İzmir’de 2018 yılında şüpheli şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık dosyasında yıllar sonra dikkat çeken gelişmeler yaşandı. Narlıdere’deki bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan 26 yaşındaki Büyükışık’ın ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 kişiden 5’i tutuklandı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen soruşturmada “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “yalan tanıklık” suçlamaları üzerinde duruluyor. Dosya, Cumhuriyet Başsavcısı koordinasyonunda oluşturulan 4 kişilik özel ekip tarafından yeniden incelenirken, olayla ilgili kapsamlı teknik ve kriminal değerlendirmeler yapıldı.
ANKA'nın haberine göre; Soruşturma kapsamında 26 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube ekiplerinin 21 Mayıs’ta düzenlediği operasyonlarda, aralarında inşaat şirketi yetkilileri, çalışanlar ve bazı emniyet personellerinin de bulunduğu 23 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait dijital materyallere de incelenmek üzere el konuldu. Yurt dışında oldukları belirlenen 3 kişi hakkında ise adli sürecin sürdüğü öğrenildi.
5 KİŞİ TUTUKLANDI
Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden projede görev yapan gece bekçileri H.K., H.A., T.Ç., A.G. ile operatör B.Ç. tutuklandı. Diğer 18 şüpheli ise tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
NELER OLMUŞTU?
Dosya, Türkiye gündeminde yıllardır “şüpheli ölüm” tartışmalarıyla öne çıkıyordu. Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu olan Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018’de evinin yakınındaki şantiyede ölü bulunmuş, olay ilk etapta “yüksekten düşme” ve “intihar” şüphesiyle değerlendirilmişti. Ancak aile, başından itibaren olayın cinayet olduğunu savunmuştu.
Soruşturmanın yeniden açılmasıyla birlikte elde edilen yeni bilirkişi raporları ve teknik incelemelerde, Dorukhan Büyükışık’ın ölümünün yüksekten düşmeye bağlı olmayabileceğine ilişkin bulgular ortaya çıktı. İddianamede, Büyükışık’ın sırt bölgesine sert bir cisimle vurulduğu, ardından cesedinin bulunduğu noktaya taşınmış olabileceği yönünde değerlendirmelere yer verildi.
Dosyada ayrıca olay günü güvenlik kameralarına ilişkin önemli ihmaller ve çelişkiler bulunduğu iddiaları da gündeme geldi. Bazı polis memurları hakkında, kamera kayıtlarının eksik incelendiği ve delillerin gerektiği şekilde toplanmadığı gerekçesiyle “görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla dava açıldığı belirtildi.
Baba Ethem Büyükışık ise yıllardır yürüttüğü hukuk mücadelesinde oğlunun ölümünün üzerinin örtülmeye çalışıldığını savunuyor. Büyükışık, mahkeme süreçlerinde yaptığı açıklamalarda, olay yerindeki ilk incelemelerde dahi “yüksekten düşme bulgularının” net olmadığını öne sürmüştü.




