Tutuklu eski Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Kuşadası Belediyesi'ne yönelik "rüşvet" ve "irtikap" soruşturması kapsamında yapılan son operasyona ilişkin açıklama yayımladı.

Günel, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Ferdi Zenginoğlu'nun aylar önce kendisine mektup gönderdiğini ile sürdü.

“PARA GÖNDERMEZSEN İTİRAFÇI OLACAĞIM”

Zenginoğlu'nun para talebini karşılamaması halinde "itirafçı olacağını" söyleyerek kendisini tehdit ettiğini belirten Ömer Günel, ileride kimler hakkında hangi iddiaları ortaya atacağını mektupta yazdığını savundu.

Operasyonla ilgili yaşananların aylar önce kendisine ulaştırılan bir mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü iddia eden Günel, sürecin tesadüf olmadığı kanaatine vardığını belirtti.

“AYLAR ÖNCE BANA MEKTUP GÖNDERİLDİ”

Günel’in sosyal medya hesabından yayımlanan açıklama şöyle:

“Aylar önce bana gönderilen mektupta, bugün yaşanan operasyonların senaryosu adım adım atılmıştı.

Dün sabaha karşı Kuşadası'nda gerçekleştirilen operasyon kapsamında belediye çalışanlarımız, meclis üyemiz ve çok sayıda Kuşadalı iş insanı gözaltına alındı.

Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, gözaltı işlemlerinin dayanağının Ferdi Zenginoğlu isimli kişinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdiği ifade olduğu anlaşılmaktadır. İfadede isimleri geçen kişiler, çağrılmaları halinde gidip ifadelerini verecek kişilerken, sabaha karşı yapılan operasyonların tercih edilmesi kamuoyunda farklı bir algı oluşturma çabası olarak değerlendirilmektedir.

Burada çok önemli bir hususa dikkat çekmek istiyorum.

ADM’den Muğla’ya uyarı: 10 Ağustos 2026’da 11 ilçede elektrik kesilecek!
ADM’den Muğla’ya uyarı: 10 Ağustos 2026’da 11 ilçede elektrik kesilecek!
İçeriği Görüntüle

Aylar önce bana gönderilen bir mektupta, bugün yaşanan operasyonların senaryosu adım adım anlatılmıştı.

Ferdi Zenginoğlu tarafından bana ulaştırılan mektupta, kendisine baskı yapıldığı, belirli kişiler hakkında ifade vermesi yönünde vaat ve tehditlerle yönlendirildiği iddiaları yer alıyordu. Aynı mektupta, istediği parayı vermemem halinde 'itirafçı olacağını' söyleyerek beni de tehdit etmiş, ayrıca ileride kimler hakkında hangi iddiaların ortaya atılacağını ayrıntılarıyla yazmıştı.

Bugün yaşanan gelişmelerin, aylar önce tarafıma iletilen bu mektuptaki anlatımlarla büyük ölçüde örtüştüğünü üzülerek görüyorum. Bu nedenle yaşanan sürecin tesadüf olmadığı kanaatindeyim.

“İNSANLARIN SUÇLU İLAN EDİLMESİ, MASUMİYET KARİNESİNİ ZEDELİYOR”

Öte yandan, henüz adli işlemler tamamlanmadan sosyal medya ve bazı haber mecraları üzerinden peş peşe yayınlar yapılması da dikkat çekicidir. Yargı süreci sonuçlanmadan insanların suçlu ilan edilmesi, masumiyet karinesini zedeleyen son derece sakıncalı bir yaklaşımdır.

Bugün yaşananlar yalnızca gözaltına alınan kişileri değil, ailelerini, yakınlarını ve toplumun adalet duygusunu da yaralamaktadır. Hukuk devleti, önceden oluşturulmuş algılarla değil; somut deliller, tarafsız soruşturmalar ve adil yargılamalarla ayakta kalır.

Ben bir hukukçu olarak, Türk yargısının gerçekleri ortaya çıkaracağına ve adaletin eninde sonunda tecelli edeceğine inanmak istiyorum. Masum insanların itibarlarının, doğruluğu yargı kararıyla ortaya konulmamış iddialarla zedelenmesine son verilmesini bekliyorum.

Hukukun üstünlüğünün yeniden hâkim olduğu, adaletin hiçbir baskı ve yönlendirmeden etkilenmeden işlediği bir Türkiye umudumu koruyorum.”

Kaynak: HABER MERKEZİ