Aralarında CHP, DEM Parti ve EMEP milletvekillerinin olduğu 20 milletvekili AB Komisyonu'na yazdıkları mektupla, İzmir Aliağa’daki gemi söküm tesislerine verilen AB onaylarının, fiilen işlemeyen denetim mekanizmaları ve sahadaki ağır çalışma koşullarıyla bağdaşmadığını belirterek, Avrupa Komisyonu’nu kendi mevzuatı olan AB Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğü’nün 23. maddesi çerçevesinde sorumluluk almaya çağırdı.

HANGİ VEKİLLER VAR?

Aralarında CHP milletvekilleri Ali Gökçek, Gökhan Günaydın, Gülizar Biçer Karaca, Kayıhan Pala, Namık Tan, Nurten Yontar, Okan Konuralp, Yunus Emre ve Yüksel Taşkın ile DEM Parti Milletvekilleri Beritan Güneş Altın, Burcugül Çubuk, Çiçek Otlu, İbrahim Akın, Kezban Konukcu, Meral Danış Beştaş, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Semra Çağlar Gökalp, Sevilay Çelenk Özen ile EMEP milletvekilleri İskender Bayhan ile Sevda Karaca'nın imzasıyla AB Komisyonu'na gönderilen mektupta, Aliağa’daki gemi söküm tesislerine verilen mevcut AB onaylarının; Türkiye’deki mevzuat, AB çevre hukuku, işçi sağlığı ve güvenliği standartları ile açık biçimde uyumsuz olduğu vurgulandı.

BELGE VE RAPORLARA DİKKAT ÇEKİLDİ

Mektupta, belgelenmiş işçi ölümleri, bağımsız raporlar ve yıllara yayılan saha verileri ışığında, ilgili mevzuatın fiilen uygulanmadığı; denetimlerin son derece seyrek olduğu ve büyük ölçüde evrak incelemesiyle sınırlı kaldığı; işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin ise pratikte uygulanmadığına dikkat çekildi. Aliağa’daki tesislerin çevre ve işçi sağlığı açısından taşıdığı risklerin yalnızca uluslararası raporlarda değil, Türkiye’deki ilgili bakanlıkların tutum ve uygulamalarında da açıkça görüldüğü ifade edildi. Mektupta, yıllar boyunca Meclis’te yöneltilen yazılı soru önergesinin, sahadaki gerçeklerle ilgisi olmayan, esas sorunları geçiştiren ve etkin denetim eksikliğini perdeleyen yanıtlarla karşılandığını belirtti. Bu durumun, Meclis’in en temel denetim yetkilerinin dahi fiilen işlevsiz hale getirildiğini gösterdiği vurgulandı. İç denetim mekanizmalarının dahi çalışmadığı bir ortamda, uluslararası onayların sürdürülmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

“AB’NİN ONAYLARI İZAH EDİLEMEZ”

Açıklamada, Türkiye’de sorumlu bakanlıkların gemi söküm tesislerinde yerinde denetim yapmadığı, etkili bir gözetim yürütmediği ve açık mevzuat ihlallerine rağmen hiçbir yaptırım uygulamadığı belirtildi. Bugüne kadar Aliağa’daki hiçbir tesisin etkili, orantılı ve caydırıcı bir yaptırıma maruz kalmadığına dikkat çekilerek, bu durumun denetim sisteminin fiilen işlemediğini ortaya koyduğu ifade edildi. Bu koşullar altında AB’nin söz konusu tesislere onay vermeye devam etmesinin izah edilemez olduğuna dikkat çekildi.

Aliağa'da usulsüzlükler silsilesi: Borç gizleme, belediye dışında işçi çalıştırma ve mevzuata aykırı kiralama
Aliağa'da usulsüzlükler silsilesi: Borç gizleme, belediye dışında işçi çalıştırma ve mevzuata aykırı kiralama
İçeriği Görüntüle

“DERHAL KALDIRILMALI”

Mektupta, işçi sağlığı ve güvenliği ile çevre mevzuatına uygun koşullar sağlanana kadar Aliağa’daki tüm gemi geri dönüşüm tesislerine verilen AB onaylarının derhal kaldırılması gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, AB Gemi Geri Dönüşüm Tüzüğü kapsamındaki onay prosedürlerinin yeniden ele alınması gerektiğine dikkati çekildi. Onay süreçlerinin, yalnızca kuru havuz gibi tam kapalı ve endüstriyel platformlara dayalı, çevre ve işçi sağlığı açısından tam güvenlik sağlayan yöntemleri esas alacak şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtildi. Aliağa’daki tesislerde kapsamlı ve bağımsız bir risk değerlendirmesi yapılmadan, tehlikeli çalışma koşulları ortadan kaldırılmadan ve iş cinayetleri ile meslek hastalıklarına yol açan riskler giderilmeden, AB sertifika onaylarının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Kaynak: ANKA