İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, canlı yayında hem sosyal medyadan kendisine gelen işçi mesajlarını okudu hem de “havuzda bekletilen” işçilere ilişkin son bilgileri paylaştı.
“ŞU HABERLERİNİZİN ALTI YORUM DOLMALIYDI AMA YOK!”
Ümit Kartal canlı yayında işçilerin kendisine sosyal medyadan attığı mesajları ve yorumları okudu. Mesajlarda,
“Kim ‘sen de hep işçi sorunlarını yazıyorsun’ diyorsa vicdansızdır. Bu konu hem binlerce kişiyi ilgilendiriyor hem de gündem. 7 Ocak'ta havuzdaki işçiler geri alınacak, ödeme takvim belirlenecek denmişti. Olmadı. Bu en çok kime zarar verdi? İşçilere, işine dönmek isteyene. Peki, herhangi bir sosyal medya mecrasında, Ulaş Karasu'nun sosyal medya hesapları altında CHP resmi hesaplarına, Özgür Özel'in hesaplarına tek bir kelime yazan işçi var mı? Yok. Aslında sizi de anlıyorum. Bir yerden sonra bana ne kardeşim, adamlar kendileri çabalamıyor derseniz haklısınız. Arkadaşlar bekliyoruz ki biri gelsin bizi kurtarsın. Şu haberlerinizin, videolarının altı yorum dolmalıydı olmalıydı ama yok” ifadeleri yer aldı.
BEN ‘BANA NE KARDEŞİM’ DİYECEK BİRİ DEĞİLİM
Mesajların ardından Kartal şu değerlendirmeyi yaptı:
“Benim öyle bir beklentim yok ama ben de ‘bana ne kardeşim’ de diyecek de biri de değilim. Dünya görüşüm, gazeteciliğe bakışım nedeniyle. Ama bunu yazan arkadaş da haklı. Şuradan haklı. Ben 11. Bölümdeydi, Ulaş Karasu'yu ekleyin yazın dedim. Buna karşılık verdi işçiler. Gerçekten yaptılar, eklediler, yazdılar, ulaştılar, telefonla aradılar. Geldi. Geldi, görüştü. Bir yere vardırdı işi. Ama sadece bekleyerek olmaz ki bu işi. E bir daha yazın o zaman. Bir daha yazın, bir daha yazın. İlçe başkanına yazın, il başkanına yazın. Bunu sadece bizden beklerseniz olmaz. Biz anlatırız. Sıkıntı yok. Bize şey de derler, maman kesildi senin, o yüzden anlatıyorsun da derler. Demişlikleri de var. Sen A Haber oldun, hep CHP'yi eleştiriyorsun derler. Sıkıntı yok. Bizim ne olduğumuzu bizi bilen bilir. Bilmeyen kendisi gibi bilir. Onda sıkıntı yok ama çözüm orada değil. Daha fazla kişinin konuşmasında, daha fazla kişinin topa girmesinde.”
“DON KİŞOT OLUN, BİZ TENHADA ALKIŞLAYALIM”
Kartal, İz Gazete’nin 10’uncu yıl etkinliğine katılmayanlara dair yaşadığı bir diyaloğu da paylaştı:
“Şimdi bizim etkinlikle ilgili de mesela benim öyle birkaç kişiye sistemim oldu. Ya dostum niye gelmedin yetkinliğe? Sıkıntı yaşamak istemedim Cemil Başkan ile… E biz yaşıyoruz ama. Bize vaat edilen şey şu, Don Kişot olun, biz sizi tenhada alkışlayalım. Aman ha bizim adımız geçmesin. Ya kötü bir şey yapmıyoruz ki niye adın geçmesin? Eğer inanıyorsak bu savunduğumuz şeylere, bunu da biraz da bedel ödeyerek -biz ödüyoruz bedelini- bedel ödeyerek de herkes kendine bu payına düşen emeği harcayarak da yerine getirmeli diye düşünüyorum.”
HAVUZDA BEKLETİLEN İŞÇİLERLE İLGİLİ SON DURUM
Ümit Kartal, yayına girmeden önce sendikacılarla görüştüğünü belirterek son duruma ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Ben şimdi sendikacılarla görüştüm yayına girmeden önce. Onların yalancısıyım. Öyle değilse arkadaşlar yazsınlar iletsinler konuşalım. 50 civarında işçinin hastane işlemlerine başlamış. Hastane işlemlerinden sonrasında iş başı yapacaklar. 90 civarında işçinin birimi belirlenmek üzere pazartesi günleri komisyon toplanıyormuş. Hangi birime yerleşecekleriyle ilgili son aşamaya gelmiş. Ondan sonra onlar da hastane işlemlerine geçecekler. Rakam olacak 140. Sonra devam edecek. 100 kişiye de birim bakılıyor. Birimlerden yazı istenmiş. Kimin nerede ne ihtiyacı var diye yazılar istenmiş. Bu 100 arkadaşımız da bu birimleri uygun birimlere yerleştirerek yine aynı işlemlerden geçip, yani ne ediyor 240 civarında işçi havuzda bekletilen işçi işe girmiş oluyor. Tabii şöyle şeyler var, gidiyor iki üniversite bitirmiş adama, işte sen çöp toplar mısın, sen park bahçeyi yıkar mısın? Yıkar eder de niye? Bundan önceki görevi o değildi, şimdi niye böyle yapıyorsun? Yani aman ha bu girmesin de ne yaparsa yapsın denilen isimler de var, hala bunlar da devam ediyor. O da ayrı ama 240 kişinin, umarım işlemleri çözülecek gibi de duruyor. Edindiğim bilgi en azından şimdilik bu.”




