DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, 1938’de Erzincan’da 97 yurttaşın öldürülmesi olayı ile yüzleşme ve hakikatin ortaya çıkarılması amacıyla yasa teklifi hazırladı.
“97 ALEVİ-KÜRT YURTTAŞ KATLEDİLDİ”
Kordu, TBMM Başkanlığı’na sunduğu yasa teklifinde, 8 Ağustos 1938 tarihinde, Dersim Tertelesi sürecinde yürütülen askeri operasyonların devamı niteliğinde, Erzincan'ın Kılıçkaya (Surbahan) köyü ile çevresindeki yerleşimlerden toplanan yaklaşık 97 Kürt Alevi yurttaşın, herhangi bir yargı süreci işletilmeksizin Erzincan ile Ovacık sınırında bulunan yaklaşık 3.200 metre rakımlı Zini Gediği mevkiine götürülerek topluca katledildiğini hatırlattı.
2011 YILINDA AİHM'E TAŞINDI
Kordu, daha sonra Batı illerinde zorunlu iskana tabi tutulan ailelerin 1950’li yıllarda yaptıkları tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını, 2011 yılında da konunun AİHM’e taşındığını hatırlattı. BirGün'ün haberine göre, mağdur ailelerin, resmî başvurularından sonuç alamamaları üzerine, katliamın hafızasını yaşatmak amacıyla kendi imkânlarıyla iki ayrı anma ve hafıza mekânı oluşturduğunu bildiren Kordu, şunları kaydetti:
“HAKİKAT ORTAYA ÇIKARILMALI”
“Bunlardan ilki tahrip edilmiştir ve sorumlular bulunamamıştır. 'Ateş Çemberi' olarak isimlendirilen ikincisi de bulunduğu yerden atılmıştır. Zini Gediği Katliamı, hakikatin ortaya çıkarılması ve toplumsal hafızanın korunması bakımından halen güncelliğini koruyan bir yüzleşme meselesidir. Her yıl düzenlenen anma etkinlikleri, yakınlarını kaybeden ailelerin hafızayı yaşatma ve adalet talebini sürdürme iradesinin bir göstergesidir. Tanıkların büyük ölçüde yaşamını yitirmiş olmasına rağmen, mağdur ailelerin ve sonraki kuşakların, yakınlarının akıbetinin açıklanması ve inançları doğrultusunda defin haklarının sağlanmasına yönelik talepleri devam etmektedir.
“TOPLUMSAL BARIŞ İÇİN HAYATİ ÖNEMDE”
Bu kanun teklifi, geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlallerinin inkâr edilmesini önlemek, toplumsal hafızayı güçlendirmek, mağdurların onurunu iade etmek ve demokrasi ile hukuk devleti ilkelerini pekiştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Kürt Kızılbaş halkının maruz kaldığı bu büyük kırımın hatırlanması ve gelecek kuşaklara aktarılması; toplumsal hafızanın korunması, eşit yurttaşlık anlayışının güçlenmesi ve kalıcı bir toplumsal barışın sağlanması açısından hayati önemdedir.”





