İzmir'de Birlik Sağlık-Sen ve Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu'na (BASK) bağlı sendikalar, maaş zamlarını İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde protesto etti. Hastane önünde “Geçim Sandığı” kuran emekçiler, maaş bordrolarını sembolik olarak sandığa attı.

MEMUR YOKSUL, ASGARİ ÜCRETLİ AÇ, EMEKLİ İSE PERİŞAN DURUMDA
Birlik Sağlık-Sen ve BASK bağlı sendikalar tarafından 2026 yılı maaş zamlarına tepki amacıyla İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde basın açıklaması yapıldı. Emekçiler, hastane önüne konulan üzerinde “Geçim Sandığı” yazılı sandığa, sembolik olarak bordrolarını attı. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, memurun derdinin bitmediğini belirterek şunları kaydetti: "Bugün yine buradayız. 15 Ocak olması münasebetiyle, bugün itibarıyla memurların maaşları hesaplara yattı. Peki nasıl yattı? Yine eski şekliyle yattı. Kimsenin inanmadığı TÜİK’in enflasyon rakamları baz alınarak memurlara maaş zammı yapıldı. Enflasyon oranında zam yapılması demek sıfır zam demektir. Sıfır zam demek, memurun reel olarak her geçen gün kayba uğraması demektir. Kaldı ki bu maaş zammının TÜİK rakamlarına göre yapılması da maalesef emeklinin, işçinin ve memurun her geçen gün daha da zayıflaması demek. Maalesef hükümetin yanında olan yetkili sendikalarla birlikte bu iş organize edilerek, her toplu sözleşme döneminde tiyatro oynanmaktadır. Sekizinci Dönem Toplu Sözleşme’de oynanan bu tiyatronun sonucunda yüzde 11 maaş alınmış ve yüzde 18,61’e yuvarlanmıştır. Memur yoksul, asgari ücretli aç, emekli ise perişan durumdadır. Yapılması gereken memurların yoksulluk sınırının altında maaş almaması, asgari ücretlilerin de açlık sınırının altında maaş almaması, ve tüm emeklilerimizin de en düşük maaşı en az asgari ücret seviyesinde olmalıdır. Geçtiğimiz günlerde en düşük emekli maaşını 20 bin TL olarak düzlediler. Ancak daha fazla prim ödeyen, dah fazla emeklilik için gün sayısı olan da 20 bin rakamıyla düzlendi. Böyle bir şey olmaz. Bu ne demektir? Bu ilerleyen süreçte tüm emeklilerin aynı seviyede emekli maaşı alması demektir."
GEÇİM SANDIĞINA BORDROLAR ATILDI
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 yılı ramazan ayı için fitre miktarını 240 TL olarak belirlediğine dikkat çeken Doğruyol, "240 TL’yi dört kişilik bir aileyle çarpın 30 gün 28 bin 800 TL. Bugün bir asgari ücretli, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıkladığından bile daha az maaş almakta. Biz memurlar olarak, BASK'a bağlı sendikalar ve Birlik Sağlık-Sen olarak buna boyun eğmeyeceğiz. Bazı sendikalar gibi bu siyasetin arkasından yol almayacağız. Sendikaların yeri alanlardır ve alanlardan asla çıkmayacağız. Bugün burada, seçim sandığına atıfla 'geçim sandığı' adı altında bir sandık oluşturduk. Bu geçim sandığına maaş bordrolarımızı atacağız" dedi.
"BİZİM KAVGAMIZ, HAK YİYENLERLE HAK ARAYANLARIN KAVGASI"
Birlik Yerel-Sen Genel Başkanı Reşat Bozat ise şöyle konuştu: "Bugün halkın geçim hakkını çiğneyen, emekçinin sesini duymayan; saraylarında yaşayan, para baronlarının çıkarlarını savunan bu hükümete karşı büyük bir adım atıyoruz. 'Geçim Sandığı'nı kuruyoruz ve ilk bordromuzu atıyoruz. Artık yeter! Enflasyonun, yüksek yaşam maliyetlerinin ve adaletsizliğin bedelini ödeyen bizleriz. Asgari ücretin ve emekli maaşlarının yetersiz kaldığı; emekçilere verilen zamlarla gerçek enflasyon arasındaki uçurumun her geçen gün büyüdüğü bu düzeni kabul etmiyoruz. Bu eylem sadece bir sendikal hak arayışı değil aynı zamanda halkın ekonomik bağımsızlığı için verdiği bir direniştir. Bugün atılan her bordro, yarınlarımız için yükselecek sesi simgeliyor. Hükümet halkın geçim derdine kayıtsız kaldıkça biz bu direnişi büyüteceğiz. Geçim hakkı için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bize verdikleri yoksulluk sınırının altındaki zamlarla yaşamaya mahkûm edebileceklerini sananlar yanıldıklarını görecekler. Bizler emeğimizin karşılığını almak, onurlu bir yaşam sürmek için geçim sandığını kuruyor; her adımımızda emekçinin ve halkın gücünü büyüteceğiz. Geçim hakkını savunacağız. Bu ses durmayacak. Bu mücadele büyüyecek. Çünkü bizim kavgamız, hak yiyenlerle hak arayanların kavgası."




