CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir liseye yapılan silahlı saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaya, Bakan Tekin’e istifa çağrısında bulunarak, “Artık bir saniye bile o koltukta oturmamalı” dedi.

"SORUMLU MİLLİ EĞİTİM BAKANI"

Saldırı haberinin ardından CHP'nin Turgutlu'ya heyet görevlendirdiğini anlatan Kaya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun süreci yakından takip ettiğini söyledi. Sorumlu olarak saldırıyı gerçekleştiren çocuğu görmediklerini söyleyen Kaya, "Sorumlu soruna çözüm üretemeyen Milli Eğitim Bakanı'dır. Artık bir saniye bile o koltukta oturmamalıdır" ifadelerini kullandı.

“DÜN OKUL GÜVENLİĞİ TOPLANTSI GERÇEKLEŞTİ”

Kaya, İçişleri Bakanlığı ile MEB arasında dün okul güvenliği protokolü imzalandığını hatırlatarak şunları söyledi:

"Bugün burada bir eğitimci, bir öğretmen olarak ve yıllarca eğitim emekçilerinin mücadelesinin içinde bulunmuş birisi olarak soruyorum: Çocuklarımızın can güvenliğini nasıl sağlayacağız? Dün, 21 Eylül’de Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 81 ilin valilerinin katıldığı bir 'Okul Güvenliği Toplantısı' gerçekleştirdi. Yedi bakanlığın taraf olduğu protokol imzalandı. Okullardaki kameralar, X-ray cihazları, el dedektörleri, polis görevlendirmeleri, 31 bin bahçe görevlisi konuşuldu. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bütün bunları anlatırken PISA sonuçlarından ve Türkiye’nin eğitimdeki başarısından da söz etti”

CHP’de YDK kararını verdi: Mezitli Belediye Başkanı ihraç edildi
CHP’de YDK kararını verdi: Mezitli Belediye Başkanı ihraç edildi
İçeriği Görüntüle

“24 SAAT BİLE GEÇMEDEN BUGÜN OKUL ÖNÜNDE SİLAHLAR KONUŞTU”

“Aradan daha 24 saat bile geçmeden bugün, Manisa Turgutlu’da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin önünde silahlar konuştu. Son gelen bilgilere göre 11 öğrencimiz yaralandı, iki öğrencimizin entübe edildiği bildiriliyor. Yaralanan bütün öğrencilerimize acil şifalar diliyorum. Entübe edilen çocuklarımızdan gelecek güzel haberleri bekliyoruz. Ailelerine sabır ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Okulumuzun öğretmenlerine, yöneticilerine, öğrencilerine ve bütün eğitim camiamıza geçmiş olsun diyorum”

"BİR EĞİTİM SİSTEMİNİN İLK BAŞARI ÖLÇÜTÜ, ÇOCUĞUN YAŞAM HAKKINI VE GÜVENLİĞİNİ KORUYABİLMESİDİR"

"Bir okul güvenliği toplantısında PISA başarısını anlatmanın zamanı nedir? Önce o çocukları sağ salim okula götürüp, sağ salim evlerine dönmelerini sağlayalım. Bugün önümüzde duran soru budur. Çocuklarımız okul kapısında silah sesleriyle karşılaşıyorsa hiçbir başarı tablosu bu gerçeğin üzerini örtemez. Bir eğitim sisteminin ilk başarı ölçütü, çocuğun yaşam hakkını ve güvenliğini koruyabilmesidir.

“SALDIRIYA KADAR HANGİ İŞARETLER GÖZDEN KAÇIRILDI?”

“Turgutlu'daki saldırının bütün yönleriyle aydınlatılmasını istiyoruz. Bu saldırıyla ilgili çok ciddi soruların yanıtlanması gerekiyor: Saldırıyı gerçekleştiren kişi kimdir? 2011 doğumlu, daha 15 yaşında 9'uncu sınıfa başlamış bir öğrenci bu silahı nasıl ve nereden temin etmiştir? Neden bir okulun önünü hedef almıştır? Saldırıya gelinceye kadar hangi işaretler gözden kaçırılmıştır?”

