TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu ve EGEÇEP’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kurum, Dünya Su Günü vesilesiyle ortak bir basın açıklaması yayımlayarak su varlıklarının korunması için acil çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada, iklim krizi ve yanlış yönetim politikaları nedeniyle İzmir’in su kaynaklarının yok olma noktasına geldiği, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin su kriziyle derinleştiği ifade edildi.
GÖRDES TAMAMEN BOŞALDI, TAHTALI CAN ÇEKİŞİYOR
Açıklamada paylaşılan veriler İzmir’in içme suyu ihtiyacının yarısını karşılayan barajlardaki durumun ciddiyetini ortaya koydu. 2025 yılında Gördes Barajı tamamen boşalırken, Ocak 2026 itibarıyla Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranı %0,98’e kadar gerileyerek son yılların en düşük seviyesini gördü. Bu kritik düşüşün yanı sıra; Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes ve Kuzey Ege havzalarındaki yer altı ve yer üstü su kütlelerinin büyük kısmının "kötü ve zayıf" durumda olduğu havza yönetim planlarına yansıdı.
2026 TEMASI: "SU VE CİNSİYET"
Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının teması olarak belirlenen "Su ve Cinsiyet", su krizinin toplumsal boyutuna dikkat çekiyor. Basın metninde, özellikle deprem sonrası konteyner kentlerde yaşayan yaklaşık 300 bin kişinin suya erişiminin hassas bir dengede olduğu belirtildi. Su kesintilerinin ev içi temizlik ve hijyen yükünü doğrudan kadının omuzlarına yüklediği, suyun yönetim süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı.
"EFEMÇUKURU ALTIN MADENİNE KURBAN EDİLDİ"
İzmir’in gelecekteki su ihtiyacı için planlanan ve 300 bin kişiye temiz su sağlayabilecek kapasitedeki Çamlı Baraj Havzası’nın, Efemçukuru Altın Madeni nedeniyle tehlike altında olduğu ifade edildi. TÜPRAG altın şirketinin kapasitesini 2,5 kat artırarak çalışmaya devam etmesine tepki gösteren kurumlar, hukuki kazanımlara rağmen su kaynaklarının rant uğruna feda edildiğini belirtti.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE TALEPLER
Açıklamanın sonunda, suyun bir meta değil tüm canlıların ortak varlığı olduğu hatırlatılarak şu talepler sıralandı:
- Suya erişimdeki eşitsizlikler giderilmeli, her canlı için sağlıklı suya erişim hakkı korunmalıdır.
- Sanayinin ve madencilik sektörünün kontrolsüz yer altı suyu kullanımı engellenmeli; tarımsal kirlilik risklerine karşı çiftçiyi mağdur etmeyen izleme çalışmaları yürütülmelidir.
- İklim projeksiyonlarına göre artması beklenen kuraklık, aşırı yağış ve taşkınlara karşı kentin altyapısı güçlendirilmelidir.
- Çamlı Barajı derhal inşa edilmeli; Bergama, Efemçukuru ve Gördes’teki madencilik projeleri ile havzaları kirleten jeotermal santrallere son verilmelidir.





