Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Bilecik’te yurttaşlarla bir araya gelerek açıklamalarda bulundu. Baş, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye ziyareti, iktidarın uygulamaları ve yargı süreçleri hakkında konuştu. Baş, Trump ile ilgili kritik açıklamalarda bulunurken, siyasi operasyonlara ve tutuklamalara ilişkin de, Türkiye'de hukuk, siyasetin basit bir sopasına dönmüş durumda… O yüzden arkadaşlar, bundan sonra Türkiye'de yargı, adalet, hukuk, bunları boş verin” ifadelerini kulandı.
“SARAY NE TALİMAT VERİRSE MAHKEMELER O KARARLARI ALIYOR”
Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını ve siyasi iktidarın boyunduruğu altında olduğunu vurgulayan Baş, Erdoğan- Trump görüşmesine ilişkin, “Bugün de diyor ki, Türkiye'de hukuk, siyasetin basit bir sopasına dönmüş durumda. Saray ne talimat verirse mahkemeler o kararları alıyor. Ben de bunu biliyorum ve bu arkadaşımın bu tavrını destekliyorum, diyor. Yani ben Selahattin'in de, Ekrem'in de, Can'ın da, bütün siyasetçilerin de, belediye başkanlarının da tutuklanmasının siyasi kararlar olduğunu biliyorum ve ben bunların arkasındayım, diye çok açık bir mesaj verdi aslında anlayana. O yüzden arkadaşlar, bundan sonra Türkiye'de yargı, adalet, hukuk, bunları boş verin.”
“BEN BU KADAR AŞAĞILANMIŞ VE ONURSUZLAŞMIŞ BİR ŞEY DAHA GÖRMEDİM”
NATO zirvesi kapsamında Türkiye’ye gelen ABD Başkanı Trump ile ilgili şunları kaydetti: “Geçen hafta Trump geldi. Bakın arkadaşlar, yemin ediyorum, hayatta bu kadar utandığım başka bir şey hatırlamıyorum. Bilmiyorum televizyon izliyor musunuz, ben mecburum, dönüp bakmak zorunda kalıyorum. Yani affedersiniz, Trump'ın helasının haberini yaptılar. Ben hayatımda bu kadar aşağılanmış, bu kadar onursuzlaşmış bir şey görmedim. Adam geliyor diye Ankara'da yoksulların yaşadığı yerlerin önüne billboardlar koydular, yoksulluk gözükmesin diye. Vatandaşı sokağa çıkartmadılar arkadaşlar. İnsanlara dediler ki, ‘İzinlisiniz, evden dışarı çıkmayın.’
“BANA DOSTUM DESE KİMSENİN SURATINA BAKAMAM”
“Yani kim bu Trump? Katil, haydut” diyerek çıkışta bulunan Baş, “Doğrudan işgal emrini vermiş, Netanyahu'nun sırtını sıvazlamış, binlerce masum insanın ölümüne neden olmuş. Kendi ülkesinde seçim kaybettiğinde darbe girişiminde bulunmuş, hepimizin gözleri önünde. Tayyip Erdoğan'a ‘dostum’ dedi diye yandaş medya bayram ilan ediyor. Arkadaşlar, bana ‘dostum’ dese, yemin ederim hiçbirinizin suratına bakamam. Acaba ben ne yaptım, nasıl bir utanmazlık yaptım diye” dedi.
“BRUNSON KONUSUNU BUGÜNE MESAJ VERMEK İÇİN HATIRLATTI”
Trump’ın ziyaret sırasında Rahip Andrew Brunson’ın serbest bırakılmasını yeniden gündeme getirdiğini belirten Baş, şöyle devam etti: “Şimdi bence bu o kadar önemli bir şey ki arkadaşlar. Orada dikkat etmeniz gereken şey ne biliyor musunuz? Adam geldi, 10 yıl önceki Rahip Brunson meselesini hatırlattı. Dedi ki, ‘Hatırlıyor musun?’ Bakın, Tayyip Erdoğan o zaman çıkmamış mıydı; ‘Ver papazı, al papazı.’ Yani, ‘Sen Fethullah'ı vermezsen ben de sana bunu vermem’ demişti. Bir de demişti ki, ‘Bu can bu bedende durduğu sürece hiçbirisi o papazı buradan çıkartamaz.’
Sonra Amerika Birleşik Devletleri iki üç hamle yaptı, o adam çıktı ve soluğu Amerika'da aldı. O zaman da Trump teşekkür etmişti. Şimdi bakın, aradan 10 yıl geçmiş. Kimse bu konuyu konuşmuyorken Trump tekrar bu konuyu gündeme getirdi ve dedi ki, ‘Sağ olsun, bizim bir ricamız üzerine Brunson'u serbest bıraktılar, bize iade ettiler.’ Şimdi niye? Ne demek istedi biliyor musunuz? Bugün yaptığı hukuksuzlukların da arkasındayım, demek istiyor. Oradaki mesaj o. Oradaki mesaj 10 yıl öncesini anlatmıyor.”





