İzmir’in Gaziemir ilçesinde yıllardır kamuoyunun gündeminde yer alan eski kurşun fabrikası sahasında EKOVAR tarafından yürütülen temizlik çalışmaları bitti. Nükleer Düzenleme Kurumu, bölgede radyolojik açıdan engel bulunmadığını açıkladı. 4 yıl süren temizlik operasyonu ise 9 Kasım’da Antalya’da gerçekleşecek olan COP31’de referans olarak sunulacak.

Uşak'ta GES projesine bilirkişi engeli: ‘ÇED Olumlu’ kararı uygun bulunmadı!
Uşak'ta GES projesine bilirkişi engeli: ‘ÇED Olumlu’ kararı uygun bulunmadı!
İçeriği Görüntüle

Gaziemir’deki eski kurşun fabrikası sahasında radyoaktif atıkların varlığı 2007 yılında tespit edildi. İzmir’in çernobili adıyla anılan alan, kentin uzun süredir çözüm bekleyen çevre sorunlarından biri haline geldi.

RADYOAKTİF KİRLİLİK GİDERİLDİ

2022 yılında ise kamu iş birliğinde EKOVAR Çevre Grup A.Ş. tarafından iyileştirme ve temizleme çalışmaları başlatıldı. Dört yıllık çalışmanın ardından Nükleer Düzenleme Kurumu, nihai raporlar, ölçüm ve analizler ile denetim sonuçlarının değerlendirilmesi sonrasında alandaki radyoaktif kirliliğin giderildiğini belirledi.

Kurul, 22 Ekim 2026 tarihli ve 2026-45/1 sayılı kararıyla alanın kullanımına radyolojik açıdan engel bulunmadığına karar verdi.

COP31’DE ANLATILACAK

Kamu kurumları iş birliğinde gerçekleşen “Gaziemir Çevresel İyileştirme” operasyonu, Dünya’nın gündemine de girdi. Alanın nasıl temizlendiği, Birleşmiş Milletler nezdindeki 197 ülkenin katılacağı Antalya’daki COP31 Zirvesi’nde anlatılacak.

Yapılan projede Türk mühendisliğine ve teknik kapasitelerine güvendiklerini belirten EKOVAR Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Özer, “Hedefimiz, son derece hassas bir alanda gerekli teknik ve güvenlik koşullarına uygun biçimde çalışarak çevresel iyileştirme sürecine katkı sunmaktı. Türk mühendisleri, atık yönetimi ve çevresel iyileştirmede küresel bir imza attı. İşte bunu şimdi Dünya’nın en büyük çevre zirvesinde referans olarak sunmanın gururunu yaşıyoruz” dedi.

KÜRESEL ÇEVRESEL İYİLEŞTİRME PAZARI 233,6 MİLYAR DOLARA ULAŞACAK

Dünyanın farklı bölgelerinde “kirlenmiş” alanlar bulunduğunu belirten Özer, bu sahaların iyileştirilmesinin uzmanlık ve uzun vadeli planlama gerektirdiğini ifade etti. Özer, 2033 yılında 233,6 milyar dolara ulaşması beklenen küresel çevresel iyileştirme pazarında Türkiye’nin söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.

“TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİ ULUSLARARASI PROJELERE TAŞIYABİLİRİZ”

Özer, Türkiye’nin atık yönetimi sektöründeki birikiminin yeni bir hizmet ihracatı alanına dönüşebileceğini belirterek, “Türkiye’de atık yönetimi, geri dönüşüm ve çevresel hizmetler alanında önemli bir birikim var. Bu birikimi yalnızca ülkemizdeki projelerle sınırlı tutmamalıyız. Türk mühendislerinin bilgi ve deneyimini uluslararası projelere taşıyabiliriz” dedi.

Özer, şirketler, üniversiteler, araştırma kurumları ve kamu kuruluşları arasında geliştirilecek iş birlikleriyle Türkiye’nin küresel çevresel iyileştirme pazarında daha fazla yer alabileceğini kaydetti.

FAALİYETLER KAMU KURUMLARI TARAFINDAN YÜRÜTÜLDÜ

Gaziemir’de radyoaktif kirliliğin giderilmesine yönelik faaliyetler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koordinasyonunda ve Nükleer Düzenleme Kurumu’nun düzenleyici kontrolü altında yürütüldü. Ortaya çıkan radyoaktif atıkların yönetimi Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu tarafından gerçekleştirildi. Radyoaktif atıklar dışındaki diğer atıkların yönetimi ile topraktaki kimyasal kirliliğe ilişkin işlemler ise Bakanlık tarafından yürütüldü. Kurulun alanın kullanımına ilişkin kararı, radyolojik değerlendirmeleri kapsıyor.

Kaynak: EKOVAR BASIN BÜLTENİ