Trafik tartışması pahalıya patladı... 540 bin lira ceza yediler
Trafik tartışması pahalıya patladı... 540 bin lira ceza yediler
İçeriği Görüntüle

İzmir’in Çiğli ilçesi Güzeltepe Mahallesi’nde iki gün önce yaşanan yangında 56 yaşındaki Rezan Korkmaz ile 4 yaşındaki torunu Yiğit Bulut Aydın’ın hayatını kaybetmesi, mahallede yıllardır biriken sorunları yeniden gün yüzüne çıkardı. Anneanne ve torunu dün toprağa verildi. Mahalle sakinleri ise taziye çadırında hem yakınlarını kaybetmenin acısını yaşadı hem de yıllardır çözülmesini bekledikleri sorunları İz Gazete’ye anlattı. Güzeltepe’de yaşayanların anlattığı tablo yalnızca bir yangının hikayesi değil. Kentsel dönüşüm bekleyen, evlerinde tadilat yapamayan, eski elektrik hatlarıyla yaşayan, bazı sokaklarına ambulans ve itfaiyenin dahi ulaşamadığı bir mahallenin yaşam mücadelesi.

Güzeltepe kabusu yaşıyor: Biz artık evde yanmaktan korkuyoruz!

“DAHA KAÇ KİŞİ YANACAĞIZ?”

Mahallede daha önce evi yanan Sadık Işık, Güzeltepe’de kentsel dönüşüm için yaklaşık yüzde 80 oranında imza toplandığını söyledi. Işık, kendi evinin de daha önce yandığını belirterek, “Benim ev yandı burada. Arkamdaki ev yandı. Üçüncü ev karşıda yandı, iki kişi hayatını kaybetti. Dün bir ev daha yandı, iki kişi daha hayatını kaybetti. Peki daha kaç kişi yanacağız burada? Daha kaç kişi yanacağız kardeşim?” dedi.

Işık, kentsel dönüşüm sürecinin bir an önce ilerletilmesini isterken mahalle sakinlerinin evlerinde tadilat yapamadığını da anlattı:

“İnsanlar evini yapamıyor. Bir çivi çakamıyor. Bugün evini tadilata soksa üç ay sonra, altı ay sonra ‘tamam başlayacağız, yıkacağız’ diyecekler. Ne olacak? Yaptığı masraf kime gidecek? Onun için insanlar bunu da yapamıyor.” Yerel yönetime destek verdiklerini ancak mahalledeki sorunların yerinde görülmesini istediklerini belirten Işık, “Daha birçok insanımız hayatını kaybetmesin, bu acıyı insanlarımız yaşamasın” çağrısında bulundu.

“BİZ ARTIK EVDE YANMAKTAN KORKUYORUZ”

Bir diğer mahalle sakini Ümit Bingöl ise Güzeltepe’de yaklaşık 10 yıldır kentsel dönüşüm beklendiğini, buna rağmen somut bir ilerleme yaşanmadığını söyledi. Bingöl’e göre dönüşüm beklentisi nedeniyle vatandaşlar evlerine yatırım yapamıyor. Eskiyen elektrik tesisatları yenilenemiyor, evlerde tadilat yapılamıyor.

“Bizler yarın bu evde yanmamak adına, başımıza bir olay gelmemesi adına korku yaşıyoruz. Çocuklarımızla mutlu huzurlu şekilde yaşayamıyoruz. Akşam olup da ‘sıra bize gelmesin’ korkusunu yaşıyoruz. Kimin evi yanacak, kimin canı yanacak?”

Bingöl, elektrik altyapısının yetersizliği nedeniyle çocuklarının zaman zaman mum ve el feneriyle ders çalıştığını anlatarak, “Çocuklarım akşamları el feneri, mumla ders çalışıyor. Her odaya birer tane mum ve el feneri aldım. Vergimizi ödüyoruz, elektrik, su faturamızı ödüyoruz. Karşılığı bu mu? Daha ne yapalım?” diye sordu. Son yangının ardından korkularının daha da arttığını söyleyen Bingöl, “Artık telefon çaldığında kalbimiz hızlanıyor. Çocuklarımız evdeyken aklımız hep burada kalıyor” diyerek yaşadıkları psikolojik yükü anlattı.

Güzeltepe kabusu yaşıyor: Biz artık evde yanmaktan korkuyoruz!

DOĞALGAZ YOK, SOBALAR RİSK FAKTÖRÜ

Güzeltepe’de doğalgaz bulunmaması da yangın riskini artıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Mahallede kış aylarında hanelerin tamamına yakını soba kullanıyor. Evlerin önemli bölümünde ahşap malzemelerin bulunması nedeniyle alevler kısa sürede yayılabiliyor. Nisan ayında da sobadan çıkan yangında bir kadın hayatını kaybetmişti. Eşini kaybeden Tuncay Engin ise Güzeltepe’yi artık “kentsel dönüşüm alanı değil, ölüm yaşam alanı” olarak tanımlıyor:

“Şurası güya kentsel dönüşüm alanı. Ama şu anda kentsel dönüşüm alanı olarak değil, ölüm-yaşam alanı olarak tanımlıyoruz biz. Hiç kimse evine çivi çakamıyor. Teller, direkler, kablolar hepsi eski. Her şey eski.”

“EŞİMİ KAYBETTİM, DAHA KAÇ KİŞİNİN ÖLMESİ LAZIM?”