“DAHA KAÇ ÇOCUĞUMUZUN YAŞAMINI KAYBETMESİ GEREKİYOR?”

“Bu videoda o çocuğun elindeki tüfek görünüyor mu? Okulun kamerasından tespit edilmedi mi bu? Hani güvenlik görevlisi? Hani okulun kamerasını gözetleyen kişi? Saldırı gerçekleşmeden önce silahlı çocuk tespit edilmiş, saldırıyı gerçekleştirmiş, elini kolunu sallayarak gitmiş. 2 saat sonra yakalanıyor. Nerede bu güvenlik? Nerede polis, bekçi, okul idaresi? Hiç mi vicadanınız yok? Çocukların, okulun ve çevrenin güvenliğine ilişkin daha önce herhangi bir ihbar ya da risk tespiti yapılmış mıdır? Bütün bunlar hiç zaman kaybedilmeden araştırılmalı; adli ve idari soruşturma bütün yönleriyle yürütülmeli ve sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Ancak mesele bundan ibaret değildir. Kahramanmaraş’ta yaşadık. Şanlıurfa’da yaşadık. Şimdi Turgutlu’da yaşıyoruz. Daha kaç çocuğumuzun yaralanması, daha kaç çocuğumuzun yaşamını kaybetmesi gerekiyor?"

"GÜVENLİ OKUL; ÇOCUĞUNU TANIYAN, DAVRANIŞINDAKİ DEĞİŞİKLİĞİ FARK EDEN OKULDUR"

Okullarda bilgi, rehberlik, danışmanlık ve dayanışmanın önemine dikkati çeken Kaya, şunları kaydetti:

"Okulun kapısına güvenlik yığarak sorunu çözemezsiniz. Elbette okul çevresinde gerekli güvenlik önlemleri alınacaktır. Elbette suçun ve silahın okul kapısına ulaşmasına izin verilmeyecektir. Ancak çocukların etrafına yalnızca polis, kamera, X-ray cihazı ve güvenlik görevlisinden oluşan bir duvar örerek bu sorunu çözemezsiniz. Biz çocuğun etrafına silah duvarı değil; bilgi, rehberlik, danışmanlık ve dayanışma duvarı örmek zorundayız. Çünkü güvenli okul, kapısında en fazla silahlı görevlinin bulunduğu okul değildir. Güvenli okul; çocuğunu tanıyan, dinleyen, davranışındaki değişikliği fark eden, sorun büyümeden müdahale eden okuldur. Çocuğun öğretmeni olacak. Rehber öğretmeni olacak. Psikolojik danışmanı olacak. Sosyal hizmet uzmanı olacak. Sağlık görevlisi olacak. Ailesi okulun gerçek bir katılımcısı olacak. Çocuk kendisini yalnız hissetmeyecek."

"GÜVENLİK; EĞİTİM POLİTİKASIDIR. GÜVENLİK; ÇOCUK POLİTİKASIDIR"

Kaya, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"Her 50 öğrenciye bir rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendirilmelidir. Binlerce öğrencisi bulunan okullara birkaç rehber öğretmen vererek çocuklarımızın psikolojik, sosyal ve gelişimsel sorunlarını takip edemezsiniz. Her okulda en az bir sosyal hizmet uzmanı bulunmalıdır. Okul ile aile arasındaki sosyal sorunları izleyecek, risk altındaki çocukları belirleyecek ve gerektiğinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla doğrudan koordinasyon kuracak bir sistem kurulmalıdır. Her okulda en az bir sağlık görevlisi bulunmalıdır. Binlerce çocuğun saatlerce bulunduğu bir eğitim kurumunda sağlık personelinin bulunması lüks değildir; zorunluluktur. Okul-aile-rehberlik-sosyal hizmet sistemi ana sınıfından itibaren kurulmalıdır. Sorun ortaya çıktıktan sonra çocuğun peşinden koşmak yerine, sorunu daha ortaya çıkmadan fark eden koruyucu ve önleyici bir sistem oluşturmalıyız. Okul güvenliği yalnızca polisiye bir başlık olmaktan çıkarılmalıdır. Güvenlik; eğitim politikasıdır. Güvenlik; sosyal politikadır. Güvenlik; sağlık politikasıdır. Güvenlik; çocuk politikasıdır.

