CEMRE YUVARLAK/İZ GAZETE- İnciraltı Gelişim Derneği Başkanı Tayfun Karabulut, İnciraltı Planları içerisinde yer alan yaklaşık 43 dönümlük taşınmazın mahkeme kararı ile değerinden daha düşük bir fiyatla satışa çıkarıldığını duyurmuştu. Karabulut, 874 milyonluk taşınmazın yarı fiyatına 445 milyon 370 bin TL’ye satıldığını ifade ederek konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.
MAHKEMENİN BELİRLEDİĞİ FİYATIN YARISINA SATILDI
Karabulut, İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 874 milyon 63 bin 250 TL’ye satışa çıkarılan taşınmazın, 445 milyon 370 bin TL’ye satıldığını söyleyerek, bu satışa tepkisini dile getirdi. Değerinin çok altında satıldığını kaydeden Karabulut, “Sermaye gruplarının bölgedeki etkisi görünür hale geliyor” diye konuştu.

“PLANSIZLIĞIN BEDELİNİ İZMİR TURİZMİ, TİCARETİ, EKONOMİSİ ÖDEMEKTEDİR”
“Bu satış yalnızca bir parselin el değiştirmesi değil” diyen Karabulut, “Yıllardır geciken planlamanın, kaybedilen zamanın ve değişmeye başlayan mülkiyet yapısının en somut göstergelerinden biridir. İnciraltı ve Bahçelerarası’nda yıllardır devam eden plansızlığın bedelini artık yalnızca toprak sahipleri değil; İzmir’in turizmi, ticareti, ekonomisi ve geleceği de ödemektedir”
“SERMAYE GRUPLARININ BÖLGEDEKİ ETKİSİ GÖRÜNÜR HALE GELİYOR”
“Bugün el değiştiren her arazi bize önemli bir gerçeği yeniden hatırlatmaktadır” diyen Karabulut, “İnciraltı planlama süreci uzadıkça yalnızca zaman kaybetmiyoruz; bölgedeki mülkiyet yapısı da yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Beş nesildir bu toprakları koruyarak bugünlere taşıyan has İzmirlilerin payı azalırken, sermaye gruplarının bölgedeki etkisi daha görünür hâle geliyor. Bu durum bizleri düşündürüyor ve çıkacak planlarla birlikte devamındaki 18. madde uygulamalarında hakkaniyet ilkesinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor” dedi.
“KAMUOYUNU UYARMIŞTIK”
Karabulut, “Türkiye’nin en değerli bölgelerinden biri olması gereken İnciraltı’nda böylesine kıymetli bir arazinin, planlama süreci tamamlanmadan gerçek değerini yansıtmayan, adeta yalnızca otlak değeriyle anılabilecek seviyede bir bedelle satışa çıkarılmasının büyük bir kayıp olacağını ifade ederek kamuoyunu uyarmıştık” ifadelerini kullandı.

“KEŞKE UZLAŞI VE ORTAK AKIL ANLAYIŞIYLA SONUÇLANSAYDI…”
Karabulut sözlerini şöyle sürdürdü:
“Oysa Mayıs 2023 'te Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve yalnızca 72 itirazla askı sürecini tamamlayan planlar, yeniden dava konusu olmak yerine keşke uzlaşı ve ortak akıl anlayışıyla sonuçlandırılabilseydi de bugün bu tabloyu yaşamıyor olsaydık. Bugün icra satışlarını değil; İnciraltı’na gelen yatırımları, sağlık merkezlerini, yeni otelleri, gençlerimize açılan iş alanlarını ve İzmir’e kazandırılan yeni yaşam alanlarını konuşuyor olacaktık”
“EN BÜYÜK BEKLENTİMİZ REVİZE PLANLARIN EN KISA SÜREDE ASKIYA ÇIKARILMASI”
Bugün en büyük beklentimiz; revize planların en kısa sürede eşitlik, hakkaniyet ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda askıya çıkarılması ve devamındaki 18. madde uygulamalarının yürütülmesidir. İnciraltı Gelişim Derneği olarak hiçbir hak sahibimizin lehine ya da aleyhine ayrıcalıklı bir planlama anlayışını doğru bulmuyoruz. Tek beklentimiz; bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm hak sahiplerine eşit mesafede, hakkaniyetli ve şeffaf bir planlama anlayışının sürdürülmesidir.
“EL ELE YÜRÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Bu nedenle çıkacak planları da, ardından başlayacak 18. madde uygulama sürecini de büyük bir titizlikle inceleyecek; hak sahiplerimizin hukukunu korumak, mülkiyet dengesinin hakkaniyet çerçevesinde gözetilmesine katkı sunmak ve uygulamaların adalet içerisinde yürütülmesini sağlamak adına sürecin her aşamasında aktif olarak yer almaya, tüm komşularımızla el ele yürümeye devam edeceğiz.
“HAK SAHİPLERİNİN EMEĞİ, MÜLKİYET HAKKI GÖZETİLECEKTİR"
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza, devletimizin ilgili kurumlarına, hükümetimize ve sürece katkı sunan Belediyelerimize ve tüm kamu kurumlarına güvenimiz tamdır. İnancımız odur ki; bundan sonraki planlama ve uygulama sürecinde yıllardır sabırla bekleyen gerçek hak sahiplerinin emeği, mülkiyet hakkı ve beklentileri büyük bir hassasiyetle gözetilecektir.



