Emine Ülker Tarhan, uzun süren sessizliğinin ardından yeniden CHP saflarına katıldı. TBMM’deki grup toplantısına katılan Tarhan, partililerin yoğun alkışları eşliğinde Genel Başkan Özgür Özel tarafından kürsüye davet edildi. Tarhan’a CHP rozetini Özgür Özel taktı.

Son yıllarda siyasetten uzaklaşan Emine Ülker Tarhan, milletvekili olduğu dönemde önceki dönem CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirileri ile hatırlanıyor. Tarhan bir dönem Anadolu Partisi’ni kurmuş fakat uzun ömürlü bir siyaset yapamamıştı.

Kürsüde konuşan Özel, “Sevgili Muharrem İnce’nin katkılarıyla, benim kendisini baba ocağına davet etmemle birlikte, baba ocağına geri dönüyor. Hoş geldiniz sayın Başkanım” dedi.

"ÇAĞIRDINIZ GELDİM, EYVALLAH"

Tarhan ise yaptığı açıklamada şunları söyledi:

CHP’li isimden Zeydan Karalar sorusu: Göreve neden iade edilmiyor
CHP’li isimden Zeydan Karalar sorusu: Göreve neden iade edilmiyor
İçeriği Görüntüle

Zaman geçti, gençler büyüdü, biz yaşlandık. Neyse ki yaşananların ağırlığı karşısında öfkelenebilmeyi kaybetmedik. Cevaplarını bildiğimiz ama bünyemizin kaldırmadığı bir sürü soru var. Savaşta ilk gerçekler ölür derler yalan söylemişler ilk çocuklar öldü. Tüm bu küçücük okullu kızların ölümlerinin yettiğine birileri karar verinceye kadar daha kaç çocuk ölecek bilmiyoruz. Kadınların bombalarla özgürleştirilemeyeceklerini, petrolü çalabileceklerini ama halkın sesini çalamayacaklarını, fakirlikten üretilmiş bu pespaye ve kötüye kullanılmış zenginlikten ne zaman vazgeçeceklerini bilmiyoruz. Bilmem kaçıncı demokratik haçlı seferinden ne zaman vazgeçeceklerini bilmiyoruz. Her ülkeye bir başkan atayıp o ülkeyi 'iyi halli mahkumlarla' dolu bir büyük cezaevine dönüştürme hayallerinden ne zaman vazgeçecekler bilmiyoruz. En önemlisi bu savaş bittiğinde bize karaborsa barışı kaç paraya satacaklar onu da bilmiyoruz.

Ama şunu biliyoruz; hayat sürprizlerle doludur. Kendini ruhani polis şefi zanneden o despotlar için bile. Tarih bazen yıkıcıdır çünkü boyun eğmeyenler tarihi değiştirebilirler. Tarihin tekerrürüne karşı duranlara omuz atmak değil omuz vermek gerektiğini de biliyoruz. Çünkü er ya da geç kurutulmuş bu toprakların yeniden yeşertilmesi gerekeceğine inanıyoruz. Sabahın yeli hepimizin yüzünü okşayan bu dehşetli güzel ülkede ateşi ve ihaneti gördük. Hatta ellerin taşı bize hiç değmezdi ama biliyorsunuz ki o tek bir gül incitebilirdi bizi. Burada doğmuş olmanın onurunu ve acısını yaşamak ama birlikte yaşamak buna evet diyorum. Bir bilinci yok etmenin en iyi yolu başkalarının hafızasıyla hatırlamaya zorlamak ve unutturmakmış. Hafızamızın silinmesine ve unutmaya 'hayır' diyorum. Çağırdınız ve geldim, eyvallah.”

Muhabir: EYLÜL EMEK KILINÇ