Gizem TABAN/İZ GAZETE- Milyonlarca vatandaşın beklediği Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ile ilgili düzenleme ocak ayı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulacak. Düzenlemeye göre; 8 Eylül 1999 öncesinde sigorta girişi olanlar; erkeklerde 25, kadınlarda 20 yıl sigortalılık süresi ile emekli olacak. Ancak sigorta girişi 8 Eylül 1999 sonrası olanlar bu düzenlemeden yararlanamayacak. Gün, hafta, ay farkı nedeniyle EYT’den yararlanamayan vatandaşlar büyük mağduriyet yaşarken EYT’lilerin maaşına nasıl bir zam yansıyacağı da merak konusu oldu. EYT düzenlemesi ile ilgili tartışmalar sürerken Sosyal Güvenlik (SGK) Uzmanı Dilek Ete, konuya ilişkin soruları yanıtladı. 

manşet ete

‘AYRIM YOK’

Maaş zammı konusunda yaşanan tartışmalar ve merak edilen konulara değinen SGK Uzmanı Dilek Ete, “Aralık ayının enflasyon rakamı, kasım ayı gibi yüzde 3 ya da yüzde 3’e yakın çıkarsa; SKK ve Bağ-Kur’lular yüzde 17.5, emekli sandığı da yüzde 18.5 enflasyon farkı alacak. Bu enflasyon farkı 5510 Sayılı Kanun’da var. Yani bu farkı kanunen vermeleri gerekiyor. Burada önemli olan; enflasyon farkının üstünün verilip verilmeyeceği… Geçtiğimiz temmuz ayında Cumhurbaşkanı, enflasyon farkının üzerinde yüzde 42.35 bir fark verdi. Yeni yıl için de asgari ücrete yüzde 54 oranında bir zam yaptılar. Dolayısıyla önümüzde seçim de olduğu için bir refah payı verilmesini bekliyorum. Çünkü 2011 yılına kadar emeklilere, enflasyon farkı dışında refah payı da veriliyordu. Refah payı en son 2011 yılında verildi, daha sonra verilmedi. Şu konuya da açıklık getirmek lazım; EYT’li emekli diye bir şey yok, bütün emekliler ne zam alacaksa EYT’liler de emekli olduklarında o zammı alacaklar. Öte yandan, 2022 Aralık’a kadar emeklilik dilekçesi verenler 2022 toplamındaki 78.6 oranındaki zammı aldı. 2023’te emekli olanlar; 2022 temmuz ve ocak zamlarını alamayacaklar. Yani EYT’liler dahil, 2023’te emekli olanlar 2022’de emekli olanlardan daha düşük aylık alacaklar. Zaten EYT’nin bu kadar ötelenmesinin altında yatan sebeplerden biri de bu…” diye konuştu. 

‘REFAH PAYI’

“Bizim dikkat etmemiz gereken şey refah payını gündeme taşımak” sözleriyle açıklamalarını sürdüren SGK Uzmanı Ete, “Refah payı çok önemli… İkinci dikkate alacağımız şey ise; SSK ve Bağ-Kur emeklilerine enflasyon farkı sonradan veriliyor. Devlet memurları toplu iş sözleşmesinden dolayı oluşan farkı peşin alıyorlar, kalan fark ise ocak ayında yine memurlara yansıyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri öyle değil. Temmuz ayından bu yana ciddi bir enflasyonla karşı karşıyalar, gelirleri eridi ama bundan doğan farkı peşin almadılar, ocak ayında alacaklar. Benim beklentim; SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 50’ye yakın bir maaş farkı verecekler. En düşük emekli aylığının SSK ve Bağ-Kur’lular için 5 bin 500 lira olmasını bekliyorum” ifadelerini kullandı.  

‘KABUL EDİLEMEZ’

EYT düzenlemesiyle birlikte yaşanan mağduriyetler hakkında değerlendirmelerde bulunan SGK Uzmanı Ete, “Emeklilik tarihi 8 Eylül 1999’dan sonra hem prim günü anlamında arttı hem de kadınlarda 58 erkeklerde 60 yaşa çıktı. Ve 8 Eylül 1999 ile 2008 yılları arasında kadınlar en erken 58 erkekler en erken 60 yaşında emekli olacaklar. Ancak 2000 yılında sigorta girişi olan biri, askerlik borçlanmasıyla tarihi geriye çekip EYT’den yararlanıyor. Yani 2000 yılında askere giden biri şu an 42-43 yaşında emekli olabiliyor. Ama 10 Eylül 1999’da sigorta girişi olan biri şu an emekli olamayacak. Bu da ciddi bir hak kaybı yaratıyor. Neredeyse 15 yıl emekliliğin ötelenmesi kabul edilebilir bir şey değil. Bu tam dava konusu olacak bir şey… Bununla ilgili bir sürü dava olacaktır” dedi.

‘DAVA SÜREÇLERİ ARTACAK’

Söz konusu düzenlemeyle birlikte dava süreçlerinin artacağını belirten Ete, şunları söyledi: “Birkaç dava konusu olacaktır. İşveren tarafından sigorta girişi geç yapılanlar var. Örneğin bir kişi 1998 yılında işe girmiş ancak sigortası aralık 1999’da yapılmış, bu tür durumlarda işverenlere karşı davalar açılacaktır. Bir de emekli olmuş ama yaşı bekleyip emekli olmuşlar var. 8 Eylül 1999 öncesinde işe girişi olup emekli olanlar var. EYT’liler sadece 2 milyon ya da 4 milyon kişi değil, ondan öncesinde de emekli olanlar var. Yaşlarını beklediler, emekli aylıkları bağlandı. Şimdi başkalarına 5-6 yıl önce emeklilik hakkı veren yasa bunlara o hakkı vermedi. Alamadıkları emekli aylıkları ne olacak? Dolayısıyla bu durumda olanlar da dava açabilir. Toplam 11 milyon EYT’li var, bu 11 milyonun 4 buçuk milyonu şu an ki yasayla emekli olacak. Şu an tamamlayan 2 milyon 250 bin kişi, geriye kalan da önümüzdeki yıllar içerisinde prim günlerini tamamlayıp emekli olacak. Ama geriye kalan 7 milyon kişi zaten daha önceden emekli oldu. Bunlar yaşı bekleyip emekli oldu. Bu yasal haktan yararlanmadan, günlerini doldurup, yaşlarını doldurup bir sürü mağduriyet yaşayıp emekli oldular. Almadıkları yılların maaşlarını talep edeceklerdir. Dolayısıyla tüm emeklilik sisteminde 8 Eylül 1999 sonrası iş girişi olanlar için yeni bir düzenleme yapılması gerekiyor. Türkiye’de 60-65 yaş emeklilik kabul edilebilir ve ülkemize uygun bir sistem değil. Yani EYT’den sonra giriş yapanlar için de emeklilik yaşı kadınlarda 50 erkeklerde 55 olmalı…”