İBB soruşturmasından tutuklanan ve İzmir'e sevk edilen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, şah damarına yakın kitle tespit edilmesi sonucu ameliyat olmuştu. Çalık, ameliyatının ardından tekrar cezaevine gönderilmişti.
Şah damarına yakın kitle tespit edilmesi sonucu ameliyat olan tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, kendi doktorunu görmek istediğini belirttiği resmi dilekçelere rağmen kendi doktoru ve ameliyat olduğu hastaneye değil, İzmir Şehir Hastanesi'ne götürüldüğü açıklanmıştı.
İzmir Şehir Hastanesi'nde tedavi olmayı reddeden Murat Çalık, gelen tepkilerin üzerine, Buca Cezaevi kapısından dönerek Katip Çelebi Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldü.
TEDAVİNİN AYNI EKİP TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMESİ GEREKİR
İzmir Tabip Odası bunun üzerine açıklamalarda bulundu.
İzmir Tabip Odası’nın X platformu üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Geçtiğimiz hafta boyun bölgesine bir cerrahi müdahale uygulandığı bildirilen Beylikdüzü Belediye Başkanı Sayın Mehmet Murat Çalık’ın ameliyat sonrası komplikasyonlarının geliştiği anlaşılmaktadır.
Cerrahi operasyon uygulanan bir hastanın ameliyat sonrası ortaya çıkan komplikasyonlarının operasyonu uygulayan hekim(ler) tarafından değerlendirilmesi ve ek bir uzmanlık gerektirmeyen komplikasyonlara yönelik takip ve tedavinin aynı ekip tarafından sürdürülmesi genel cerrahi uzmanlığının temel yaklaşımlarından birisidir.
Sayın Mehmet Murat Çalık’ın operasyonun yapıldığı İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi yerine İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’ne sevk edilmesinin tıbbi gerekçesi anlaşılamamaktadır.,
İDARİ TERCİHLER HASTANIN SAĞLIK HİZMETİ GEREKSİNİMLERİNİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ
Kaldı ki kendisi, İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi’ndeki kısa bir değerlendirme sonrasında öğle saatlerinde önce cezaevine, daha sonra cezaevinden İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülmüştür. Hastanın İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi mahkum koğuşu revirinde dikişlerinin alındığı ve gereken radyolojik incelemenin seyyar ultrason cihazı ile mahkum koğuşu revirinde gerçekleştirildiği öğrenilmiştir.
Anılan gelişmeler idari tercihlerin hastanın sağlık hizmeti gereksinimlerinin önüne geçtiği izlenimi uyandırmaktadır.
Her hastanın ayrım gözetilmeden ihtiyacı olan tıbbi bakım ve tedaviyi eksiksiz alma hakkı bulunmaktadır. Bu hakkın özgürlüğü kısıtlı bireylerde de özenle korunması gerekir.”




