğu belirtildi. Kazıyla ilgili olarak sanıklar hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 200 TL adli para cezasına karar verildiği ifade edildi.
BİLİRKİŞİ RAPORUNDA ‘ACİL REHABİLİTASYON’ UYARISI
Bilirkişi raporu detaylarında ise; gölün bir kısmının kuruduğu belirtildi. 2019 yılında açılan kanalın kapatılmasının gerektiği ancak tek başına yetersiz olduğu dile getirildi. Gölde ve gölün çevresinde acilen rehabilitasyon çalışması yapılması gerektiğinin ise altı çizildi.
BUGÜNE KADAR NELER OLDU?
Konuyla ilgili olarak Karaburun Sivil İnisiyatif’i açıklamalarda bulundu. Yapılan açıklamada, ilk olarak gölün geçmişine değinilerek, “Karaburun Yarımadası’nın tek doğal sulak alanı olan İris Gölü’nün suyunu boşaltmak amacıyla ‘70’li yılların sonunda kanalların açıldığı ve gölün kurutulmaya çalışıldığı, kadastral parselasyon yapılarak özel mülkiyete geçirildiği, benzer girişimlerin aralıklı olarak yapıldığı biliniyor.2019 yılında, gölün ekolojik karakterini olumsuz yönde etkileyen göl kurutma girişiminin basında geniş bir şekilde yer alması sonucu T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Bölge Komisyonu 20.12.2019 tarihinde toplanarak İris Gölü ile ilgili bir dizi karar almış, 2020 yılında ise İzmir Valiliği Mahalli Çevre Kurulu tarafından konunun uzmanlarından oluşan bir komisyon oluşturulmuştu” denildi.
GÖLÜN YENİDEN CANLANDIRILMASI İÇİN ADIM
İnisiyatif tarafından gölün yeniden canlanması için çalışmalar yapılması gerektiği belirtilerek, şunlar söylendi:
2019’dan 2026 yılına kadar geçen süre içinde Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi olarak İris Gölü’nde gözlem, kayıt ve belgeleme çalışmalarını sürdürüyoruz. İlgili kurumlarla yürüttüğümüz iletişimler ve Sulak Alan Envanterine de işlenen İris Gölü için hazırlamış olduğumuz teknik raporun tescil çalışmalarına ışık tutacağına olan inancıyla konunun Mahalli Sulak Alan Komisyonu gündemine alınmasını ve İris için Mahalli Sulak Alan Tescil kararının bir an önce verilmesini bekliyoruz. Ülkemizde pek çok tatlı su gölünün kuruduğu bu dönemde, İris vb. küçük göllerin varlığını sürdürmesi hem bölgemiz hem de yaban hayatı açısından büyük önem taşımaktadır. İris Gölü ve çevresi önemli kuş türlerinin üreme, konaklama ve barınma alanıdır. Önümüzdeki süreçte İris Gölü’nün yeniden canlanması kurumlar arasındaki iletişim, kararlılık ve uygulama ile önem kazanacaktır. İris için Mahalli Sulak Alan tescil kararı, İris’e insan eliyle geçmişte yapılmış olan suçların bir daha yaşanmaması adına önemli işlev görecektir. İnsan yaşamı, doğal hayatın korunması ile güçlenir. Doğal alanların korunması sağlıklı ve dengeli bir yaşam adına işlev taşır.
NE OLMUŞTU?
Yarımada’nın tek doğal sulak alanı olan İris Gölü’nün 70’li yılların sonunda suyunun kanallar açılarak kurutulmaya çalışıldığı, kadastral parselasyon yapılarak özel mülkiyete geçirildiği ve ancak zaman içinde gölün kendini yeniden toparladığı bilinmektedir. İris Gölü’nü kurutmak amaçlı açılan kanallar 1999 yılı topografik haritalarında görülmektedir. Bu bilgiler Göl suyunun birkaç kez bu amaçla boşaltıldığını göstermektedir. Benzer bir girişim parsel sahipleri tarafından 2019 yılında tekrarlanmış ve konu ile ilgili kamu davası açılmıştı.
2019 yılında, yerel platformlar ortaklığında hazırlanan İris Gölü ile ilgili yapılmış bilimsel çalışma ve gözlemlerin derlendiği bir rapor ilgili kurumlarla paylaşılmıştı. İris’teki bu gelişmeler basında geniş bir şekilde yer almış ve T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Bölge Komisyonu 20.12.2019 tarihinde toplanarak İris Gölü ile ilgili bir dizi karar almıştı. Kanalların ivedilikle kapatılmasını kararlaştıran komisyon, Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 9. ve 65. Maddeleri kapsamında yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına, Karaburun Kaymakamlığı ve Karaburun Belediye Başkanlığı’nca alanın eski haline getirilmesine oy birliğiyle karar vermişti. 12.02.2020’de ise İris Gölü’nü kurutmak için açılan kanalın ağzı Karaburun Belediyesi tarafından kapatılmıştı. 10.03.2020 tarihli ve 320/2020/01 sayılı İzmir Valiliği Mahalli Çevre Kurulu toplantısında ise İris Gölü ile ilgili konunun uzmanlarından oluşan bir komisyon oluşturulması kararı alınmıştı.
24.11.2020 tarihinde DSİ 2. Bölge Müdürlüğü organizesinde içinde İris Komisyonu üyesi kurumlarla birlikte İris Gölü’nü Kıyı Kenar Çizgisi tespiti çalışmaları için alanın tabii ve suni göller tanımına giren alanlardan olup olmadığına yönelik saha ziyareti yapılmıştı.
İris Gölü saha çalışmasında;
1) İris Gölü’nün doğal ve tabii göl olduğu,
2) DSİ 2.Bölge Müdürlüğü tarafından kıyı çizgisi ve haritalama tespit çalışmalarının yapılması gerektiği,
3) Göl’ün mahalli sulak alan vasfının tespiti için Tarım ve Orman 4. Bölge Müdürlüğü’ne görüş sorulması, hususları karara bağlanarak tutanak tutulmuştu.
2021 yılında ise DSİ tarafından kıyı kenar çizgisi ve su stok tesbit işlemleri tamamlanmıştı.
2019’dan bugüne süreci takip ederek, bölgede gözlem ve belgeleme çalışmalarını yürüterek İris’i gündemde tutan Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi, Türkiye Sulak Alan Envanterine de işlenen İris Gölü için hazırlamış olduğu Teknik Raporu 10.03.2025 tarihinde T.C Tarım ve Orman Bakanlığı T.C. Doğa Koruma ve Milli Parklar İzmir İl Müdürlüğü’ne göndermişti. Raporun, tescil çalışmalarına ışık tutacağına olan inancıyla konunun Mahalli Sulak Alan Komisyonu gündemine alınmasını ve İris Gölü için sulak alan tescil sürecinin başlatılarak, plânlama, projelendirme, uygulama, bakım, kontrol, denetim vb. çalışmaların hızlandırılmasını istemişti.
2019’dan 2026 yılına kadar alanda yapılan gözlem çalışmalarında kapatılan kanallarda su sızmasının olduğu saptanmış durumdadır. Ayrıca, İris’te kaçak su kullanımı ve yoğun otlatma baskısı devam etmektedir.

