CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59'u tutuklu, 414 sanıklı İBB Davası’nın duruşması, 59’uncu gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam ediyor.

Bugün, tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun savunma yaptı.

“AK PARTİ DÖNEMİNDEN BÜROKRATLARLA SUÇ ÖRGÜTÜ KURDUĞUM SÖYLENİYOR”

Ongun, kendisiyle birlikte suçlanan bazı bürokratların AKP döneminden beri belediyede görev yaptığını hatırlatarak örgüt iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savundu.

“Ben 1 Temmuz 2019’da İBB’de çalışmaya başladım. CHP üyesiyim. Kağan Sürmegöz ve Adem Tuncay 2006’da, Hakan Karaköse 2007’de belediyede işe girmiş. Yani 12-13 yıl AK Parti belediyeciliğinde çalışmış insanlar.”

Bu tabloyla suç örgütü kurgusunun bağdaşmadığını vurgulayan Ongun şöyle dedi:

“Türkiye gibi siyasi kutuplaşmanın zirvede olduğu bir ülkede, aklı başında bir CHP’li yöneticinin daha önce hiç tanımadığı, AK Parti döneminde uzun yıllar çalışmış insanlarla gizli yapı kurması hayatın olağan akışına aykırıdır. Eğer gerçekten iddia edildiği gibi örgüt yöneticisi olsam, bu insanları başka dairelere sevk ettirir, yerlerine kendi tanıdığım insanları getirirdim.”

“BU PARALAR ÖRGÜTE DEĞİL, BELEDİYE ŞİRKETLERİNİN KASASINA GİRDİ”

Suç unsuru yapılan paraların kişilere değil kamu şirketlerine girdiğini vurgulayan Ongun, iddianamedeki örgüt finansmanı tezinin çöktüğünü savundu.

“Milyonlarca lira dedikleri para 5 yılda 24 milyon lira. Bu para da kimsenin cebine girmiyor. Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.’nin kasasına giriyor.”

Ongun, bu şirketlerin devlet denetiminde olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu kurumlar devlet tarafından denetleniyor. Bu kurumların kasasından 1 lirayı bile öyle alabilir misiniz? Böyle bir şey olabilir mi?”

Savcılığın sahte fatura iddiasını somutlaştırmadığını belirten Ongun, “Madem sahte fatura var, bir tane göstersinler. Bir tane. Biz de görelim” dedi.

“ELİNİZDEKİ FATURALARIN HEPSİNİN SAHTE OLDUĞUNU İDDİA EDİYORUM”

Ongun, “İspat edemiyorum ama elinizdeki faturaların hepsinin sahte olduğunu iddia ediyorum. Değilse de başka işlerde kullanılmış faturalar” dedi.

“2011’DE NORMAL OLAN 2021’DE SUÇ OLDU”

Savunmasının devamında reklam ihalelerine ilişkin bilirkişi raporunu eleştiren Ongun, billboard ihalelerinin 2011 ve 2021 yıllarında aynı yöntemle yapıldığını söyledi.

İBB reklam alanlarının kiralanmasında iki yasal yöntem bulunduğunu belirten Ongun, kendi dönemlerinde davet usulü yöntem kullanıldığını ifade etti.

Ongun, “2011’de de aynı yöntem kullanılmış. 2021’de de. 2011’deki ihaleyi de İlbaklar kazanmış, 2021’deki ihaleyi de İlbaklar kazanmış. 10 yıl arayla hayat tıpatıp aynı işlemiş” dedi.

Bilirkişi raporunda yalnızca 2021 ihalesinin sorunlu gösterildiğini söyleyen Ongun, “Aynı işlem onlar yapınca normal, biz yapınca suç oluyor” ifadelerini kullandı.

Bilirkişi raporuna göre 2021 ihalesinde 1 milyar 40 milyon liralık zarar hesaplandığını belirten Ongun, buna rağmen ana ihaleyi yapanlara ilişkin iddianamede somut suç isnadı bulunmadığını söyledi.

“AK PARTİ DÖNEMİNDE YAPILAN AYNI İHALELER SUÇ SAYILMADI”

Savunmasında 2019 öncesi dönemde yapılan bir reklam ihalesini örnek gösteren Ongun, söz konusu ihalenin 6 Şubat 2019’da İBB Encümeni tarafından gerçekleştirildiğini anlattı.

Bu ihalenin de bilirkişi incelemesine girdiğini belirten Ongun, bilirkişinin burada da işin niteliğinin net belirtilmemesi, muhammen bedelin düşük tutulması ve katılımı kısıtlayıcı hükümler gibi üç ihlal tespit ettiğini söyledi.

Ongun, bu ihalede dönemin üst düzey İBB yöneticileri arasında Hayri Baraçlı, Muzaffer Hacımustafaoğlu ve Eyüp Karahan gibi isimlerin bulunduğunu hatırlatarak, “Bilirkişi burada da aynı ihlalleri tespit ediyor ama bu kişiler hakkında hiçbir suçlama yapılmıyor. Biz yapınca suç oluyor, onlar yapınca olmuyor” dedi.

“BU DOSYA SİYASİ DEĞİLSE NEDEN HEP AYNI İSİMLER DIŞARIDA?”

Ongun, savunmasında iş insanı Rıdvan Dilmen üzerinden de dosyadaki çifte standardı gündeme getirdi.

Alper Aydın’ın savcılığa sunduğu dilekçede, 2024 sonuna kadar Rıdvan Dilmen ile ortaklığını gizlediğini anlattığını aktaran Ongun, buna rağmen Dilmen’in ifadeye dahi çağrılmadığını söyledi.

Vergi inceleme raporlarında Alper Aydın’ın şirketinden Rıdvan Dilmen ve yakınlarına para transferleri bulunduğunu öne süren Ongun, “Alper Aydın tutuklanıyor ama Rıdvan Dilmen’e hiçbir şey olmuyor. Bu dosya siyasi değilse Hayri Baraçlılar, İlbaklar, Rıdvan Dilmenler neden hep dışarıda?” diye sordu.

Bartın'da maden faciası: Göçük altında kalan genç işçi hayatını kaybetti
Bartın'da maden faciası: Göçük altında kalan genç işçi hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

“BİZ NEDEN YASALAR ÖNÜNDE EŞİT DEĞİLİZ?”

Eşitlik vurgusu yapan Ongun, “Bu ülkeye beyazların üstünlüğü gitti de ‘ak’ların üstünlüğü mü geldi? Biz neden yasalar önünde eşit değiliz? Ali’ye suç olan Ayşe’ye neden suç değil? Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve bunun cevabını istiyorum” dedi.

Kaynak: ANKA