TÜM Emeklilerin Sendikası’nın (TÜM Emeklilerin-Sen) ülke genelinde eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği basın açıklamalarının İzmir durağı Konak oldu.
Konak YKM önünde toplanan emekliler, SGK binası önüne kortej halinde yürüdü. Yürüyüş boyunca “Sefalete teslim olmayacağız”, “Saraya değil emekliye bütçe” ve “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.
SGK binası önünde yapılan basın açıklamasını TÜM Emeklilerin-Sen Karşıyaka Şube Başkanı ve Platform Sözcüsü Ertunç Akpınar okudu. Açıklamada, emeklilerin açlık sınırının altında kalan maaşlarla yaşamaya zorlandığına dikkat çekildi.
Akpınar, emekliliğin onurlu bir yaşam dönemi olmaktan çıkarıldığını belirterek, milyonlarca emeklinin yoksulluk, borç ve barınma kriziyle karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Mart 2025 itibarıyla 16,8 milyonu aşkın emekli ve hak sahibinin 4,5 milyonunun 16 bin 881 TL’lik aylıkla geçinmeye çalıştığını söyledi.
Basın açıklamasında, resmi enflasyon verilerinin hayat pahalılığını yansıtmadığı, emeklilere yapılması planlanan zam oranlarının yoksulluğu derinleştirdiği vurgulandı. Emeklilerin sadaka değil, gasp edilen haklarını istediği belirtildi.

“KAMU KAYNAKLARI AZINLIĞA AKTARILDI”
Ülke genelinde yapılan ortak açıklamada şu ifadeler dikkat çekti:
“Türkiye'de emeklilik, iktidarın bilinçli tercihiyle onurlu ve güvenceli bir yaşam hakkı olmaktan çıkarılmış; sefalete mahkûmiyetin adı haline getirilmiştir.
Milyonlarca emekli bugün yoksullukla, borçla ve barınma kriziyle boğuşuyorsa bunun nedeni ekonomik zorunluluklar değil; tek adam rejimi ve neoliberal yağma politikalarıdır.
Bu ülkede emeklilik artık bir huzur ve güvence dönemi değil, açlıkla ölmemek mücadelesidir. Yıllarca çalışmış, üretmiş, bu ülkenin tüm değerlerini yaratmış emekçiler; bugün bilinçli bir sınıf politikasıyla açlığa itilmiştir.
Tek adam rejimi altında uygulanan neoliberal ekonomi programı; sosyal devleti tasfiye etmiş, kamusal kaynakları sermayeye ve ayrıcalıklı bir azınlığa aktarmış, emeklileri ise cezalandırılması gereken bir "yük" olarak görmüştür. Bu bir yönetim hatası değil, bilinçli bir tercihtir.”




