Emek Partisi (EMEP) Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik ‘mutlak butlan’ kararına sert tepki gösterdi. Yayınlanan açıklamada, mutlak butlan kararına karşı demokrasi, özgürlük, seçme ve seçilme hakkı için mücadele etme çağrısı yapıldı.
“DEMOKRASİ TASFİYE EDİLİYOR”
Olağan bir seçimi kazanma ihtimali kalmayan iktidarın en temel demokratik hakları topyekun tasfiye etmeyi amaçladığını vurgulayan açıklamada, “Olası tepkilerin önüne geçmek için mutlak butlan kararının Kurban Bayramı’nı kapsayan tatil sürecinin hemen öncesine denk getirilmesi, dini bayramların bile iktidarın ayak oyunları için istismar edilmesi çaresizliğinin göstergesidir” denildi.
“BU KARANLIĞI DAĞITALIM”
EMEP’in açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:
“Ankara Bölge Adliye Mahkemesi CHP yönetimi hakkında “mutlak butlan” kararı verdi. Bu karar; parti içi tartışma ya da hukuk meselesi değildir, saray rejiminin faşizmin inşası yolunda attığı yeni bir adım, zor yoluyla CHP yönetimini değiştirme hamlesidir.
Olağan bir seçimi kazanma ihtimalinin kalmadığını düşünen iktidar için bu karar; seçme-seçilme hakkından siyasi partiler yasasına en temel demokratik hakların topyekun tasfiye edilmesinin adımıdır.
Olası tepkilerin önüne geçmek için “mutlak butlan” kararının Kurban Bayramı’nı kapsayan tatil sürecinin hemen öncesine denk getirilmesi, dini bayramların bile iktidarın ayak oyunları için istismar edilmesi çaresizliğinin göstergesidir!
Bugün CHP’ye yönelik gerçekleştirilen bu siyasi müdahale; yarın grev hakkına, sendikal örgütlenmeye, işçi direnişlerine ve ekmek kavgasına yönelik saldırıların daha da büyütülmesinin habercisidir.
Bu karanlığı dağıtalım!
Bugün işçilerin grevleri “milli güvenlik” bahanesiyle yasaklanıyorsa, patronların kârı için işçilerin toplu sözleşme hakkı gasp ediliyorsa, her yıl binlerce işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitiriyorsa nedeni açıktır; saray rejiminin sermaye düzenini ve iktidarını korumak adına baskıyı büyütmesi içindir. İktidarını sürdürebilmek için mevcut anayasa kararlarını bile dinlemeyen, kendi kanunlarını, yargı düzenini bile tanımayan bir rejimin başka yolu yoktur.
Çünkü halk desteği zayıflayan, meşruiyetini yitiren, çözülen ve yargı-devlet üzerindeki hakimiyeti dışında elinde bir şey kalmayan bir iktidar bu saldırılara bağımlıdır. Bu yüzden muhalefeti parçalamak, toplumu korkuyla teslim almak, yargıyı sopa gibi kullanmak ve faşist bir rejim inşa etmek istiyorlar.
Bu ülkenin işçileri susarsa; yarın yalnızca siyasi partiler değil, sendikalar da fiilen kapatılacak, grev hakkı tamamen ortadan kaldırılacak, fabrikalarda, OSB’lerde, depolarda, hastanelerde kölelik düzeni derinleşecek.
Bu düzeni değiştirecek olan; işçi ve emekçilerin örgütlü mücadelesidir!
Bu karanlığı dağıtacak olan; halkın birleşik mücadelesidir!
Saray rejiminin darbelerine, baskı politikalarına, faşist rejim inşasına karşı işyerlerinde, okullarda, mahallelerde ve her alanda birleşelim, örgütlenelim, mücadele edelim!”




