OZAN EKİZ / İZGAZETE - Türkiye’de her geçen gün kadına yönelik şiddet vakaları artıyor. Kadına şiddete yönelik alınan önlemlerden biri olarak ise şiddet faili ile şiddete uğrayan kadını fiziksel olarak uzaklaştırmak yer alıyor. Bu konuda devreye kadın sığınma evleri giriyor.
Kadın sığınma evleri şiddete uğrayan kadınlar için görünürde her ne kadar faydalı olsa da doluluk ve kapasite oranları soru işareti yaratıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Tülin Osmanoğulları, kadın sığınma evlerinin kapasite ve doluluk oranlarıyla ilgili bilgileri aktardı.
“İZMİR BU KONUDA ÇOK YETERSİZ”
İzgazete’ye açıklamalarda bulunan Osmanoğulları, kadın sığınma evlerini nicelik ve nitelik açısından değerlendirerek, “İzmir bu konuda çok yetersiz. Bakanlık ve yerel yönetimler açısından. Büyükşehir’in var iki tane. Bakanlığa bağlı olanlar çok yoğun. Şiddetin çok yüksek olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Sığınma evleri ayrıca nitelikli değil, şiddet gören kadınlar sağlıksız koşullarda kaşıyorlar. Evlere geri dönüyorlar” dedi.

“MASALARIN ÜZERİNE YATAK SERİP YATIYORLAR”
Kadın sığınma evlerinin kapasite olarak yetersizliğinden dolayı yatak sorunları yaşandığını belirten Osmanoğulları, “10-15 tane sığınma evindeki kadınlarla uzun yıllardır iletişimim var. Şiddete uğrayan kadınlar zaten oraya girdiği andan itibaren suçlu muamelesi görüyor. Aynı oranda şiddet artmış durumda. Sığınma evlerinin kapasiteleri dolmuş durumda. Çocuklu kadınlar için özellikle çok sağlıksız. Kapasite ve koşullar cezaevi koşulları. Kapasite doluluğundan dolayı masaların üzerine bile yatak seriyorlar” diye konuştu.
“KISITLI KOŞULLARDAN ÇOCUKLARINA BESLENME HAZIRLAYAMANLAR VAR”
Özellikle çocuklu kadınların yaşadıkları sorunlara değinen Osmanoğulları, “Akşam belli bir saatten sonra gıda alamıyor ve kadınlar çocuklarına yemek yediremiyorlar. Çocuklarına kısıtlı koşullardan dolayı beslenme çantası hazırlayamayan kadınlar var” dedi.
“AYRIŞTIRMA OLMUYOR, ÇOCUKLAR BAĞIMLI KADINLARLA AYNI YERDE KALIYOR”
Osmanoğulları ayrıca sığınma evinde kalan kadınlar arasında bir ayrıştırma olmadan aynı yerde kaldıklarını belirterek, şunları söyledi:
Sığınma evlerinde ayrıştırma yapılmıyor. Uyuşturucu bağımlısıyla çocuklu kadın aynı yerde kalıyor. Çocuklar uyuşturucu nöbetini açıkça görüyorlar.




