CEMRE YUVARLAK/İZ GAZETE- İzmir Barosu 2026 Genel Kurulu’nda bağımsız aday olarak adaylığını açıklayan Avukat Tacettin Çolak İz Gazete Televizyonu’nda Cemre Yuvarlak’ın sorularını yanıtladı. Çolak, İzmir Barosu’ndaki seçim sistemi, genç avukatların yaşadığı ekonomik ve mesleki sorunlar, baro yönetimlerinin toplumsal konulardaki rolü ve Türkiye’de yargı bağımsızlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Baroların yalnızca basın açıklamalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Çolak, “Daha aktif ve mücadeleci girişimlerin olması gerekir” dedi.

“MESLEĞİN BİRÇOK SORUNU VAR”

Barolarda gidişatın iyi gitmediğini dile getiren Çolak, “Barolarda mesleğin sorunlarını ve Adliyelerde bir takım pratik işleri yapmakla sınırlıymış gibi algılanmasına karşı çıkıyoruz. Mesleğin birçok sorunu var. Ülkenin sorunları var. Ülkede yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü kalmamış durumda” dedi.

“BLOK LİSTE GELENEĞİNİ YIKMAK İÇİN ADAY OLUYORUM”

“İzmir Barosu’nda blok liste ile seçimlere katılma geleneği oluşmuş durumda” diyen Çolak, “Ben kendi adıma bu geleneği yıkmak amacıyla aday oluyorum. Milletvekili seçimlerinde olduğu gibi. O listeye konulan kişilerin liyakatine bakmadan oy vermek zorunda kalıyor. Barolarda da aynı yöntem hayata geçiyor. Buna karşıyız. İlle de blok liste zorunluluğu olmaması gerekir. Çarşaf liste ile sağlıklı ve iyi görev yapacak insanların olması lazım. 3 ayrı grup listesinde bütün arkadaşlarla çalışabileceğim düşüncesiyle bağımsız aday oldum” diye konuştu.

Diğer 3 adaydan ayrılma noktasını açıklayan Çolak, “Hiçbir zaman süreci kişiselleştirmedim. Diğer arkadaşların mesleki konumları vs. benim alanımı kapsamıyor. Baroların ülke sorunlarına yabancılaşmış olması ve toplumsal görevleri yapmada yetersizlikler görüyorum” diye konuştu.

“AVUKATLARA EŞİTSİZ YAKLAŞIMLAR GÖRÜYORUM”

“Mevcut yönetiminde avukatlar arasında eşitsiz yaklaşımlar görüyorum” diyen Çolak, “Özellikle Genç Avukatlar Meclisi’nde yapmış oldukları tasarruflarda açıkça bir keyfilik söz konusu. Genç Avukatlar Meclisi’nin kapatılmasını eleştiriyorum itiraz ediyorum. Genç avukatların baro yönetimlerinde temsil edilmesi ile ilgili görüş alanları sadece genç avukatlar meclisinin faaliyette olması gerektiği şeklinde bu eksik bir yaklaşım. Bu meclis baro yönetimine alternatif bir yapı olamaz gibi bir yaklaşımla kapatıldı. Baro yönetiminde genç avukatlar mutlaka yer alması gerekiyor” dedi.

“ANAYASANIN EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI”

Çolak, “Baro yönetimlerine aday olmak için 5 yıl kıdem şartı aranır. Ben bunun anayasanın eşitlik ilkesine aykırı antidemokratik bir düzenleme olduğu iddia ediyorum. Bunu aşmak gerekir. Bu da genel kurullarda fiili bir mücadele yürütülerek aşılacak” ifadelerine yer verdi.

