Eğitim Sen, "2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl raporu" hazırladı. 15 günlük ara tatil öncesi yayımlanan raporda eğitim sistemindeki devasa sorunlara dikkat çekildi. Raporda, yüz binlerce öğretmenin atama beklediği, okullarda temizlik sorunun çözülmediği, okuldan kopuş, çocuk işçiliği artarken özel okulların ve Diyanetin eğitimdeki payını büyüttüğüne dikkat çekildi.

Raporda, eğitimin kamusal bir hak olmaktan çıkarılarak piyasa ve siyasal tercihler doğrultusunda şekillendirildiği vurgulandı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) örgün eğitim istatistiklerine de yer verilen raporda, okulöncesinde özel sektörün payının büyüdüğüne dikkat çekildi. Rapora göre özel öğretimin payı bir yılda yüzde 36’dan yüzde 41’e fırladı.

DİN ÖĞRETİMİNE AYRILAN BÜTÇE 90 MİLYARI GEÇTİ

Raporda son 1 yılda bin 775 devlet okulunun kapandığı veya dönüştürüldüğü ama aynı dönemde 348 yeni özel okulun açıldığına işaret edilerek “Devlet eğitimdeki kamusal varlığını azaltıyor” denildi. Okul öncesi eğitimde devlet okullarının oranı yüzde 64 olan payı yüzde 59’a düşerken özel öğretimin okul öncesi eğitimdeki payının yüzde 36’dan yüzde 41’e çıktığı belirtildi. Kamunun çekildiği alanı ise özellerin yanı sıra Diyanet İşleri Başkanlığı doldurdu.

Diyanete ait 4-6 yaş grubu çocuklara yönelik dini eğitim veren fiili ‘sıbyan mektepleri’nin oluşturduğu kurumların sayısı 5 bin 306’dan 6 bin 459’a çıktı. Bu kurumlarda eğitim alan çocukların sayısı bir önceki yıla göre yüzde 33 artarak 122 bin 506’dan 163 bin 26’ya yükseldi. Öte yandan, 2020’de Din Öğretimi Genel Müdürlüğüne ayrılan bütçe 2020’de 10 milyar iken bu rakam 2025’te 90 milyarı geçti.

Raporda, ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesi kapsamında okullara “manevi danışman” görevlendirmelerinin okullarda dinselleşmenin derinleştirildiği belirtildi. Diyanet ve dini vakıf-derneklerle yapılan protokollerin laik eğitimi hedef aldığı ifade edilen raporda Ordu’da 336 din görevlisinin okullara atandığı anımsatıldı. Raporda, laiklik ilkesinin ihlal edildiği, bu uygulamalara derhal son verilmesi çağrısı yapıldı. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne ayrılan bütçenin yıllar içinde katlanarak arttığına dikkat çekildi.

ÇOCUKLAR MESEM’DE ÖLDÜLER

Eğitim Sen, Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) uygulamasının çocuk işçiliğini “beceri eğitimi” adı altında meşrulaştırdığına da dikkat çekti. Raporda, MESEM’lerin yoksul öğrenciler ve aileleri için bir “zorunlu tercih” olarak dayatıldığına dikkat çekilirken bu uygulama ile 12 yıllık zorunlu eğitim süresinin fiilen 8 yıla düşürüldüğüne dikkat çekildi. MESEM’lere kayıtlı en az 17 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği anımsatılan raporda son 10 yılda çırak ve stajyerlerin toplam sigortalılar içindeki oranının yüzde 4’ten yüzde 10’a çıktığı ifade edildi.

Rapora göre Türkiye’de yaklaşık 2,3 milyon çocuk işçi bulunurken yalnızca son 12 yılda en az 770 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Çocuk yoksulluğunun ülkedeki en büyük sorunlardan biri olduğu vurgulanan raporda, 611 bin 612 çocuğun okul dışında kaldığı vurgulandı. Rapora göre bu çocukların yaklaşık yarısı kız çocukları oldu.

5 MİLYON ÇOCUK YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA

Raporda çocuk yoksulluğunun eğitim hakkını doğrudan etkilediği belirtilirken, Türkiye’de 5 milyondan fazla çocuğun yoksulluk sınırının altında yaşadığı, çok sayıda öğrencinin okula aç gittiği ifade edildi. Raporda yetersiz beslenen çocukların devamsızlık oranın yüzde 15 arttığı, mezuniyet oranının yüzde 25 düştüğü ve zihinsel gelişiminin 20 puan azaldığı vurgulandı.

Raporda okullarda bir öğün ücretsiz yemek talebinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.

Raporda, 6 Şubat depremlerinde en çok yıkımın yaşandığı Maraş, Adıyaman, Hatay, Malatya ve Osmaniye gibi illerde pek çok okulun hâlâ konteyner sınıflarda ya da hasarlı binalarda eğitim verdiği vurgulandı.

Aynı zamanda Türkiye genelinde 60 bini aşkın devlet okulunda yalnızca 49 bin 578 kadrolu temizlik personelinin görev yaptığına dikkat çekilen raporda, birçok okulda tek bir temizlik görevlisinin dahi bulunmadığı kaydedildi. Bu durumun çocukların sağlığını tehdit ettiği vurgulandı.

Erdoğan'dan Mansur Yavaş ve Özgür Özel'e: Şıracının şahidi bozacı
Erdoğan'dan Mansur Yavaş ve Özgür Özel'e: Şıracının şahidi bozacı
İçeriği Görüntüle

Muhabir: ALEYNA ARSLANBAŞ