İzmir Barosu, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde basına yönelik hak ihlalleri ve ifade özgürlüğüne uygulanan engellemelere ilişkin açıklama yaptı. Gazetecilerin uğradığı baskının son iki yılda giderek ağırlaştığını belirten Baro, mesleğin kriminalize edilerek "toplumun gerçekleri öğrenmesinin engellendiğini" vurguladı.
Açıklamasında "Susturulan basın, susturulan toplumdur" ifadelerini kullanan Baro, "Basının susturulduğu bir düzende hukuksuzluk görünmez hale gelir, adalet zayıflar ve demokratik toplum düzeni işlevsizleşir." dedi.
Baro, "Özgür basının olmadığı bir yerde gerçeğin de var olamayacağını hatırlatıyoruz." ifadelerini kullandı.
"SUSTURULAN BASIN, SUSTURULAN TOPLUMDUR"
Baro'nun açıklamasının tamamı şöyle:
"Basın özgürlüğü bir ayrıcalık değil, halkın gerçeğe ulaşma hakkının en temel güvencesidir. Basına vurulan her kilit, yalnızca gazetecileri değil, doğrudan doğruya toplumun haber alma hakkını hedef almaktadır. Gerçeğin üzerinin örtüldüğü, eleştirel seslerin bastırıldığı bir ortamda ne hukukun üstünlüğünden ne de demokratik bir düzenden söz edilebilir.
Türkiye, 2026 yılına gazetecilik faaliyetlerinin giderek kriminalize edildiği, ifade özgürlüğünün ağır baskı altında olduğu bir tabloyla girmiştir. Son iki yıl içerisinde yüzlerce gazetecinin gözaltına alındığı, onlarcasının tutuklandığı; “dezenformasyon” adı altında yapılan yasal düzenlemelerle gazeteciliğin suç kapsamına sokulduğu; sahada görev yapan basın emekçilerinin fiziksel saldırılara ve orantısız müdahalelere maruz kaldığı bir süreç yaşanmıştır. Basının susturulduğu bir düzende hukuksuzluk görünmez hale gelir, adalet zayıflar ve demokratik toplum düzeni işlevsizleşir."
"ÖZGÜR BASIN YOKSA GERÇEKLER YOK"
"Bu nedenle bir kez daha açıkça ifade ediyoruz: Gazetecilik suç değildir. Tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılması, gazetecilere yönelik yargısal taciz ve sistematik baskıların son bulması, ifade özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemelerin ortadan kaldırılması ve basın emekçilerine yönelik saldırıların etkin bir şekilde soruşturulması demokratik bir hukuk devletinin asgari gerekleridir.
İzmir Barosu olarak, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde olan tüm basın emekçilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor; özgür basının olmadığı bir yerde gerçeğin de var olamayacağını hatırlatıyoruz."




