Başkan Işık’tan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ziyaret
Başkan Işık’tan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e ziyaret
İçeriği Görüntüle

Egemax TV’de yayınlanan ‘Ege’de Neler Oluyor’ programında bir araya gelen usta gazeteciler Ertan Sayın, Ümit Kartal ve İdris Akyüz kent gündemindeki önemli gelişmeleri değerlendirdi.

İZMİR’DE UZUN SÜREDİR SİYASİ BOŞLUK VAR

İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, CHP Genel Merkezi'nin, İzmir’de yerel yönetimlerde ve ilçe örgütlerinde yaşanan sorunlara çözüm bulmak için harekete geçmesini yorumladı. İzmir’de uzun süredir siyasi bir boşluk olduğuna dikkat çeken Kartal, “Bu boşluk hem İzmir’in yerel dinamiklerinin kendilerini hissettirmesi bakımından bir boşluk hem de yerel dinamiklerin genel merkezle bağlarının sağlanması bakımından bir boşluk. Şimdi Genel Merkez'in çeşitli konularda müdahale ediyor oluşu belli ki ‘Bu iş böyle gitmez bizim İzmir’e el atmamız lazım’ düşüncesinin Genel Merkez'de de pekiştiğini işaret ediyor. Geç mi kalınmıştır bilemeyiz ama zaten bir süredir herkes bunu hissediyordu.

İL BAŞKANI SİYASETEN TECRÜBESİZ

İzmir’de siyasi bir boşluk söz konusu. İzmir’i 25 yıldır CHP yönetiyor. Bu kadar fazla denklemin ve çelişkinin bir arada olduğu bir ilde siyaseten tecrübeli bir isim olmaması, il başkanının bir staj ve hazırlık dönemi yaşıyor olması, doğal olarak oradan da bir çözüm beklentisini ortadan kaldırıyor. İlçe başkanlarına bakalım, yerel gazeteciler olarak 30 ilçe başkanından isim sayalım desek bir elin parmağını geçmez herhalde. Öyle dönemler vardı ki ilçe başkanları da kendi yerlerinde ağırlıklarını koruyordu. Şimdi maalesef ilçe başkanlıklarında da böyle zayıflıkların olduğu bir dönemdeyiz” dedi.

CHP İZMİR’DE HAFIZASINDAN UZAKLAŞIYOR

İzmir’de devam eden esnaf ve meslek odaları seçimlerinde, seçimleri AKP’ye yakın isimlerin kazandığını vurgulayan Kartal, “İzmir’de esnaf ve meslek odalarının seçimlerini neredeyse hiç takip etmez hale geldi CHP. Tamamına yakınını AKP’ye yakın isimlerin kazandığı bir dönem yaşıyoruz. AKP’nin, İzmir’in kılcal damarlarına kadar sızmaya ve hükmetmeye başladığı anlamına geliyor. Tüm bu tartışmaların, insanların yaşamına dokunan tartışmalardan başlayarak kenti yönetmekle ilgili bir irade koyduğu anlamına geliyor. CHP’nin bu süreçlerde iddiasını ortaya koyması gerekirdi. Hakkı Ülkü’yü kaybettik. Neredeyse 20 yıldır partide aktif görev almadı. O kadar deneyimli bir ismi kenarda bekletmiş oldu CHP. CHP hafızasından uzaklaşıyor. Bu isimleri kenarda tutup, herkes kendi aktif görevine başladığı anı başlangıç, milat olarak sayarsa dönüp dolaşıp yine aynı problemleri konuşmaya başlamaz mıyız? Osman Özgüven 90’ına merdiven dayamıştır. Fikirleri bakımından şimdiki gençlerden daha genç olduğunu düşünüyorum. Hem daha CHP’li hem daha devrimci hem de daha sosyal demokrat. Partide sadece yaş olarak ortalamayı aşağıya indirmek, orada gençleşmek anlamına gelmiyor ki.

