İZ GAZETE- Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin katılımıyla düzenlenen toplantıda Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi çarpıcı çıkışlarda bulundu.

Eskinazi, " Ben 69 yaşındayım. 7 yaşından beri iş hayatının içindeyim.  Bugün dördüncü kuşağın yönetim kadrolarında olduğu sektöründe ihracatın yıldızı konumundaki firmaların Yönetim Kurulu Başkanıyım. Hayatım ihracatla geçti. Bugünkü gibi zorlu süreçleri çok az gördüm" diye konuştu.

'BUGÜNKÜ GİBİ ZORLU SÜREÇLERİ ÇOK AZ GÖRDÜM'

Jak Eskinazi yaptığı konuşmada, "Konuşmam için bana ayrılan süre az. Buna karşın ihracatçılarımızın size iletmemizi istediği mesajlar çok.  O nedenle selamlamayı hızlıca geçerek direkt konularıma geçmek istiyorum. İhracatçılarımızın size mesajları çok fazla, Hükümetimizin de biz ihracatçılara yüklediği misyon çok büyük.  Ben 69 yaşındayım. 7 yaşından beri iş hayatının içindeyim.  Bugün dördüncü kuşağın yönetim kadrolarında olduğu sektöründe ihracatın yıldızı konumundaki firmaların Yönetim Kurulu Başkanıyım. Hayatım ihracatla geçti. Bugünkü gibi zorlu süreçleri çok az gördüm.  Türkiye’de, 1980’li yılların başından beri iktidara gelen her hükümet ihracata dayalı büyüme modelini benimsediğini güçlü bir şekilde kamuoyu ile paylaşıyor.  Ancak son zamanlarda ihracata dayalı büyüme için gerekli adımları attığımızı söyleyemediğim için ülkem adına çok üzgünüm.  Bu düşüncelerimi, 2022 yılında 18 milyar 294 milyon dolar ihracat yapan Ege İhracatçı Birlikleri üyesi 7 bin 377 ihracatçımız, En önemlisi 85 milyon Türk insanı adına dillendirmeyi bir sorumluluk olarak görüyorum" dedi.

'EKSİYE DÜŞTÜK'

"Türkiye’ye 2022 yılında 254 milyar dolar döviz kazandıran sayıları 110 bini aşan ihracatçılar olarak Türk halkının bizlerden beklentilerini karşılamak için 7 gün 24 saat çalışıyoruz" ifadelerini kullanan Eskinazi, " 2022 yılında 237 ülke ve gümrüklü bölgeye ihracat yaptık.  2022 yılına girerken 2022 yılını “Altın Yıl” diye tanımlamıştık.  İlk yarısı da çok güzel geçmişti.  2022 yılını üç farklı döneme ayırarak ihracat rakamlarını irdelemek istiyorum.  İhracatçı birliklerimiz tarafından kayda alınan ihracat rakamlarına göre;  2022 yılının Ocak-Haziran döneminde ihracatımız yüzde 20’lik artışla 95,5 milyar dolardan, 114,4 milyar dolara çıkmıştı.  Biz ihracat rekorları kırdığımız o dönemlerde de işlerin iyi gitmediğini, ihracat rakamlarındaki artış hızının 2022 yılının ikinci yarısında düşeceğini, belki ihracatta düşüşlerin yaşanacağını dillendirdik.  Biz ihracatçılar, minimum 2-3 aylık sipariş periyotlarıyla çalıştığımız için 2-3 ay sonrasını net bir şekilde görebiliyoruz. Bu durum bazı sektörlerde çok daha uzun periyotlara ulaşıyor. Tabii ki, biz bu şekilde konuşurken başta karar vericiler ve gazeteci dostlarımız bize inanmadılar, ama kibarlıklarından inanmış gibi yaptılar. 2022 yılının üçüncü çeyreğinde; ihracatımızdaki artış hızı düşmeye başladı.  Temmuz-Ağustos-Eylül aylarında ihracatımızın artış hızı yüzde 6,8’de kaldı. İhracat rakamımız, 51,4 milyar dolardan, sadece 54,9 milyar dolara ilerleyebildi.  2022 yılının son çeyreğinde de daha önceden öngördüğümüz gibi ihracatta eksiye düştük.  2021 yılının son çeyreğinde 59,3 milyar dolar olan ihracatımız, 2022 yılının Ekim-Kasım-Aralık aylarında yüzde 2,3’lük düşüşle 58 milyar dolara geriledi.  2022 yılının ilk yarısındaki ihracat tablosunu Rusya-Ukrayna savaşı ve dünyadaki resesyon beklentilerine rağmen sürdürebilirdik. Neden olmadı derseniz,  Problemleri 3 başlıkta toplamak mümkün. Finansmana erişimde yaşadığımız zorluklar büyük problemlerimizden birisi. Yüksek enflasyon toplumdaki tüm katmanların dengesini bozuyor.  Üçüncü büyük sorunumuz düşük döviz kuru. Tüm dünyadan ayrıştığımız ekonomik modelimiz bu üç sorunu daha da büyütmüş olabilir. Tüm dünyanın görüşlerine itibar ettiği iktisatçımızın bu yönde tespitleri var. Yine pek çok iktisatçımız, döviz kurunu baskılayarak enflasyonu düşürmenin mümkün olmadığını dillendiriyorlar" ifadelerini kullandı.

