Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, TBMM’de yaptığı basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TİP Genel Başkanı Baş, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporuna ilişkin şunları kaydetti:

"Komisyon süreci, barışın anlamına ve önemine uygun bir süreç olarak işlememiştir. Açık söyleyeyim; komisyon çalışmaları sırasında bir komisyon çalışmasının şartları bile yerine gelmemiştir. Bu kadar önemli, tarihi bir konu üzerine kurulan bu komisyonda usul tartışmaları bizim açımızdan son derece önemli. 100 yılı aşkın Meclis tarihinde bir komisyon raporunda şerh yazılmasına izin verilmeyen tek örnekle karşı karşıyayız. Kamuoyunda pek çok siyasi partinin şerh düştüğü bilgisi var. Ama rapora bakıyorsunuz, henüz rapor hazırlanmadan önce siyasi partilerin verdiği raporların linkleri konulmuş. Ama şerhler yok. Açığı kapatmak için de son toplantının tam tutanağını basmışlar. Olmayan usuller icat ediyorlar. Çünkü meselenin gerçekten toplumsal düzeyde tartışılmasını, gerçekten çözülmesini isteyen bir tavırla karşı karşıya değiliz. Bu rapor da bunun işareti. Bu özeni ve bu ciddiyeti göremediğimizi kayıtlara geçiriyorum.

"BAHÇELİ HER HAFTA KÜRSÜDE MANİLER OKUYOR"

Süreç boyunca hiçbir yasal düzenlemeye ihtiyaç duymadan atılması zorunlu olan kimi adımlar var. Bu iktidar, sürekli muhalefete baskı politikaları uygulayan, haksız tutuklamalar yapan, siyasi operasyonları sürdüren bir iktidar. Bütün bu komisyon çalışmaları döneminde bunlar devam etti. Bu ülkede yaşayan neredeyse herkes artık AYM ve AİHM kararlarının uygulanması için bir yasal değişiklik gerekmediğini, bunun uygulanmasının değil, uygulanmamasının suç olduğunu, anayasaya aykırı olduğunu biliyor. Ama Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Tayfun Kahraman, Can Atalay, Osman Kavala haksız şekilde cezaevinde tutulmaya devam ediyor. Kayyum atanan belediyeler gerçeği halen önümüzde. Bunlar yetmiyormuş gibi Akın Gürlek, bütün bu siyasi operasyonların koçbaşı Adalet Bakanı yapılıyor. Gerçekten şaşkınlıkla izliyoruz. Bahçeli her hafta ‘Ahmet’ler makama, Demirtaş yuvasına’ diye maniler okuyor kürsüde. Ama birileri bunun hayata geçmesine mani oluyor.

Bu rapor diyor ki, 'AYM ve AİHM kararları uygulansın.' Belli ki iddia ettikleri şey -ben inanmıyorum- 'Anayasa'daki hükmü uygulamayan birtakım görevliler var, birileri bunu engelliyor' diye söylüyor bu rapor. 'Buna izin verilmeyecek, bunlar uygulanacak' diyor."

“AYM KARARINI YERİNE GETİRMESİNİ ENGELLEYEN GÜÇ KİM?"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslenen Baş, AYM kararlarını yerine getirmesi gerektiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

"AYM, Hatay Milletvekilimiz Can Atalay ile ilgili Yargıtay kararının okunması işleminin Anayasa'ya aykırı olduğunu, yok hükmünde olduğunu TBMM’ye bildirmiştir. Bu durumda, bu raporun altında imzası olan Numan Kurtulmuş’un yapması gereken son derece basit bir görev vardır. AYM’nin, Numan Kurtulmuş’un masasının üzerinde duran kararının gereği yerine getirmelidir. Can Atalay’ın derhal bir imza ile AYM kararının yanına Numan Kurtulmuş imza atacak, genel sekreterliğe gönderecek ve 'Can Atalay’ın milletvekilliğine kaydını yapın' diyecek. Bu yapılmadan biz bu süreci, bu raporu anlamlandırmakta zorluk çekiyoruz. Bütün siyasi tutsaklar için de aynı talebi ifade ediyorum. Numan Kurtulmuş’un, AYM kararını yerine getirmesini engelleyen güç kimdir?

7 ay önce evlenmişti: Mehmet Ali Erbil 6. kez boşandı!
7 ay önce evlenmişti: Mehmet Ali Erbil 6. kez boşandı!
İçeriği Görüntüle

“HAYIR OYU KAYITLARA GEÇSİN”

Bu rapora 'evet' oyu vermek bu raporun altına imza atmaktır. Biz bu raporun, bizim 'evet' diyebileceğimiz bir metin olmadığını söylüyoruz. Biz, komisyona, barışa katkı sunmak amacıyla, barışa olan ihtiyacın ve özlemin yansıması olarak gerçekleri ortaya koymak için, adaletin sağlanmasına emek vermek için biz bu komisyona girdik. Bugün verdiğimiz 'hayır' oyu da kayıtlara ve tutanaklara geçsin. Biz, gerçek bir barıştan ve gerçek bir çözümden yanayız."

Kaynak: ANKA