GENEL MERKEZ SÖZ GEÇİREMİYOR

Adaylık sürecinde partililer Genel Merkez kapısında el pençe divan duruyor. Ama mazbatayı eline aldıktan sonra istediği kadar Genel Merkez atamış olsun ‘Tamam ben 5 yıl buradayım’ diyor. Yani Genel Merkez müdahale etse de lafını geçiremiyor o saatten sonra. Ancak o kentin ve kentin dinamiklerinin seçtiği belediye başkanları, meclis üyeleri olsa, o belediye başkanı ve meclis üyeleri sokakta yürüyemez hale gelir, kendisini seçenler tarafından denetlendiği için… Hata yapan hata yaptığını bilmiyor mu? Ankara’dan birinin gelip ‘Sen hata yapıyorsun’ demesine gerek yok ki. Hata yaptığını bilerek, böyle davranması gerektiğini düşündüğü için böyle davranıyor” diye konuştu.

İZMİR’DEKİ KRİZ CHP’NİN ERİMESİNE YOL AÇAR

Gazeteci Ertan Sayın ise, İzmir’de yerel yönetimlerde yaşanan sorunların ancak iletişim yoluyla çözülebileceğini ifade ederek şunları söyledi: “Meclis üyeleriyle belediye başkanları arasında bir iletişim kopukluğu var. Bu sorun çözülmeyecek, bir sonraki seçime kadar devam edecek. Konuşmalardan bunu anlıyorum. Belediye başkanları ve meclis üyeleri karşılıklı adım atmadıkları sürece bu iş çözülmeyecek. Krizler devam edecek ve bu krizlerin yansıması da maalesef İzmirlinin nezdinde CHP’nin erimesine yol açacak. CHP’li belediyelerdeki krizin çözümü, belediye başkanlarıyla meclis üyelerinin ‘Benim dediğim olacak, en iyisini ben bilirim’ noktasındaki yaklaşımlarından vazgeçmesinden geçiyor. Birilerinin bazen geri adım atmasını bilmesi gerekiyor. Dediğim gibi, bunların hepsinin yansıması bana göre kötü.”

SİYASETTE KUŞAKLAR ARASI BAĞ KOPMUŞTUR

Gazeteci İdris Akyüz ise 12 Eylül Darbesi sonrası, siyasette kuşaklar arası bağın koptuğunu ifade ederek şöyle konuştu: “Yerel yönetim yerinde önemli. Elbette sürekli aynı kadrolarla yürüyemezsin, süreç içinde kadrolar yenilenecektir. Kuşaklar arası bağı kopartmaksızın… Türkiye siyasetinde 12 Eylül’den sonra kuşaklar arası bağ kopmuştur. Şimdi ben partiyi gençleştireceğim diye partinin daha önceki hafızasını ve deneyimli isimlerini bir kenara itip, yenilerden bir şey beklemeye kalkarsan bu en başta o insanlara haksızlıktır. Yeni getirdiğin insanlara da haksızlıktır, eskilere de haksızlıktır. Kendi içinde demokrasiyi en iyi işleten parti yine de CHP’dir. Ama bunu işletirken neyi dışarda neyi içerde bıraktığınızın hesabını çok iyi yapacaksınız. Herkes kendine bir kale, bir güven duvarı oluşturur ama o duvarı oluştururken bunları iyi hesap etmek durumundasın. İzmir’de yaşanan sürtüşme bundan kaynaklanıyor. Sen belediye meclis üyelerini belirlerken buradaki örgüte sormazsan, örgütün onayına sunmazsan, her şeyi getirip merkezden yapmaya kalkarsan bu sıkıntıları yaşarsın. Sonra da genel merkez olarak buraya müdahale etmeye kalkarsın. Bu doğru değil. Demokrasi ve yerel yönetim anlayışına sığan bir durum değil. Sürekli kavga eden bir parti görüntüsü seçmen nezdinde de hiçbir şey yaratmaz.

“BİR TARİKAT İZMİR’DE LAİKLİĞE, CUMHURİYETE BAYRAK AÇTI”

Beni bu İzmir’de başka bir şey daha çok rahatsız ediyor. Benim bir belediyemin sınırları içinde bir tarikat laikliğe, Cumhuriyete karşı bayrak açmış. Bu devlete karşı, Anayasaya karşı meydan okuma… Bunlar çok daha önemli. Bunlar göz ardı edilecek şeyler değil. Bu direkt merkezi yönetimin sorunu. “

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN