19 Mart 2025'te İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP'li çok sayıda bürokratın gözaltına alınmasıyla Saraçhane’de başlayan ve kısa sürede Türkiye geneline yayılan eylem süreci, 333'üncü günde 89. mitingle Milas’ta Özgür Özel ve CHP'li yöneticilerin katılımıyla devam etti.

CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, 333 gündür tutuklu bulunduğu Silivri'deki hücresinden yazdığı mektupla, Muğla Milas'ta CHP'nin düzenlediği mitingde yurttaşlara seslendi.

"Milletçe adaleti arıyoruz. Mahkeme salonlarında arıyoruz. Elde ettiğimiz gelirde, ödediğimiz vergide arıyoruz. Eğitimde, sağlıkta adaleti arıyoruz. Hizmet alırken, işe girmek için başvururken, ‘nerede bu adalet’ diye soruyoruz." diyen İmamoğlu'nun mektubunu CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl okudu.

Imamoğlu Poster-1

"ÇÜRÜK ÇARIK BİR REJİME TAHAMMÜL EDECEK DEĞİLİZ"

Mektubunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Adalet Bakanlığı'na getirilen Akın Gürlek'e yüklenen İmamoğlu, "Öyle bir rejim kurdular ki; milletin verdiği görevi layıkıyla yaparsanız değil, sadece bir kişinin verdiği işi hallederseniz makamınızı koruyup yükselebilirsiniz. Hiçbir şey olamasanız da bakan olursunuz." dedi.

"Vatandaşa değer vermeyen, milleti hiçe sayan, kurum ve kural tanımayan, çürük çarık bir rejime tahammül edecek değiliz." diyen İmamoğlu, "Bu ülkenin, yaşanan korkunç adaletsizliklere ‘dur’ demek için sandığa koşmak üzere gün sayan on milyonlarca demokratı, cumhuriyetçisi, vatanseveri var. Başaracağız. ‘Kurtuluş yok tek başına’ diyenler; kendisi için ne istiyorsa, başkası için de aynısını isteyenler kazanacak" diye seslendi.

Görele'de 2 Belediye Meclis Üyesi CHP'den istifa etti!
Görele'de 2 Belediye Meclis Üyesi CHP'den istifa etti!
İçeriği Görüntüle

Özgür Özel Milas’ta Konuştu Akın Gürlek Siyasidir Ve Akplidir

İmamoğlu'nun mektubunun tamamı şöyle:

“Güzel Muğla’nın, koca yürekli, güzel insanları… Kıymetli hanımefendiler, saygıdeğer beyefendiler, yiğit gençler, güler yüzlü çocuklar… Her birinizi saygıyla, sevgiyle, hasretle selamlıyorum, gönülden kucaklıyorum. Muğla’mıza gözü gibi bakan, Muğla’ya hizmet etmek için canla başla çalışan kıymetli başkanım Ahmet Aras’a teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü ve yılmaz iradesini temsil eden il başkanım Nail Kızıl’a ve onun nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum. Yaklaşık bir yıldır, sizler gibi, milyonlarca vatandaşımız meydanlarda toplanıyor ve aynı şeyi talep ediyor: Adalet, adalet, adalet. Biz, adaletin değerini bilen bir milletiz. Adalet, bizim için sadece bir hukuk meselesi değildir.

Adalet, bizim karakterimizdir. Herkes için ve her yerde adaletin peşinde koşmak, bizim davamızdır. Biz adaleti, hep birlikte kardeşçe yaşayacağımız, mutlu ve huzurlu bir hayatın teminatı olarak görürüz. Biz adaleti, bolluk ve bereketin, geleceğe güvenle bakmanın temeli olarak kabul ederiz. Onun için, devletten en büyük beklentimiz, adil olmasıdır. Bugün milletçe adaleti arıyoruz. Mahkeme salonlarında arıyoruz. Elde ettiğimiz gelirde, ödediğimiz vergide arıyoruz. Eğitimde, sağlıkta adaleti arıyoruz. Hizmet alırken, işe girmek için başvururken, ‘nerede bu adalet’ diye soruyoruz.

Ülkemizin nimetlerinden, devletimizin imkanlarından herkes adil bir biçimde yararlanabilsin istiyoruz. Siyasi partiler, hatta spor kulüpleri arasındaki rekabette bile adaleti arıyoruz. Milletçe, hayatın her alanında adaleti arıyoruz. Çünkü bu iktidar, ekonomik ve sosyal adaletin temellerini yıktı. Hakimlerin, savcıların özgür bir biçimde, sadece kanuna ve vicdanlarına göre hareket etmelerini engelleyerek ‘hukuki adaleti’ yerle bir etti. Adalet Bakan yardımcısı olarak siyasi bir görev yaparken, bağımsız bir yargı mensubuymuş gibi İstanbul Başsavcılığı’na atanan, sonra da Adalet Bakanı yapılarak ödüllendirilen zatın şahsında, yaşadığımız bütün adaletsizliklerin sebebini görebilirsiniz. Öyle bir rejim kurdular ki; milletin verdiği görevi layıkıyla yaparsanız değil, sadece bir kişinin verdiği işi hallederseniz makamınızı koruyup yükselebilirsiniz. Hiçbir şey olamasanız da bakan olursunuz. Öyle bir rejim kurdular ki, sadece o bir kişiyi memnun ederseniz haklarınız, hürriyetleriniz, güvenliğiniz koruma altında olur. Böyle bir rejimde elbet yoksulluk olur, işsizlik olur, güvencesizlik olur.

Biz özgürlüğüne, şeref ve haysiyetine düşkün bir milletiz. Vatandaşa değer vermeyen, milleti hiçe sayan, kurum ve kural tanımayan, çürük çarık bir rejime tahammül edecek değiliz. Bu ülkenin, yaşanan korkunç adaletsizliklere ‘dur’ demek için sandığa koşmak üzere gün sayan on milyonlarca demokratı, cumhuriyetçisi, vatanseveri var. Bir şahsın, bir grubun, bir partinin değil; ortak aklın ve ortak değerlerimizin zaferi için buluşacağız. Demokrasi ve cumhuriyet, adalet ve hürriyet için bir araya geleceğiz. Huzur ve kardeşlik, refah ve bereket için el ele vereceğiz. Milletimizin ruhundaki o şaşmaz pusuladan, adaletten ayrılmadan mücadele edeceğiz. Ve ne olacak biliyor musunuz? Başaracağız. ‘Kurtuluş yok tek başına’ diyenler; kendisi için ne istiyorsa, başkası için de aynısını isteyenler kazanacak.

Her şey çok güzel olacak.

Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”

Kaynak: HABER MERKEZİ