Kıyı Ege Belediyeler Birliği’nin Tepekule Kongre Merkezi’nde düzenlediği “İzmir’de Afet” söyleşisinde konuşan Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, ilçedeki yapı stokuna dikkat çekerek, “Bayraklı’da dönüşmesi gereken binin üzerinde bina var” dedi.
DEPREMDE EN FAZLA YIKIM YAŞANAN İLÇE
Bayraklı’nın 30 Ekim 2020 depreminde İzmir’de en fazla yıkımı yaşayan ilçe olduğunu hatırlatan Önal, depremde 117 kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlattı. İlçede7 ayrı bölgede yıkım yaşandığını ifade eden Önal, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yıkılan 7 binanın yerine yeni konutlar yapıldığını ancak sorunun bununla sınırlı olmadığını söyledi.
Büyükşehir Belediyesi ile İnşaat Mühendisleri Odası’nın yaptığı ön incelemelerde binin üzerinde yapının riskli olabileceğinin tespit edildiğini aktaran Önal, “Emin olun bundan çok daha fazlası olduğunu da biliyoruz. 2008 yılından sonra yapılmış yapıların bile bir kısmının zeminden kaynaklı olarak risk taşıdığı gerçeğiyle karşı karşıyayız” diye konuştu.
Önal, Bayraklı nüfusunun yaklaşık yüzde 70’inin 2008 yılı öncesi yapılarda yaşadığını belirterek, “Bu insanlar bunu tercih olarak görmüyor, mecburiyet olarak görüyor” dedi.

EKONOMİK KAYGILAR TEST BAŞVURULARINI ENGELLİYOR
Deprem performans analizleri konusunda vatandaşların çekinceleri olduğunu dile getiren Önal, riskli yapı tespiti için başvuru yapılmamasının en önemli nedeninin ekonomik kaygılar olduğunu söyledi. “Hiçbir insan yarın ölüme isteyerek gitmez. Ama insanlar, o evlerin yıkılabileceğini bilmelerine rağmen test yaptırmaktan imtina ediyor. Çünkü dönüşümün maliyetini karşılayamayacaklarını biliyorlar” ifadelerini kullandı.
DÖNÜŞÜM BAŞVURULARINDA DEPREM SONRASI DÜŞÜŞ
Kentsel dönüşüm sürecine ilişkin rakamlar paylaşan Önal, 2012 ile 2019 yılları arasında deprem yaşanmamasına rağmen Bayraklı’da yaklaşık bin 500 yapının dönüşüm için başvurduğunu, buna karşılık 2020 depreminden sonra geçen yaklaşık altı yılda dönüşüme girebilen bina sayısının 300 civarında kaldığını söyledi. Bu binaların da yarısının hâlâ inşaat aşamasında olduğunu belirtti.

DÖNÜŞÜM MALİYETİNİN VATANDAŞA YÜKÜ
Ekonomik koşulların dönüşümün önündeki en büyük engel olduğunu dile getiren Önal, bir dairenin dönüşümü için vatandaşın aylık 90 bin lirayı aşan kredi ödemesiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. “Ayda 90 bin kredi ödeyebilecek gücü olanlar zaten o koşullarda yaşamıyor. Bu toplumun en az yüzde 70’i depreme dayanıklı yapılarda yaşamıyor ve kendi imkânıyla bu dönüşümü gerçekleştiremez” dedi.
Dönüşümün yalnızca yerel yönetimlerin çabasıyla mümkün olmayacağını vurgulayan Önal, merkezi idarenin düşük faizli krediler, hibeler ve vergi kaynaklarıyla sürece güçlü destek vermesi gerektiğini belirterek, “Bunlar siyasi çekişmelerin konusu yapılacak meseleler değil. Bu acıyı en fazla hissetmiş bir ilçenin belediye başkanı olarak söylüyorum; finansman oluşturulmadan bu dönüşüm gerçekleşmez” ifadelerini kullandı.