'HEPİMİZ KAYBEDİYORUZ'

Eskinazi konuşmasının devamında, "Biz ihracatçılarda, bu döviz kuruyla rekabetçi olamayacağımızı her fırsatta dile getirmeye devam ediyoruz.  Anlayacağınız mevcut döviz kuru enflasyonla mücadelede size bir başarı kazandırmazken, bizlerin de rekabetçiliğinin önünde büyük bir set oluşturuyor.  Özetle, hepimiz kaybediyoruz. İhracatçılar olarak, döviz kurlarının mevcut durumu bizlere acı veriyor. İhracatı kösteklerken, ithalatı artırıyor. Bizler her acıya dayanırız.  Bu tabloyu tersine çevirebiliriz.  Türkiye’nin potansiyeli buna olanak tanıyor.  Öncelikle biraz önce saydığım üç soruna acil çözüm geliştirmeliyiz.  Yüksek enflasyonla sorunlarımıza şifa bulamayız. Enflasyonun olduğu bir ülkede gelir dağılımı yoktur, alım gücü yoktur. İşsizlik, geçim sıkıntısı, fakirleşme ve kıtlık vardır.  Bırakın ekonomik istikrarı, siyasi istikrar da yoktur. Enflasyon rakamlarının düşmesi için dünyada başarıya ulaşmış modelleri kullanabiliriz.   Enflasyonu kontrol altına alana kadar çare olarak enflasyon muhasebesinin hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz.  İhracatçılarımızın finansmana erişimlerindeki sorunlar giderilmeli. İş dünyasının finansmana erişiminde finansman gider kısıtlamasının kaldırılması gerektiğini düşünüyoruz. Dünya konjonktüründe negatiflikler yaşanıyor. İhracatımızın devamlılığı için ithalatta yapma zorunluluğumuz var. Tüketim malları ithalatı üzerinden alınan Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) dışında üretmek ve ihracat yapmak için yapılan ithalatta bazı mallarda KKDF’yi geçtiğimiz süreçte sıfırlamıştınız. Vadeli ithalatta ve şirketlerin yurtdışından bulduğu kredilerde de KKDF’nin sıfırlanması gerektiğine inanıyoruz.  Enerji piyasalarında yaşanan gelişmeler sonrasında bazı ülkeler bize göre çok daha uygun fiyatlara enerjiye erişebiliyorlar.  Bizim mevcut enerji maliyetleriyle rakiplerimizle rekabet etme şansımız yok" dedi.

'TEK BAŞINA ALINACAK KARARLAR DEĞİL'

"Bunlarla ilgili tedbirlerin alınması gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuşan Eskinazi, " Ancak bu bireylerin ya da şirketlerin tek başına alabilecekleri kararlar değil.  Hükümetimizden kendi programlarında bunları değiştirecek önlemleri almalarını bekliyoruz.  6 Ocak’ta sizinle Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde yaptığımız toplantıda bizlere dillendirdiğiniz ve sonrasında katıldığınız TV programlarında ifade ettiğiniz gibi ihracatta rekabetçiliğimizin sürdürülebilirliği ve artması, ithalatın azalması ve işsizliğin önüne geçmek için TL’nin değerinin düşmesi gerekiyor.  Sizinle aynı dili konuşuyoruz. Aramızdaki tek fark, TL’nin piyasada gerçek değerini bulması için siz Hükümet olarak bizden çok daha fazla aksiyon alabilecek konumdasınız.  Biz ihracatçılar ise bu konuda sizin atacağınız adımlara muhtacız. Siz Türk Lirası’nın nominal değerine kavuşması için gerekli adımları attığınız takdirde biz ihracatçılar 2023 yılı için ihracatımızı Orta Vadeli İstikrar Programındaki hedefler doğrultusunda artırma sözünü şimdiden verebiliyoruz.  Daha önce yaşanmış bir olay, durum ya da olgunun tekrar yaşanabileceğini ifade eden “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü bugün bizler için çok daha büyük anlamlar barındırıyor. Bugün 24 Ocak 2023. Başka bir ifadeyle 24 Ocak 1980 tarihinde hayatımıza, 24 Ocak kararları olarak giren ekonomi paketinin 43. Yıldönümü.  24 Ocak kararlarının en önemli maddelerinden birisi Türk Lirası’na yüzde 32,7 oranında devalüasyon yapılmasıydı.  Günümüzde 18,80 TL civarında olan dolar kuru yüzde 32,7 arttığı takdirde 25 TL seviyesine gelecek. Bu da Türk ihracatçımızın rekabetçiliğine olumlu katkı sağlayacaktır. Bugünkü buluşmamızın bir milat olmasını diliyor, Türk ekonomisinin önünü açacak yeni bir 24 Ocak kararlarının hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz." dedi.

'KAYBETMEK BİR GÜNDE OLUYOR'

Eskinazi son olarak şu ifadeleri kullandı:

"Sözlerime son verirken altını çizerek belirtmek isterim ki; “İhracat pazarları bugünden yarına kazanılmıyor. İhracat sabır istiyor, emek istiyor. İhracatta bugün ekersiniz, birkaç yıl sonra ektiğiniz meyveleri toplamaya başlarsınız. Pazarları kazanmak uzun zaman alırken, kaybetmek bir günde oluyor. Günümüzde Türk ihracatçısı olarak bugün pazarlarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Bizim elimizden tutun bu ihraç pazarlarımızı kaybetmeyelim. Siz, bizim yolumuzdaki taşları temizleyin, biz ihracatçılar olarak Cumhuriyetimizin Birinci Yüzyılında olduğu gibi, İkinci Yüzyılında da ülkemiz için üretmeye, istihdam sağlamaya, ihracat yapmaya, ülkemizi büyütmeye ve en önemlisi 85 milyon insanımız için sosyal barışa katkı vermeye devam edelim.” Bugün dillendirdiğim taleplerimiz yerine getirildiği takdirde 2023 yılını “Kayıp Yıl” olmaktan kurtarabiliriz. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa bizim kendimizin yapacaklarıyla 2023 yılını kurtarmamız, İhracat Ailemizi eksiksiz 2024 yılına taşımamız mümkün olmaz" dedi.