Mesut Süre şikayet etmiş: Taciz ifşalarını paylaşan Tuluğ Özlü ifade verdi!
Mesut Süre şikayet etmiş: Taciz ifşalarını paylaşan Tuluğ Özlü ifade verdi!
İçeriği Görüntüle

Eğitim-İş’in yayınladığı 2025–2026 eğitim öğretim yılı birinci dönem sonu değerlendirme raporunda ‘mesleki eğitim’ adı altında sermayeye ucuz işgücü sağlandığı belirtildi. Çocuk emeği, mesleki eğitim politikaları ve eğitimden kopuşun 2025–2026 döneminde eğitimin en ağır yapısal sorunlarından biri haline geldiğini vurgulayan raporda, “MESEM’ler, MEB tarafından “eğitim” olarak sunulsa da fiiliyatta yaklaşık 559 bin çocuğun haftanın büyük bölümünü işletmelerde geçirdiği, ucuz ve güvencesiz çocuk emeği mekanizmalarına dönüşmüştür.

“EGİTİM HAKKI FEDA EDİLİYOR”

MESEM kapsamında çalışırken 17 çocuğun yaşamını yitirmesi bu sistemin açık bir çocuk işçiliği düzeni olduğunu ortaya koymuştur. Buna rağmen MEB’in sorumluluk almak yerine sistemi savunması, çocukların eğitim hakkının bilinçli biçimde feda edildiğini göstermektedir” denildi.

“ANAYASA İLE ÇELİŞİYOR”

Zorunlu eğitim çağındaki çocukları hedefleyen mesleki ortaokul uygulamalarının çocuk emeğini daha da erken yaşlara çektiğini vurgulayan raporda, “Zorunlu eğitim, eleme ve yönlendirme değil; tüm çocukların eşit, bütüncül ve kamusal bir eğitim sürecinden geçmesini güvence altına almak zorundadır. Mesleki yönlendirme adı altında çocukların eğitimden koparılması, anayasal eğitim hakkıyla açıkça çelişmektedir” ifadeleri kullanıldı.

“YOKSUL KIZ ÇOCUKLARI EĞİTİMDEN KOPACAK!”

Zorunlu eğitim süresinin kısaltılmasına yönelik tartışmaların eğitimden kopuşu, çocuk işçiliğini, erken yaşta evlilikleri ve çocuk yoksulluğunu derinleştirecek son derece tehlikeli bir yönelimi temsil ettiğini belirten rapor, “Hâlihazırda yaklaşık 1,5 milyon çocuğun örgün eğitim dışında olduğu bir tabloda, zorunlu eğitimin daraltılması özellikle yoksul ve kız çocuklarını okuldan erken koparacak; kuşaklar arası yoksulluğu yeniden üretecektir.

“ZORUNLU EĞİTİMDEN VAZGEÇİLEMEZ!”

Zorunlu eğitim, yalnızca akademik bir süreç değil; çocukları yoksulluk, sömürü ve istismardan koruyan en güçlü kamusal mekanizmadır. Çözüm, bu süreyi kısaltmak değil; çocukların okulda kalmasını sağlayacak sosyal destekleri güçlendirmek ve kamusal, nitelikli eğitimi yaygınlaştırmaktır. Zorunlu eğitim, çocukların değil; devletin vazgeçemeyeceği temel bir sorumluluktur” denildi.

Muhabir: ALEYNA ARSLANBAŞ