Nisan ayında eşini yangında kaybeden Engin, yıllardır verilen sözlerin tutulmadığını belirterek yaşananları şöyle anlattı:

“Ben yangında eşimi kaybettim. Verilen bir ton sözler, bir ton vaatler… Burası kentsel dönüşüm alanı ilan edildi ama hiçbir şey yapılmıyor. Daha kaç kişinin ölmesi lazım? Yazık değil mi benim aileme?” Engin, mahallede kreş, yol ve altyapı gibi temel ihtiyaçların da karşılanmadığını söyleyerek, “Buraya bir tane kreş açsalardı, millet çoluğu çocuğunu güvenli şekilde bırakıp işe giderdi” dedi.

Engin’e göre mahallede yaşayanlar yıllardır aynı sorunlarla baş başa bırakılıyor:

“Çivi çakamıyoruz, bir şey yapamıyoruz. Çünkü ‘üç ay sonra yıkacağız’ diyorlar. Üç ay geçiyor, bir sene sonra yapacağız diyorlar. Böyle böyle yıllardır bizi oyalıyorlar.”

İKİ YANGININ ARASINDA KALAN AİLE: SIRA NE ZAMAN BİZE GELECEK?

Mahallede en ağır tabloyu yaşayan ailelerden biri ise Nisan ayında ve iki gün önce yanan evlerin tam ortasında bulunuyor. Komşularının gözleri önünde yanarak hayatını kaybetmesine tanık olan aile, iki yangının arasında yaşamaya devam ediyor. Alevlerin kendi evlerine sıçramamasının büyük bir şans olduğunu söyleyen mahalle sakinleri, yaşadıkları korkuyu şu sözlerle anlatıyor:

“Sıra ne zaman bize gelecek diye bekliyoruz. Yeter artık.”

Güzeltepe kabusu yaşıyor: Biz artık evde yanmaktan korkuyoruz!

DRAMIN İZLERİ OYUNCAKLAR

İki gün önceki yangında hayatını kaybeden anneanne ve 4 yaşındaki torununun evindeki oyuncaklar ve eşyalar ise hala yerli yerinde duruyor. Mahalle sakinleri, evin önünden geçerken yaşanan büyük dramın izlerini görüyor. Mahallede hem sokaklardaki hem de evlerdeki elektrik tesisatlarının oldukça eski olduğu belirtiliyor. Yurttaşlar, Gediz Elektrik’e defalarca dilekçe ve şikayet iletmelerine rağmen elektrik altyapısında gerekli yenilemelerin yapılmadığını aktarıyor. Mevcut elektrik hatlarının mahalledeki yükü taşımakta zorlandığını belirten vatandaşlar, altyapının baştan sona elden geçirilmesini istiyor. İki gün önce yanan evde yaşayanların da yangından birkaç gün önce Gediz Elektrik’e başvuru yaptığı aktarılırken, yangının kesin çıkış nedeni ise itfaiyenin hazırlayacağı raporla netleşecek.

AMBULANS VE İTFAİYE GİREMİYOR

Güzeltepe’de bazı evlere ulaşan yol dahi bulunmuyor. Yurttaşlar, evlerine kendi oluşturdukları patikalardan girip çıkıyor. Bu nedenle bölgedeki bazı noktalara ambulans, itfaiye ve diğer acil durum araçları ulaşamıyor. Mahalle sakinleri, geçtiğimiz günlerde bir cenazenin dahi cenaze aracının bölgeye girememesi nedeniyle battaniye ile taşındığını anlatıyor.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM YAPILAMIYORSA TAPULARIMIZI VERİN”

Mahalle sakinlerinin ortak taleplerinden biri ise, eğer kentsel dönüşüm hayata geçirilemiyorsa, mülk sahipleri üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması ve tapularının kendilerine verilmesi. Yurttaşlar, böylece kendi imkanlarıyla müteahhitlerle anlaşarak evlerini yenilemek istiyor. Çünkü bugün mahallede birçok kişi, dönüşüm beklentisi nedeniyle evine yaptığı her masrafın boşa gideceğini düşünüyor. Bu nedenle elektrik tesisatından ev tadilatına kadar en temel yenilemeler dahi yapılamıyor.

Güzeltepe kabusu yaşıyor: Biz artık evde yanmaktan korkuyoruz!

“TUNÇ SOYER KALSAYDI DÖNÜŞÜM BAŞLARDI”

Mahalle sakinleri, önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in görev döneminde Güzeltepe’ye üç kez geldiğini ve kentsel dönüşüm konusunda çalışmalar yürütüldüğünü hatırlatıyor. Mahalle sakini Sadık Işık, Soyer’in görev süresinin sona ermesinin ardından da projenin devam edeceği yönünde kendilerine güvence verildiğini belirterek, mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ise mahalleye gelmemesinden duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Mahalle sakinlerinin bir bölümü, “Tunç Başkan kalsaydı dönüşüm başlardı” görüşünü dile getirirken, mevcut yönetimden de artık somut adım bekliyor.

EYLEM YAPACAKLAR

Güzeltepe’de bugün yas var. Bir taziye çadırında anneanne ile 4 yaşındaki torununun acısı yaşanıyor. Ama aynı zamanda başka bir korku da var, bir sonraki yangın kimin evinde çıkacak? Mahalle sakinlerinin yıllardır beklediği kentsel dönüşüm, onlar için artık yalnızca yeni binalara kavuşmak anlamına gelmiyor. Güzeltepe’de dönüşüm, doğrudan hayatta kalma meselesi haline gelmiş durumda. Öte yandan Güzeltepe halkı yaşanan trajediyi geniş kitlelere duyurmak için önümüzdeki günlerde bir eylem yapacak.

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN