CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 407 sanıklı İBB Davasının dördüncü haftasında 12’inci duruşma günü, tutuklu yargılanan halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın ve eski iSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş'ın da savunmaları, çapraz sorguları ve avukat savunmaları tamamlandı.

Duruşma yarından perşembe gününe kadar, savunması dinlenmeyen tutuklu sanık avukatlarının tahliye talepleri ile devam edecek.

İMAMOĞLU'NDAN 'TRT' GÖNDERMELİ SORUŞTURMA TEPKİSİ

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu'nun bugünkü bilirkişi davasındaki savunmasında kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında bir soruşturma daha başlatıldığını duyurmuştu. İmamoğlu, "Duruşmadan çıktıktan yaklaşık 10 dakika sonra arkadaşlarım bana 'hakkınızda dava açıldı' dediler. Ben bunu anlayamadım. TRT’den canlı yayınlıyor da bizim mi haberimiz yok" dedi.

"ÜÇ GÜN HİÇBİR ŞEY YEMEDEN VATAN EMNİYET'TE KALDIM"

Davanın 4. haftasında savunma yapan eski İSFALT Genel Müdür yardımcısı Mehmet Karataş, hem İBB hem de Aziz İhsan Aktaş davasında yargılanıyor. Aktaş hakkında, Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasında tahliye kararı verilmişti. Karataş, savunmasında şöyle konuştu:

“Bu davaların öncesine kadar mahkeme kapısından geçmişim dahi yoktur. 37 yıllık çalışma hayatımın sonunda bütün edinimim; 3+1 mütevazı bir daire ve 2 yıl önce sattığım bir otomobilden ibarettir. Ev alırken, otomobil alırken ve ihtiyaç duyduğum zamanlarda bankalardan birçok kez kredi çekmişliğim vardır. Banka hesaplarım incelendiğinde bu durum açıkça görülecektir.

Kendi adıma bu kadar hassas davranırken, ikinci ya da üçüncü şahısların haksız ve hukuksuz kazanç sağlamalarına neden aracı olayım? Bu söz konusu dahi olamaz.

07.08.2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında gözaltına alındım. Üç gün boyunca hiç uyumadan ve hiçbir şey yemeden, sadece su içerek Vatan Emniyet’te nezarette kaldım. Dördüncü günün sabahı polis tarafından sorgulandım.

Ertesi gün savcılık sorgusu yapıldı. Tutuklanma talebiyle sevk edildiğimiz mahkeme tarafından 01.08.2025 tarihinde tutuklandık. Söz konusu davada dört ayrı eylemle ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlamasıyla yargılanmaktayım. 27.02.2026 tarihindeki duruşmada ise hakkımda tahliye kararı verilmiştir.
Uzun tutukluluk süresince maruz kaldığım ağır koşullar ile yaşım ve sağlık durumum da dikkate alınarak; öncelikle tahliyeme, yargılama sonunda ise üzerime atılı tüm suçlardan ayrı ayrı beraatıma karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.”

"1 YILDIR NEDEN TUTUKLU OLDUĞUMU DAHİ BİLMEDİM"

Davada tutuklu halk otobüsü sahibi Ebubekir Akın, savunmasını gerçekleştirdi. Akın, savunmasında şunları söyledi:

“Sayın Başkanım, 44 yaşında, iki çocuk babasıyım. 30 yılı aşkın süredir aynı adreste yaşayan, emeğiyle geçinen ve bugüne kadar hiçbir suça karışmamış biriyim. Adli sicil kaydım temizdir.

Ailemle birlikte işlettiğimiz halk otobüsleri İBB bünyesinde çalışmaktadır. Hak edişlerimiz düzenli olarak Esenyurt Güzelyurt’taki şirkete yatırılır ve ben de bu süreçleri takip etmek için sürekli bu bölgeye gidip gelirim.

Yaklaşık bir yıldır tutukluyum ve uzun süre neden tutuklu olduğumu dahi bilmedim. Hakkımdaki temel iddia, HTS kayıtlarına dayanarak rüşvete aracılık ettiğim yönündedir. Ancak ben, kendi hak edişlerini dahi zamanında alamayan biriyim. Hatta bu nedenle geçmişte kontak kapatma eylemine katıldım. Kendi alacağını alamayan birinin başkası için rüşvete aracılık etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.

Dosyada geçen baz kayıtları, benim yıllardır ticaret yaptığım ve sürekli bulunduğum bölgelerle ilgilidir. Özellikle Esenyurt Hoşdere bölgesinde 2015’ten beri akaryakıt anlaşmam bulunmaktadır ve düzenli olarak bu bölgeye gitmekteyim. Söz konusu istasyonla iddia edilen yerin sadece birkaç yüz metre mesafede olması da bu durumu açıklamaktadır.

