Mustafa Yıldırımtürk, 1970–1990 yıllarını kapsayan anılarını ve mücadelesini anlattığı anı kitabı, "İzler, Fırtınalı Yıllardan Anılar 1970-1990" ile İzmirli okurla buluşacak.
Gençliğini devrimci mücadeleye adamış Yıldırımtürk, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idam edilişinin 54. yıl dönümünde İzmirlilere tanıklıklarını anlatacak.

"Denizlerin İzinden: 68'den Bugüne" panelinde Yıldırımtürk'e gazeteci-yazar Nuray Sancar eşlik edecek.
Uzun yıllardır Evrensel Gazetesi bünyesinde köşe yazarlığı yapan Sancar, güncel siyaset, dış politika, emek gündemi ve toplumsal meseleler üzerine düzenli yazılar kaleme alıyor. Kültürel Çalışmalar: Kültür, Kimlik, İdeoloji, Emek, Kültür ve Değişim ve makale ve inceleme derlemeleri olan Edebiyattan Siyasete kitaplarının da yazarı olan Sancar, kapatılana kadar Türkiye'nin uzun soluklu kültür-sanat yayınlarından biri olan Evrensel Kültür dergisinin Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğünü yürüttü.
Yıldırımtürk ve Sancar'ın söyleşisi 18 Mayıs saat 18.30'da Karşıyaka'da Bülent Ecevit Çarşı Kültür Merkezi'nde düzenlenecek. Yıldırımtürk, "İzlerine" atacağı imzaları İzmirlilerle paylaşacak.

METRİS'TEN KAÇAN 29 KİŞİDEN BİRİ
Yıldırımtürk, Karslı Azeri bir genç olarak devrimci mücadeleyle erken yaşta tanıştı. Halkın Kurtuluşu hareketi kurucularının mücadelesinin çeşitli kesitlerine, Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan'ın son sekiz aylık dönemlerine tanıklık etme imkanı bulan Yıldırımtürk, 1988'de Metris Cezaevi'nde tünel yoluyla gerçekleştirilen büyük firara katıldı.

Yıldırımtürk, Halkın Kurtuluşu gazetesi yazıişleri müdürü olarak tutuklandığı TDKP davasından toplam 370 yıl ceza aldı.
“Fırtınalı Yıllar” olarak anlattığı Kor Kitap'tan çıkan "İzler, Fırtınalı Yıllardan Anılar 1970-1990" kitabında da kendisinin, Denizler'in ve süregelen siyasi hayatı anlattı. Siyasi tarihe damga vuran devrimci hareketlerin kitleyle bağının ele aldığı kitabı Kars'tan Ankara'ya tanıklıklarıyla besledi.
Kitap, dönemin siyasi birikiminin bugünkü mücadeleye akıtılacağı nadir eserlerden. Kendi deyimiyle Denizler'in mücadelesinin "İzleri" bugüne ışık tutuyor:
“Bugünün gençleri veya gelecek kuşaklar geçmişin tarihini anlamazlarsa kendi dönemlerine dair olayları tam olarak doğru değerlendirip sağlıklı öngörülerde bulunamazlar. Zamanlarını anlamaları ve ne yapmaları gerektiği konusunda doğru çıkarımlarda bulunabilmeleri için bugüne gelinen süreci iyi anlamaları zorunludur. Bilinmelidir ki yoldaşlarımızın yüreklerinde çelik iradeleri vardı. Denizlerle ilgili onlarca kitap yazıldı. Kimi doğru kimi yanlış; türlü türlü şeyler yazıldı. Deniz, hayatı boyunca neşe dolu, etrafına neşe saçan, hep şen şakrak bir karakterdi. Onu sadece iki kez üzgün gördüm; biri Kızıldere’den sonra. Bir diğeri ise aman dilenmesineydi. Bir gün cezaevine gidince, Hüseyin bana ‘Teoriye (lakap) söyle bizim oradaki sorumlumuz odur, bize diz çökmek yakışmaz’ dedi"





