DOĞUKAN FİKRİ FİDAN / İZ GAZETE - İzmir Valiliği'nin 27-28 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan Onur Haftası etkinlikleri ile Onur Yürüyüşü'nü yasaklamasına yönelik tepkiler sürüyor.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Eş Başkanı ve MYK Üyesi Av. Ahmet Rodi Polat, İz Gazete'ye yaptığı değerlendirmede yasak kararının hem usul hem de esas bakımından hukuka aykırı olduğunu belirtti.
"ETKİNLİKLERE SAATLER KALA DUYURULMASI İTİRAZ HAKKINI ZAYIFLATIYOR"
Yasak kararının etkinliklere çok kısa bir süre kala açıklanmasının yurttaşların hukuki başvuru hakkını fiilen etkisiz hale getirdiğini belirten Polat, şu ifadeleri kullandı:
"İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi olarak, İzmir Valiliği'nin Onur Yürüyüşü ve Onur Haftası etkinliklerine yönelik yasaklama kararını hem usul hem de esas yönünden hukuka aykırı buluyoruz. Kararın mesai bitiminde ve etkinliklere çok kısa süre kala duyurulması, yurttaşların etkin başvuru ve itiraz hakkını fiilen zayıflatmaktadır. Ayrıca kararda somut, açık ve yakın bir tehlike ortaya konulmamış; 'kamu düzeni', 'genel ahlak', 'toplumsal tepki' ve 'provokasyon ihtimali' gibi soyut gerekçelerle temel hakların kullanımı tümden yasaklanmıştır. Oysa toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik her müdahale somut, denetlenebilir, ölçülü ve zorunlu gerekçelere dayanmak zorundadır."

"ANAYASA VE AİHS'E AÇIKÇA AYKIRI"
Yasak kararının Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklere ilişkin hükümleriyle çeliştiğini vurgulayan Polat, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin de ihlal edildiğini belirterek şunları söyledi:
"Bu yasaklama kararı; Anayasa'nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesine, temel hak ve özgürlüklerin ancak kanunla ve ölçülülük ilkesine uygun olarak sınırlanabileceğini düzenleyen 13. maddesine, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin anayasal güvencelere açıkça aykırıdır. Ayrıca Anayasa'nın 90/5. maddesi uyarınca, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelerle kanunların çatışması halinde uluslararası sözleşme hükümlerinin esas alınması gerekir. Bu nedenle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin işkence ve kötü muamele yasağı, ifade ve toplantı özgürlüğü ile ayrımcılık yasağına ilişkin hükümleri karşısında idarenin soyut ve ayrımcı nitelikteki yasaklama kararı normlar hiyerarşisine de aykırıdır. LGBTİ+'ların barışçıl biçimde bir araya gelme, görünür olma ve eşit yurttaşlık talebini ifade etme hakkı demokratik toplum düzeninin ayrılmaz parçasıdır."

"KOLLUK KANUNSUZ EMRE RİAYET ETMEMELİ"
Önceki yıllarda Onur Yürüyüşü'ne yönelik müdahalelerde gündeme gelen kötü muamele iddialarını da hatırlatan Polat, güvenlik güçlerine insan hakları hukukuna uygun davranma çağrısı yaptı.
"Önceki yıllarda Onur Yürüyüşü ve Onur Haftası etkinliklerine yönelik müdahalelerde kamuoyuna yansıyan kötü muamele ve işkence iddiaları da dikkate alındığında, kolluk güçlerinin işkence ve kötü muamele yasağına mutlak biçimde riayet etmesi zorunludur. Hiçbir idari yasak kararı, kolluğa orantısız güç kullanma, kötü muamelede bulunma ya da ayrımcı uygulamalara başvurma yetkisi vermez. Emniyet birimlerine de açık çağrımızdır: Anayasa'ya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ve insan hakları hukukuna aykırı, suç teşkil eden hiçbir emir yerine getirilmemeli; kanunsuz emre riayet edilmemelidir."
"HUKUKİ SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"
İHD İzmir Şubesi'nin yasağın kaldırılması için hukuki girişimlerde bulunacağını belirten Polat, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"İHD İzmir Şubesi olarak, İzmir Valiliği'nin hukuka aykırı yasaklama kararını derhal geri alması ve tüm kamu görevlilerinin insan haklarına uygun hareket etmesi gerektiğini kamuoyuyla paylaşıyoruz. Ayrıca idari yasak kararına karşı hukuki sürecin de takipçisi olacağız."




