TEKSİF Genel Başkan Danışmanı Makum Alagöz, İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal’ın sunduğu KAYIT programında Digel Tekstil işçilerinin 473 gündür süren direnişini anlattı.

Alagöz, sürecin 17 Ocak 2025’te işçilere dayatılan düşük zam oranıyla başladığını belirterek, “Digel Tekstil’de işçilere mevcut iktidarın Mehmet Şimşek politikaları doğrultusunda yüzde 30’luk bir zam dayatıldı. İşçiler bunu sefalet ücreti olarak gördü ve kabul etmedi. Aynı gün TEKSİF Sendikası olarak çoğunluğu sağlayıp yetki başvurumuzu yaptık” dedi.

İşletmenin Almanya merkezli olduğunu ve Türkiye’de satışının bulunmadığını belirten Alagöz, Almanya’daki fabrikanın sendikalı olmasına rağmen Türkiye’de sendikal faaliyetlere baskıyla yaklaşıldığını söyledi.

“15 İŞÇİ TAZMİNATSIZ ŞEKİLDE İŞTEN ÇIKARILDI”

Yetki sürecinin ardından işverenin sendikal örgütlenmeye müdahale ettiğini ifade eden Alagöz, ilk etapta 15 işçinin haksız şekilde işten çıkarıldığını belirtti.

Alagöz, “İşçiler sefalet ücretine karşı çıktığı gün biz içeride yaklaşık 100 işçiyle komiteler kurduk. Ancak toplantılar ilerledikçe işçilerin yalnızca ücret değil, temel haklarla ilgili dahi soru sormadığını fark ettik. Sonrasında gördük ki mesele yalnızca ekonomik değil, insan onuruna ve özellikle kadın onuruna aykırı bir çalışma düzeni” diye konuştu.

“HAMİLE KADINLARDAN ULTRASON GÖRÜNTÜSÜ İSTENDİ”

Programda fabrikadaki çalışma koşullarına ilişkin çarpıcı iddialar da gündeme geldi. Alagöz, kadın işçilerin sistematik baskıya maruz bırakıldığını savundu.

Alagöz, “Bir kadın hamile kaldığında yasal izinlerini kullanabilmesi için işyeri hekiminin yanı sıra erkek yöneticilere ultrason görüntüsü göstermek zorunda bırakılıyor” diyen Alagöz, “Kadın işçilere ‘bebeğin keseye düşüp düşmediğine bakacağız, ona göre haklarını kullanacaksın’ deniliyor” ifadelerini kullandı.

Bakan Çiftçi: Yeni nesil suç örgütlerinin ahlakları yok
Bakan Çiftçi: Yeni nesil suç örgütlerinin ahlakları yok
İçeriği Görüntüle

“TUVALETE GİTMEK BİLE BASKI KONUSU OLDU”

İşçilerin temel ihtiyaçlarının dahi denetim altına alındığını öne süren Alagöz, “İnsanlar mesai başlamadan 45 dakika önce fabrikaya getiriliyor. Yemek molaları dahil toplam 4,5 saat boyunca tuvalete gitmeleri engelleniyor. Ayda iki kez yöneticiler tarafından bu konuda baskı kuruluyor” dedi.

Fabrika çalışanlarının büyük bölümünün kadın olduğunu belirten Alagöz, kadın işçilerin sağlık sorunları nedeniyle dahi tuvalete gitmekte tereddüt ettiğini söyledi.

“KADIN İŞÇİLERE YÖNELİK TACİZ İDDİALARINI BELGELEDİK”

Programda kadın işçilere yönelik taciz ve mobbing iddiaları da gündeme geldi. Alagöz, sendikanın bu konuda yaklaşık 20 kadın işçinin beyanını dosyaladığını söyledi.

Alagöz, “Bir yönetici kadın işçiye ‘Sen böyle giyinirsen erkekleri tutamam’ diyebiliyor. Başka bir yönetici rapor alan kadın işçiye ‘İstersen sana masaj yapabilirim’ diyebiliyor. Mesaiye kalmak istemeyen bir kadına ‘yat masaya burada yaparız’ gibi ifadeler kullanılıyor” dedi.

Kadın işçilere yönelik aşağılayıcı ve cinsiyetçi söylemlerin sistematik hale geldiğini savunan Alagöz, “Bu sadece ekonomik bir mücadele değil. Digel işçileri insan onuruna ve kadın onuruna yakışır çalışma koşulları için mücadele ediyor” ifadelerini kullandı.

“YARGITAY TEKSİF YETKİLİDİR DEDİ”

Sendikal yetki sürecinin de uzun süre yargıya taşındığını anlatan Alagöz, işverenin süreci uzatmak için Ankara’da dava açtığını söyledi.

Yaklaşık bir yılı aşan hukuki sürecin ardından Yargıtay’ın 30 Nisan’da karar verdiğini belirten Alagöz, “Yargıtay TEKSİF Sendikası yetkilidir dedi. Digel işçileri bu yüzden 1 Mayıs’ı çifte bayram olarak kutladı” diye konuştu.

İşten çıkarılan işçilerle ilgili mahkemelerin “sendikal nedenle fesih” kararı verdiğini aktaran Alagöz, işçilerin sendikal tazminat haklarının da bulunduğunu söyledi.

YAYININ TAMAMI İÇİN TIKLA:

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN