Doruk Madencilik'te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler ücret ve tazminatlarının ödenmediğini açıklayarak 13 Nisan'da Eskişehir'deki maden önünden Ankara'ya yürüyüşe başladı. 9 günde başkente ulaşan işçiler, Kurtuluş Parkı'nda açlık grevine başladı.
Açlık grevinin 9. gününde işçiler, sendika, işveren ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri görüşme gerçekleştirerek işçilerin haklarının ödenmesi konusunda anlaştı. Çoğu işçinin maaşı hesaplarına yatırılırken Bakanlık, kalan ödemelerin 15 günde yatırılması sürecinde garantörlük yapacak. Haklarını kazanan işçiler, Kurtuluş Parkı'ndaki açlık grevini 9. günde sevinçle sonlandırdı.
"BAŞARAN AKSU, ERKAN BAŞ, MEHMET TÜRKMEN...ANAMIZ AMELE SINIFIDIR"
İz Gazete İmtiyaz Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, direnişin sembolleşen isimlerinden Başaran Aksu, Erkan Baş, İrfan Değirmenci ve benzer bir mücadele yürütürken tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'i tek tek saydı; birleşik bir mücadele yaratmanın önemini vurguladı.
Ümit Kartal, "Uzun zaman sonra ilk defa direnenler kazandı. Mücadele kitlelerin mücadelesi. Kitleler mücadele edip kitleler sahiplenmeyince hiçbir mücadele başarılı olamaz. Ama kitlelerin mücadelesini bilen, bireysel olandan arınmış bireyler de kuşkusuz çok önemli." dedi.
Direniş sırasında gözaltına alınan Bağımsız Maden-İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu'nun emeğinin altını çizen Kartal, "Yıllar sonra ilk defa bir işçi sınıfı mücadelesini ülke sathında gündem edip, zaferle sonuçlandırmayı başaran Baraşan Aksu‘yu pamuklara sarmamız lazım." dedi.

TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve PM üyesi İrfan Değirmenci'nin alanda işçilerle açlık grevine girmesini hatırlatan Kartal, "TİP örgütleri ile ismi görünür olmayan devrimci örgütlerin tamamının kıymetini bilmemiz lazım." sözleriyle zafere ancak birliktelikle ulaşılacağını vurguladı.

"TÜRKMEN'E SES YÜKSELTMEZSEK İLERLEYEMEYİZ"
Kartal, Gaziantep'te ücretlerini almak için direnişe geçen Sırma Halı işçilerini ziyaretinde yaptığı konuşma nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla 17 Mart'tan beri tutuklu bulunan ve siyasi yasak istenen Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen'i de hatırlattı.
Kartal, "Aynı oranda; Antep işçi sınıfının korkusuz lideri Mehmet Türkmen‘in devrimci sendikal faaliyetler nedeniyle hala tutuklu olmasına karşı ses yükseltmezsek ilerleyemeyiz." ifadelerini kullandı.

"BİRLEŞİRSEK GERÇEK MUHALEFET ÖRGÜTLERİZ"
Kartal, paylaşımını "Tüm bu mücadeleleri birleştirebilirsek gerçek bir muhalefeti örgütleyeceğiz. Bunu başarabildiğimiz oranda zafere yaklaşacağız. 'Anamız amele sınıfı, yurdumuz bütün cihandır bizim'" ifadeleriyle noktaladı.

TÜRKMEN NASIL TUTUKLANMIŞTI?
Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren, AKP'ye yakınlığıyla bilinen Hanifi Şireci’ye ait Sırma Halı Fabrikası'nda işçiler aylarca ücretini alamamıştı. 9 Mart'ta işçiler iş bırakma eylemine geçmiş, 23 Mart günü de Balıklı Meydanı’nda basın açıklaması yapmıştı. Türkmen eylemde yaptığı konuşma sonrası evine Jandarma tarafından düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, 16 Mart'ta "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Türkmen basın açıklamasında şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bu ülkeyi, bu kenti yönetenlerin ve onlarla iş birliği yapan patronların ramazan başından beri hayırseverlikleri ile övünüyorlar. Ülkeyi yönetenler her gün yoksulların yer sofralarında oturma pozu veriyorlar. Onları Sırma Halı işçilerinin sofralarına çağırıyoruz. O sofralara oturanlar işçiyi kuru ekmeğe muhtaç edenlerdir. İşçiler aylardır maaşlarını düzenli alamıyorlar. Fazlasını değil sadece maaşının zamanında yatırılmasını istiyorlar. Karşılığında tehdit mesajları alıyorlar. İşçiler bir gün fatura ödemese üstüne faiz geliyor ama işçiye geç ödenen para aynı para. Bu ülkeyi var edenler, sırtında taşıyanlar fabrikalarda çalışan işçiler.
Haksızlığa karşı sesini duyurmak için toplanıyor ama etrafında yüzlerce polis oluyor. Neden işçiler basın açıklaması, yürüyüş yapmak istediğinde önüne bu kadar polis diziliyor? Barikatları işçilere değil patronlara kurun. Bu öfke birikiyor. Bu adaletsizliğe her gün yenilerini ekleyerek işçilerin yüreğinde öfke ve isyan biriktiriyorsunuz. Yapmayın, altında kalırsınız!
İşçinin mesai ve zam farklarını bir an önce ödeyin. İşçileri tehdit etmekten vazgeçin. İşçileri insan yerine koymayı öğrenin.”