11 siyasi partiden süreç vurgusu: Somut adımlar bekleniyor
11 siyasi partiden süreç vurgusu: Somut adımlar bekleniyor
İçeriği Görüntüle

Aynı şekilde Kadıköy, Şişli, Büyükçekmece ve Karaağaç gibi bölgeler ya günlük yaşamımın ya da ikametimin bulunduğu yerlerdir. Örneğin Büyükçekmece’de oturuyorum; bazı baz kayıtlarının evimin çevresinde çıkması son derece doğaldır. Güzelyurt ise doğrudan iş yerimin bulunduğu yerdir ve ayın büyük kısmını burada geçiririm.

Adı geçen kişilerle hiçbir ticari ilişkim, görüşmem ya da temasım olmamıştır. HTS kayıtlarında görülen yakınlıklar tamamen tesadüfî ve hayatın olağan akışı içerisindedir.

Sonuç olarak; hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum.”

"SGK'YA BORÇ YOKTUR, BUNU BEN DEĞİL SGK SÖYLÜYOR"

İBB Raylı Sistemler Daire Başkanı Ceyhun Avşar’a mahkeme başkanı ve duruşma savcısı sorular yöneltti.

Mahkeme başkanının, “İkinci ihalede davet ettiğiniz Doğuş, Kalyon, Makyol, Cengiz İnşaat gibi firmalar zaten ilk ihalede de vardı. Bunları neden değerlendirmediniz?” sorusu üzerine Avşar, ilk ihalenin iptal sebebinin rekabet şartlarının oluşmaması olduğunu bildirdi. Avşar, şunları söyledi:

"İlk ihalede davet ettiğimiz altı firmadan iki firma teşekkür ederek teklif vermedi. İki firma ortak teklif verdi. Bir teklif de teminat mektubundaki hata nedeniyle geçersiz sayıldı. Eğer özellikle teklif beklediğimiz iki firma teklif vermiş ve beklediğimiz oranda indirim gerçekleşmiş olsaydı, ihaleyi iptal etmezdik. İhaleyi ‘rekabet koşulları oluşmadı’ gerekçesiyle iptal etmek çok zor bir karardır. Çünkü yeniden yapılacak ihalede teklif alamama riski vardır. Ancak biz, yaklaşık 15 milyar lira tasarruf sağladığımız bir projede bu düşük kırımla devam etmeyi doğru bulmadık. Bu nedenle risk alarak daha fazla firmayı davet ettik ve ikinci ihalede on firmaya davet gönderdik. Bu firmaları belirlerken yine geçmişte tamamladıkları raylı sistem projelerini esas aldık. Beklediğimiz oranda indirim aldık ve güncel rakamlarla 641 milyon lira ilave fayda sağlandı. Bu risk tersine de dönebilirdi. Daha yüksek maliyetle karşılaşabilirdik. Ancak projeye ve metrajlara güveniyorduk. O dönemde İstanbul’un farklı noktalarında devam eden sekiz raylı sistem projesinden edindiğimiz tecrübeyle daha yüksek indirim alınabileceği kanaatiyle hareket ettik.”

Duruşma savcısının “Şube müdürünüzle yaptığınız WhatsApp konuşmasında yüzde 5-10 ifadeleri geçiyor. Bu nedir?” sorusu üzerine Ceyhan Avşar, “Bu mesaj 13 Mart 2024 tarihine aittir. İhale ise 26 Eylül 2024’te yapılmıştır. Arada 6,5 ay var. Mesajın ihale ile ilgisi yoktur. ‘Fatih abi’ dediğimiz kişi, Fatih Keleş değil, Metro İstanbul Genel Müdür Yardımcısı Fatih Gültekin’dir. Metro İstanbul’un ana yüklenicilerden mühendislik ve teknoloji işleri alarak pazar payını artırma hedefi vardı. Bu oranlar, kurumun iş geliştirme hedefleriyle ilgili şaka amaçlı konuşmalardır. Rüşvet veya ihale ile ilgisi yoktur” dedi.

Savcının, “Yapı Merkezi’nin SGK borcu olduğu iddiası var” sözlerine Avşar, “7 Ekim tarihinde SGK’ya göre borcu yoktur. Bunu ben değil, SGK söylüyor. Ayrıca ihale aşamasında SGK borcu sorgulama yükümlülüğümüz yoktu. Varsayalım ki sorguladık; yine SGK’dan ‘borcu yoktur’ cevabı gelecekti. Dolayısıyla bu iddianın hukuki bir karşılığı yoktur” ifadesini kullandı.

Kaynak: ANKA