Dünyanın gözü kulağı ABD'nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesinde.

Pek çok ülkeden ABD’nin saldırısına tepki gelirken bazı ülkeler destek mesajı yayımladı. Türkiye’nin bu olay karşısında nasıl bir mesaj vereceği merak ediliyordu.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Venezuela saldırısına yönelik yaptığı açıklamada ABD ve Trump’a doğrudan atıf yapmadı. Mesajda, “siyasi meşruiyet” ve “uluslararası hukuk” vurgusu öne çıktı.

CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bir yandan ABD'nin "demokrasi götürme" bahanesiyle giriştiği işgal provasına karşı çıkarken, diğer yandan AKP iktidarının "ilkesiz" dış politikasını ve içerideki hukuk tanımazlığına tepki gösterdi.

AKP’den Venezuela mesajı: Trump ve ABD'nin ismi geçmedi!
AKP’den Venezuela mesajı: Trump ve ABD'nin ismi geçmedi!
İçeriği Görüntüle

"ŞAİBELİ SEÇİMLERİ TANIYIP İLİŞKİ KURDUNUZ"

İmamoğlu, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun otoriter yönetim tarzına ve iktidarın tavrına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Venezuela’da yaşananlar hepimize hayati bir gerçeği hatırlatıyor. Nicolás Maduro, seçimlerde halkının iradesine saygı göstermeyen, demokratik değerleri sistematik biçimde ihlal eden otoriter bir lider. Hükümetimiz, bu şaibeli seçimlerin sonuçlarını tanımış, bununla da kalmayıp Maduro’yla yakın ilişkiler kurmuştur."

ABD'YE "KAOS" UYARISI

İmamoğlu, Maduro yönetiminin antidemokratik olmasının dış müdahaleyi meşrulaştırmayacağını belirtti. ABD'nin bu saldırı hamlesini "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak yorumlayan İmamoğlu, emperyalist müdahalelerin faturasını hatırlatarak şu açıklamayı yaptı:

"Ancak bir yönetimin otoriter olması, başka bir devletin askerî müdahalesini haklı çıkarmaz. ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu yönde atılan her adım, küresel ölçekte tehlikeli bir istikrarsızlık ve kaos döneminin başlangıcı olur. Büyük güçlerin 'haklılık' iddiasıyla gerçekleştirdiği askerî müdahalelerin ve dünyayı nüfuz alanlarına bölme arayışlarının faturasını artık ezbere biliyoruz. Bu nedenle çözümün adresi güç kullanımı değil, uluslararası hukuk, BM Şartı ve Venezuela halkının kendi kaderini tayin etme iradesidir. Venezuela halkının iradesine ne otoriter liderler set çekebilir, ne de dış güçlerin askerî dayatmaları bu iradenin önüne geçebilir."

"KENDİ ÜLKENDE ADALET YOKSA ULUSLARARASI ADALET ÇAĞRISI İNANDIRICI OLMAZ”

İmamoğlu, Türkiye'nin dış politikasını eleştirerek, uygulanan tavrın içerideki demokrasiyle doğru orantılı olduğunu vurgulayan İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye’nin bu kritik dönemde ihtiyacı olan şey, ilkesiz savrulmalar değil, sağduyunun ve hukukun sesi olmaktır. Dışarıdan dayatmalara karşı en sağlam zırh, içeride hukukun üstünlüğü ve işleyen demokrasidir. Kendi ülkesinde adaleti tesis edemeyen bir iktidarın uluslararası adalet çağrısı inandırıcı olamaz."

"ÜLKEYİ YÖNETENLERİN SESİ CILIZ ÇIKIYOR"

İktidarın "şahsi dostluklar" üzerine kurduğu diplomasi anlayışının Türkiye'yi sessizliğe mahkum ettiğini belirten İmamoğlu, "İlkesiz politikalar ve şahsi angajmanlarla ülkemizi yönetenlerin, bu tür küresel kırılma anlarında söyleyecek sözü kalmamış; Türkiye’nin sesi cılız çıkmıştır. Bu tablo, ülkemizin itibarına zarar vermektedir. Türkiye, taraf tutan değil ilke savunan; sessiz kalan değil yol gösteren bir ülke olmalıdır. Bu da ancak demokrasiye, hukuka ve milletin iradesine tutarlı biçimde sahip çıkarak mümkündür” diyerek açıklamasını bitirdi.

Muhabir: ALEYNA ARSLANBAŞ