İzmir Barosu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Önceki dönem İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun tutukluluk incelemelerine ilişkin açıklama yaptı. Baro, incelemenin dün akşam saat 20.00 sıralarında sulh ceza hakimliği tarafından SEGBİS sistemi üzerinden yapıldığını, ancak işlemin tutuklu avukatlarının bulunmadığı bir ortamda gerçekleştirildiğinin kendilerine iletildiğini bildirdi.
Baro açıklamasında, tutukluların savunmalarını avukatları olmadan vermeyeceklerini belirtmelerine rağmen tutukluluk incelemesinin avukatsız şekilde yapılmasının hukuki güvenlik ve savunma hakkı açısından ciddi sorunlar oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada, halihazırda tartışmalı olan tutukluluk kararlarına ek olarak, temel usul kurallarının da uygulanmamasının hukukun üstünlüğü ilkesine zarar verdiği ifade edildi.
İzmir Barosu’ndan yapılan açıklama şu şekilde:
“Tutuklular Esir Değil, Hakları Olan Yurttaşlardır! İzmir Büyükşehir Belediyesi operasyonu kapsamında Kırıklar F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Av. Tunç Soyer, Av. Heval Savaş Kaya ve Şenol Aslanoğlu’nun tutukluluk incelemelerinin dün akşam saat 20.00 sularında ilgili sulh ceza hakimliği tarafından cezaevine SEGBİS ile bağlanılarak yapıldığı ancak incelemenin avukatsız şekilde gerçekleştirildiği baromuz bilgisine gelmiştir.
Tutukluların avukatları olmadan beyanda bulunmayacaklarını belirtmelerine rağmen tutukluluk incelemesinin avukatsız şekilde gerçekleştirilmesi zaten haksız ve hukuka aykırı olan tutukluluğa ek olarak hiçbir usul ve hukuk kuralının işletilmediğini bir kez daha göstermektedir.
Yurttaşların haksız bir şekilde cezaevlerinde tutulmasının bu düzene yetmeyip en temel haklardan olan avukat ile savunma yapma hakkının da elinden alınması, mevcut uygulamanın bir esir alma ‘hukuku’ haline dönüştüğünü göstermektedir.
Avukatsız yargı hayalleri kuranlar şunu iyi bilsinler ki bu ülkenin hukuka, adalete, insan hakları ve demokrasiye bağlı onurlu avukatları buna hiçbir dönemde izin vermemiştir, bu karanlık dönemde de vermeyecektir.
Bu ülkenin hiçbir yurttaşının elinden adil yargılanma ve savunma hakkı böylesi keyfiliklerle alınamayacaktır.
En temel usul kurallarının bile rafa kaldırıldığı bir dönemde ne esirlik ‘hukukunu’ ne de hukuk devletinin bu şekilde ortadan kaldırılmasını kabul ediyoruz.”




