Türkiye toplumsal mücadele tarihinin en önemli isimlerinden Mahir Çayan, ölümünden 54 yıl sonra bile ‘tehdit’ olarak algılanmayı sürdürüyor. Dipnot Yayınları tarafından 19 Haziran 2026’da yayımlanan ‘Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar’ adlı eser, ‘örgüt propagandası’ iddiasıyla toplatıldı. Cumhuriyet’in haberine göre, kitabı hazırlayan yayınevinin genel yayın yönetmeni Emirali Türkmen hakkında da dava açıldı. İlk duruşma 23 Şubat 2027’de görülecek.
“GEÇMİŞLE YÜZLEŞME HAKKI ENGELLENİYOR”
Dipnot Yayınları, toplatma kararı ve açılan davaya ilişkin yaptığı açıklamada, kararın düşünce ve ifade özgürlüğüne müdahale olduğunu aktardı. Açıklamada, “Kitaplar suç aleti, düşünceler suç delili değildir” ifadeleri kullanıldı. Yayınevi, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 19’uncu maddesini hatırlatarak düşünce ve ifade özgürlüğünün bilgi ve görüşleri araştırma, edinme ve yayma hakkını da kapsadığını belirtti. Açıklamada, demokratik toplumlarda yayımlama özgürlüğünün temel bir hak olduğu vurgulandı. Türkiye’nin yakın tarihindeki toplumsal ve siyasal hareketlerin yasaklarla unutturulamayacağını ifade eden yayınevi, toplatma kararlarının tarihsel tartışmaları ve geçmişle yüzleşme hakkını engellediğini kaydetti.
“MÜDAHALELERE SESSİZ KALMAYACAĞIZ”
Dipnot Yayınları, açıklamasında ifade ve yayın özgürlüğüne yönelik müdahalelere karşı sessiz kalmayacağını bildirdi. Kitapların suç unsuru gibi gösterilmesine ve yayıncılığın baskı altına alınmasına karşı çıkacağını belirten yayınevi, kitaplarını okurlarla buluşturmaya devam edeceğini duyurdu. Açıklama, “Harflerin, kelimelerin ve kitapların yaratıcı gücüne; eleştirinin, dayanışmanın, barışın ve özgürlüğün kurucu gücüne inanıyoruz” ifadeleriyle sona erdi.





