Cumhuriyet Halk Partisi İzmir milletvekili Gökçe Gökçen, casusluk davasında tutuklu bulunan Merdan Yanardağ ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’nu Silivri’de cezaevinde ziyaret etti. Gökçen cezaevi önünde ise açıklamalarda bulundu.
Gökçen, "TELE 1’e kayyum atamak istedikleri için Merdan Yanardağ’ı tutukladılar. Bizler buradan bu vesile ile TELE 2’de görevlerini hala bağımsız, cesaretli bir şekilde ve basın özgürlüğünü savunarak yapan bütün gazetecilerle de dayanışma duygularımızı iletmek istiyoruz... Herkes şunu çok iyi bilsin ki milyonların umudunu bir siyasi partiyi lidersiz bırakarak, bir siyasi partiyi bölmek için yargıyı araç olarak kullanarak, bir siyasi partiyi adaysız bırakmaya çalışarak ortadan kaldıramayacaksınız" dedi.
“TELE 1’DEN RAHATSIZ OLDULAR VE KAYYUM ATAMAK İSTEDİLER”
Gökçen, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Merdan Yanardağ biliyorsunuz siyasi casusluk davasından yargılanıyor. Tamamen absürt bir dava, tamamen kötü niyetle oluşturulmuş bir iddianame. Aslında TELE 1'e el konulabilsin diye tutuklandı ve yedi aydır tutukluluğu devam ediyor. Merdan Yanardağ'a televizyonda 'Neden şu soruyu sordun, neden şu algıyı yaptın' diye sorular yöneltiliyor. Merdan Yanardağ, televizyonda yaptığı yayınlar, yani aslında her zaman yaptığı gazetecilik faaliyetini yerine getirdiği için şimdi siyasi casuslukla suçlanıyor. TELE 1 izleyicilerinin desteğiyle ayakta duran bir kanaldı. Gazeteciler tarafından kurulan, bağımsız bir şekilde haber yapan, gazetecilik faaliyeti yürüten bir kanaldı. Tam da bu yüzden TELE 1’den rahatsız oldular ve kayyım atamak istediler. TELE 1’e kayyum atamak istedikleri için Merdan Yanardağ’ı tutukladılar. Bizler buradan bu vesile ile TELE 2’de görevlerini hala bağımsız, cesaretli bir şekilde ve basın özgürlüğünü savunarak yapan bütün gazetecilerle de dayanışma duygularımızı iletmek istiyoruz."
“İMAMOĞLU’NUN SAVUNMA YAPMASINA İZİN VERİLMEDİ”
Gökçe Gökcen, İBB Davası’nda şimdiye kadar hiçbir siyasi davada görülmeyen bir olay yaşandığını belirterek, "15,5 milyon vatandaşımızın oyuyla cumhurbaşkanı adayımız olan Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmasına izin verilmedi. Sadece Ekrem İmamoğlu’nun değil, avukatlarının da savunma yapmasına izin verilmedi" dedi.
“BÖYLE BİR REZALETİ TÜRKİYE’NİN HİÇBİR SİYASİ DAVASINDA GÖRMEDİK”
Davanın 9 Mart’ta başladığını, Ekrem İmamoğlu'nun, davanın daha başlangıcında "Ben savunma yapmak istiyorum" dediğini aktaran Gökcen, "Mahkeme başkanı ise gerekçesiz bir şekilde 'Hayır, şu sırayla yapılacak en sondan bir önceki sizin savunmanızı dinleyeceğim' demişti. Peki, dört ay boyunca bu duruşmalar devam etti ve bu duruşmaların sonuna gelindiğinde bir tuhaf 9 Temmuz’da duruşmayı bitirmeye yönelik bir ısrar ortaya çıktı. Bu ısrar sorgulatıldığında milletvekillerimizi duruşmanın dışına atmaya karar verdiler. Ekrem İmamoğlu’nu düşünün; 142 eylemden sorumlu tutuluyor kendisi bunlara karşı sadece saatler içerisinde savunma yapması bekleniyor kendisinin ve avukatlarının. 9 Temmuz’da duruşmayı birdenbire bitirme ısrarı sonucunda Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapmak istemesine rağmen hatta 'Bir sonraki celsede daha geniş bir zamanda bu savunmayı yapabilirim' demesine rağmen, susma hakkını kullanmış gibi kayıtlara geçmiş olduğunu gördük. Böyle bir rezaleti Türkiye’de hiçbir siyasi davada görmemiştik” dedi.
"BİR SİYASİ PARTİYİ ADAYSIZ BIRAKMAYA ÇALIŞARAK ORTADAN KALDIRAMAYACAKSINIZ"
Gökçen sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bakın, Ekrem İmamoğlu’nun sesi yasak, görüntüsü yasak, sosyal medyaları yasak. Ekrem İmamoğlu’ndan öyle bir korkuluyor ki Ekrem İmamoğlu’nun savunma yapması da yasak. Böyle bir korku rejiminden bahsediyoruz. Ama hiç kimse kusura bakmasın. Herkes şunu çok iyi bilsin ki milyonların umudunu bir siyasi partiyi lidersiz bırakarak, bir siyasi partiyi bölmek için yargıyı araç olarak kullanarak, bir siyasi partiyi adaysız bırakmaya çalışarak ortadan kaldıramayacaksınız. Çünkü milyonların umudu, Türkiye’nin güzel günlerine, güzel geleceğine dair bir umut ve bu halkın kendi yarattığı bir umut. Halkın kendi yarattığı umudun ne yaparsanız yapın önüne geçemezsiniz, önüne geçemeyeceksiniz”




