Karşıyaka Zübeyde Hanım Nikâh Sarayı'nda 2024 yılında yaşanan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran olayla ilgili açılan davada karar çıktı. Resmi nikâh öncesinde nikâh masasında dua okunmasına müdahale ederek "Burası resmi kurum" diyen nikâh memuru Melek Bursalı hakkında açılan davada beraat kararı verildi.
Kararın kesinleştiğini belirten Bursalı'nın gönüllü avukatı, 1989-1994 yılları arasında Karşıyaka Belediye Başkanlığı yapan Cihan Türsen, süreci İz Gazete'ye anlattı.
"RESMİ NİKÂH SIRASINDA DUA OKUNMAYA BAŞLANDI"
Olayın Mayıs 2024'te yaşandığını anlatan Türsen, nikâh başlamadan önce iki kişinin nikâh masasına çıkarak mikrofonla Arapça ayet ve dua okumaya başladığını söyledi.
Türsen, "Nikâh memuru hazır beklerken iki kişi nikâh masasına çıktı. Üzerlerinde dini semboller bulunan atkılar vardı. Mikrofonu alarak Arapça ayet ve dua okumaya başladılar. Bunun üzerine memur yanlarına giderek, 'Burası resmi daire. Resmi nikâh sırasında buna izin verilmiyor. Dini vecibelerinizi nikâhtan sonra yerine getirebilirsiniz' dedi ve mikrofonu kapattı" ifadelerini kullandı.
"MEMURU TEHDİT ETTİLER, LİNÇ KAMPANYASI BAŞLATILDI"
Nikâhın daha sonra normal şekilde kıyıldığını belirten Türsen, olayın ardından memurun hedef haline getirildiğini söyledi.
"Nikâhtan sonra memurun odasına girerek tehditlerde bulundular. 'Gününü göreceksin' diyerek baskı yaptılar. Ardından sosyal medya üzerinden paylaşımlar yapıldı. CHP'yi ve Karşıyaka Belediyesini hedef alan haberler yayımlandı. Çok ciddi bir linç kampanyası başlatıldı." dedi.
"HEM CEZA DAVASI AÇILDI HEM MEMURİYETTEN ATILMASI İSTENDİ"
Türsen, olayın ardından çok kısa sürede hem idari hem de adli süreç başlatıldığını belirterek şunları söyledi:
"Bakanlık müfettişleri tarafından alelacele soruşturma açıldı. Ardından savcılık tarafından cebir ve şiddet kullanarak inanç özgürlüğünü engelleme suçlamasıyla hakkında üç yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Aynı zamanda devlet memurluğundan çıkarılması talep edildi."
"BU SADECE BİR MEMURUN DAVASI DEĞİLDİ"
Melek Bursalı'nın avukatlığını gönüllü üstlendiklerini belirten Türsen, davanın yalnızca bir memurun yargılanması olmadığını vurguladı.
"Bu sadece bir memurun davası değildi. Eğer memur ceza alsaydı bundan sonra Türkiye'deki bütün resmi nikâhlarda dini gösterilerin, hatta farklı cemaat ve siyasi grupların gösterilerine kapı aralanacaktı. Resmi nikâhın düzeni bozulacaktı. Bu nedenle davayı gönüllü olarak üstlendik." diye konuştu.
"TÜRKİYE İÇİN EMSAL NİTELİĞİNDE BİR KARAR"
Mahkemenin tüm delilleri değerlendirerek beraat kararı verdiğini hatırlatan Türsen, kararın laik hukuk devleti açısından önemli olduğunu söyledi.
"Mahkeme, memurun görevini ve yasaları uyguladığı sonucuna vardı ve beraat kararı verdi. Karar kesinleşti. Artık Türkiye'de yasalarda değişiklik yapılmadığı sürece resmi nikâhlarda nikâh memuru yalnızca evlenme iradelerini soracak, resmi nikâh işlemini yürütecek. Dini törenler ise isteyenler tarafından nikâhtan sonra yapılabilecek. Bu karar yalnızca bir memurun beraati değil, resmi kurumlarda laiklik ilkesini koruyan ve Türkiye için emsal niteliği taşıyan çok önemli bir hukuk kararıdır."