“BARO YÖNETİMİNDE GENÇ AVUKATLAR YER ALMALI”

Çolak sözlerine şöyle devam etti:

“Seçim faaliyetlerinde gençlerin baro yönetiminde deneyimsiz oldukları için olamayacağını düşünüyorlar. Yönetimlerde sadece 5 yıl kıdemli olmayanlar olsun demiyoruz. Ama tam tersine kıdemli olsun ama belli sayıda genç arkadaşlar olsun. Mesleğin sorunlara çözümler üretmeleri ve deneyimliler ile çalışma yapmaları ve karma bir yönetim gerekir”

“Bunu son genel kurulda söyledim hatta diğer aday arkadaşlar bir dahaki genel kurulda buna dikkat edileceği ile ilgili konuştuk. Ancak şimdiki seçimde yine bu husus göz ardı edildi” diyen Çolak, gençlik merkezi değil, yönetimlerde yer almalılar. Eksik tartışmalar yürütülüyor” dedi.

“İZMİR BAROSU’NDAKİ EN BÜYÜK SIKINTI…”

“Genç avukatların büro açmaları çok zor. Sanal ofis açıyorlar. Son derece modern. Görüşme odaları olan belli bir merkeze kira ödüyorlar. Bağımsız bir ofise verdikleri para gibi değil tabi. Orayı kullanıyorlar. Bu uygulamayı baronun modern yöntemlerle yapması gerekir. İzmir Barosu’ndaki en büyük sıkıntı stajyer meslektaşlarımıza gerçek anlamda önlerine açacak bir kılavuzluk yapılamıyor. Adliyede staja başlayan meslektaşımızın adliye işleyişini falan bilemiyor. Stajyerlere oryantasyondan geçirilmesi gerekir. Genç avukatların CMK ücretleri… Komik bile diyemiyorum. 4079 lira CMK ücreti fakat stopaj, KDV alınınca CMK yapan avukatın eline geçen para 2797 lira. Tamamen angarya usulü çalışma yöntemi. İzmir Barosu’nda CMK hizmetlerini durduruyoruz gibi bir karar aldılar ama gerçekliği yoktu. Biz o zaman da dedik gerçekliği yoktu”

“BAROLARIN YENİ İŞ ALANLARI YARATMASI GEREKİYOR”

“Genç avukatların bu ekonomik sorunları onları işçi avukatı olmaya zorluyor. Asgari ücretin bile altında çalıştırılan genç arkadaşlarımız var. Bunlar denetlenmeli. Bazı şirketlerde zorunlu avukat bulundurma zorunluluğu var. Bazıları bulundurmuyor. Bunların kontrol ediliyor olması lazım. Yeni iş alanları yaratılması gerekiyor… İzmir Barosu bu noktada yetersiz kalıyor”

“BARO KENT YÖNETİMİNDE DE ETKİLİ OLMALI”

“Barolar kamu yararına çalışan mesleki örgütlerdir. İzmir Barosu sadece avukatlığın bencil sorunlarına değil, toplumsal, çevre kent yönetimine de etkili olmalı. Önceki yönetimlerden bu yana İzmir Barosu’nun etkili çıkışları vardır”

“BASIN AÇIKLAMASI YAPMAK YETERLİ DEĞİL”

“Artık günümüzde teknoloji gelişimi ile birlikte, gruplardan bir açıklama paylaşmak yeterli hale geldi. İnsanlar iletişim teknolojisi de gelişince basın açıklaması ile açıklama yapmak kolay. Bunlar yeterli değil. Ama aktif şekilde mücadele için örgütlenmesi gerekir. Baro dava açmakta eksik kalıyor”

“İZMİR BAROSU FON SOYGUNUNA TEPKİ GÖSTERMEDİ”

“Basın açıklamasını yetersiz görüyoruz ama fon soygunu ile ilgili İzmir Barosu’nun bir açıklamasını duymadım. Bu dava konusu olması gerekir. Organize bir suç örgütünün hayata geçirdiği büyük bir vurgundur. Barolar bu konuda etkisiz. Baronun geleneğinde bunlar var”

“ADLİYE ÖNÜNDE BASIN AÇIKLAMASI YAPMAKLA OLMUYOR”

