KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen İzmir şubeleri ile DİSK’e bağlı Genel-İş İzmir 1, 2, 3, 9 ve 11 No’lu şubeler, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan saldırılara tepki göstermek amacıyla Kültürpark Basmane Kapısı önünde bir araya geldi. Eylemde sık sık Tarikatın Bakanı Yusuf Tekin istifa, Yusuf’la okullar hiç Tekin değil ve Okullarda şiddet istemiyoruz sloganları atıldı.
Basın açıklamasını DİSK Genel-İş Sendikası 11 No’lu Şube Yöneticisi ve Eğitim Sekreteri Ebru İvgen okudu.
“BU KAYIPLAR TESADÜF DEĞİL”
Açıklamada yaşanan saldırıların münferit olmadığı vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı: “Ülke olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta birer gün arayla yaşanan saldırılarda çocuklarımızı, öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi kaybetmenin derin acısı, öfkesi ve sarsıntısı içindeyiz. Yaşanan bu olaylar yalnızca birkaç başlıkla geçiştirilecek, birkaç gün konuşulup unutulacak gelişmeler değildir. Bu kayıplar, toplum olarak sürüklendiğimiz karanlığın en ağır ve en acı sonuçlarıdır.”
Açıklamada toplumun sorduğu sorular da tek tek dile getirildi: “Bugün milyonlar aynı soruyu soruyor: Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençler nasıl bu noktaya sürüklendi? Okullar nasıl şiddetin mekânı haline geldi? Çocuklar neden korunamıyor?”

“ORTADA SİSTEMATİK BİR ÇÜRÜME VAR”
Sendikalar, yaşananların bir “tesadüf” olmadığını vurgulayarak sürecin politik tercihlerle ilişkili olduğunu belirtti: “Okullarda yaşanan şiddet; eğitimden ekonomiye, sosyal politikalardan kültürel yapıya kadar yıllardır adım adım inşa edilen yanlış politikaların doğrudan sonucudur. Bu gerçeği görmezden gelip yaşananları ‘münferit olaylar’ olarak sunmak, sorumluluktan kaçmanın en kolay yoludur. Oysa ortada bir ‘tesadüfler zinciri’ değil, sistematik bir çürüme vardır.”
“MESELE SADECE GÜVENLİK DEĞİL”
Açıklamada sorunun yalnızca güvenlik başlığıyla sınırlı olmadığına dikkat çekildi: “Evet, bu ülkede ciddi bir güvenlik sorunu vardır. Ancak mesele yalnızca güvenlik değildir. Asıl sorun; şiddeti sıradanlaştıran, cezasızlığı yaygınlaştıran, eşitsizliği derinleştiren ve gençleri geleceksizliğe mahkûm eden bu düzenin kendisidir.”

“GENÇLER ŞİDDET SARMALINA İTİLİYOR”
Toplumsal koşulların gençleri doğrudan etkilediği vurgulanan açıklamada şu değerlendirme yer aldı: “Gençler bugün sadece okullarda değil; sokakta, evde, işte, yaşamın her alanında büyüyen bir şiddet sarmalının içine itilmektedir. Umudunu kaybeden, geleceğini göremeyen, eşit ve adil bir yaşamdan koparılan gençler; ya bu şiddetin mağduru olmakta ya da onun bir parçası haline getirilmektedir.”
“BOŞLUĞU ÇETELER VE SUÇ ÖRGÜTLERİ DOLDURUYOR”
Ekonomik kriz ve sosyal politikaların yetersizliği de açıklamada sert ifadelerle eleştirildi: “Ekonomik kriz derinleştikçe; işsizlik, yoksulluk ve güvencesizlik arttıkça toplumsal yapı daha da kırılgan hale gelmektedir. Devletin sosyal politikalarla doldurması gereken alanlar boş bırakıldıkça, bu boşluk mafya, çeteler ve suç örgütleri tarafından doldurulmaktadır.”
“EĞİTİM SİSTEMİ RİSK ALTINA SOKULDU”
Eğitim politikalarına ilişkin eleştiriler de açıklamada geniş yer buldu: “Eğitim; bilimsel, laik ve kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılmış; piyasaya, tarikat ve cemaatlerin etkisine açılmıştır. Çocukların ve gençlerin gelişimini öncelemesi gereken sistem, onları korumak yerine risk altına sokan uygulamalarla dolu hale getirilmiştir.”

“BAKAN İSTİFA ETMELİ”
Açıklamada Milli Eğitim Bakanı’na doğrudan çağrı yapıldı: “Bunca can kaybına, bunca acıya rağmen Milli Eğitim Bakanı’nın görevde kalması, bu anlayışın bir devamıdır ve asla kabul edilemez. Derhal istifa edilmelidir.”
“ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ”
Açıklamanın sonunda mücadele çağrısı yapıldı: “Artık sözün bittiği yerdeyiz. Bugün sessiz kalmak, yarın daha büyük acılara ortak olmak demektir. Bu karanlık kendiliğinden dağılmayacak. Bu düzen kendiliğinden değişmeyecek. Ancak birlikte mücadele edersek bu karanlığı dağıtabiliriz.”