"ÇOCUĞUN YAŞADIĞI UMUTSUZLUĞU X-RAY CİHAZIYLA GÖREMEZSİNİZ"

Bir başka gerçeği de görmezden gelemeyiz. Çocuklarımız ve gençlerimiz yoksullukla, umutsuzlukla, gelecek kaygısıyla, akran zorbalığıyla, uyuşturucuyla, sanal kumarla ve ekran bağımlılığıyla karşı karşıya. Bunların hiçbirini okul kapısına bir X-ray cihazı koyarak çözemezsiniz. Çocuğun çantasını kontrol edebilirsiniz. Ama çocuğun yaşadığı umutsuzluğu X-ray cihazıyla göremezsiniz. İşte bunun için öğretmenle, aileyle ve çocukla birlikte çalışan güçlü bir kamusal sisteme ihtiyaç vardır.

"EĞİTİMCİ DEĞİLSİN BİLİYORUM AMA EĞİTİMCİNİN ÇIĞLIĞINI DUY"

Bizim güvenli okul anlayışımız budur. Sizin güvenli okul anlayışınız belinde silah olan polisi, güvenlik görevlisini okul bahçesine yığmak. X-ray cihazına çantayı aramak. Beynini neyle arayacaksın? X-ray cihazı mı çıktı beyindeki düşünceyi okuyan? Bunu ancak rehber öğretmenle, psikolojik danışmanla, sosyal hizmet uzmanıyla çözersin. Bu siyasi bir çığlık değil bu bir eğitimcinin feryadıdır. Öğrencisini kaybetme korkusu yaşayan bir öğretmenin çığlığıdır.

Biz çocukların etrafına yüksek duvarlar örülmesini değil, güçlü bir kamusal destek ağı kurulmasını istiyoruz. Bizim Kamusal Eğitim Cumhuriyeti anlayışımızda hiçbir çocuk yalnız bırakılmayacak. Hiçbir öğretmen çaresiz bırakılmayacak. Hiçbir aile, çocuğunun sorunuyla tek başına mücadele etmek zorunda bırakılmayacak.

"ÇÖZÜM ÖĞRENCİNİN ETRAFINA GÜVENLİK DUVARI ÖRMEK DEĞİLDİR"

Gerçeği görün Sayın Bakan. PISA puanlarını, sınav sonuçlarını, akademik başarıyı konuşacağız. Ama önce çocuklarımızın yaşam hakkını konuşacağız. Önce çocuklarımızın sabah evinden çıkıp okuluna güvenle gidebilmesini ve akşam sağ salim ailesine dönebilmesini sağlayacağız. Çünkü bir eğitim sisteminin en temel başarı ölçütü budur. Türkiye’nin çocuklarına yalnızca güvenlik görevlisi değil, güvenli bir gelecek borcu vardır. Çözüm öğrencinin etrafına güvenlik duvarı örmek değildir. Çözüm; öğrencinin etrafına bilgiyle, eğitimle, rehberlikle, psikolojik danışmanlıkla, sosyal hizmetle ve sağlık hizmetiyle güçlü bir koruma duvarı örmektir. Başka çocuklarımız yaralanmadan, başka ailelerin ocağına ateş düşmeden bunu yapmak zorundayız. Çünkü çocuklarımızı yalnızca kurşunlardan değil, geleceksizlikten de korumak zorundayız."

Kaynak: ANKA