“Birinci Körfez Savaşı döneminde, İzmir Barosu savaşa karşı mücadele etmek amaçlı, olağanüstü genel kurul yaptı. Cübbeli yürüyüşler yaptı. Bildiriler dağıtıldı. Adliyeler önünde yapılan basın açıklamalarıyla geçiştirmek olmuyor. Bunu küçümsemiyorum ama daha etkili eylemler yapmalıyız. Avukatlığın özünde de bu var. İtiraz ederiz, tartışırız kolayca ikna olmayız. Barolar Birliği’nin de etkili hareketler geliştirmesi lazım. Etkili eylemlerin yapılmamasının nedeni toplumda korku iklimi yayıldı. Faşizan dönemden geçiyoruz”

“ÜLKE KARANLIĞA GÖTÜRÜLÜYOR”

“Hukuk askıya alınmış, kendisini kanunlar ile bağlı görmeyen siyasi iktidarın hegemonyası altında ülke karanlığa götürülüyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla hareket ediliyor. Her gün bir sosyal medya hesabı kapatılıyor. Eleştiriden tutuklanıyorlar. Hukuk ayaklar altına alınmış. Belediyelere çökülüyor. Yargı kullanılarak ele geçiriliyor. Toplumsal mücadelede barolar gibi meslek örgütleri daha pratik ve etkili eylemlerle aktif şekilde rol almalılar”

“AVUKATIN TALEPLERİ KEYFİ ŞEKİLDE REDDEDİLİYOR”

“Avukatın belge toplama hakkı vardır. Yasanın emrettiklerini yerine getirmede bile bin bir türlü zorluklarla mücadele ediyoruz. Yargılama süreci içerisinde de iddia, savunma, hüküm ona da tam uyulmuyor. Avukatın talepleri keyfi şekilde reddediliyor. Savcılık ve hâkimin yan yana aynı kürsüde bulunmaları bile modern hukuka göre çağ dışı. Siyasi davalarda emniyet ve polisin tutanakları iddianameye dönüşüyor. Bunlar mütalaa oluyor ve gerekçeli karara dönüşüyor”

“KARANLIKTA HUKUK, ADALET ARIYORUZ”

“Yargıda da liyakat kaldırıldı. Torpil benzeri bir düzenleme ile ağır ceza başkanlığı yapan genç insanların görev yaptığını görüyoruz. Yargıya müdahalenin en yoğun yaşandığı dönemden geçiyoruz. Hukuk bağımsız görünmüyor . HSK Başkan yardımcısı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Bu tamamen bağımsızlık ilkesinin ihlal edilmesidir. Biz karanlıkta hukuk arıyoruz. Adalet arıyoruz. İstediğimiz kadar dilekçe yaz çiz. Bunların tam zıttı kararlar veriliyor”

Gözaltındaki Didem Gültekin’den 'direniş' mesajı: Kimse umutsuzluğa kapılmasın
Gözaltındaki Didem Gültekin’den 'direniş' mesajı: Kimse umutsuzluğa kapılmasın
İçeriği Görüntüle

“DAHA AKTİF VE MÜCADELECİ GİRİŞİMLERİN OLMASI GEREKİR”

“Ülkemiz iyiye gitmiyor. Son süreçte emperyalizmin dayattığı terörsüz Türkiye gibi meclisten geçirdikleri yasa ile birlikte ülkemizin birliği ve bütünlüğü tehlike içerisinde. Toplumun tüm kesiminde herkesin gündeminde olması gereken bir şey. Ülkeyi kaybedersek meslek örgütlerinin olmasının bir anlamı yok. Diğer arkadaşlara ortak liste çıkarılması gerektiği, demokratik, tam bağımsızlık ilkelerinde anlaşanlar olarak müdahale etmemiz gerektiği ile ilgili çabalarımız oldu. Bunun devam etmesi lazım. Baroların daha aktif, mücadeleci girişimlerin olması gerekir. Biz yönetime gelirsek bun yönetim biçimini hayata geçireceğiz”

Muhabir: Cemre Yuvarlak