Mahkemenin ara kararını açıkladığı ‘Kooperatif Davası’nın yankıları sürüyor. Duruşma sonrasında Sözcü TV’ye açıklamalarda bulunan Tunç Soyer’in kızı ve avukatı Defne Soyer, yeni dosyalar açılarak tutukluluk halinin devamına karar verildiğini belirtti.

“MÜDAHİLLİK TALEBİNİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin davaya müdahil olma talebini eleştiren Soyer, “İzmir Büyükşehir Belediyesi 13 Ekim'de, Büyükşehir Belediyesi bir belge sundu dosyaya ve dedi ki; 'Burada benim bir zararım yoktur' dedi. Bütün kurumun, bütün birimleri buna tek tek teyitleyerek 'bizim bir zararımız yoktur' dedi. Şimdi ne oldu ne değişti de müdahil olmak istediler? Bunu anlamak mümkün değil” ifadelerini kullandı.

“TUNÇ SOYER’İN ALEYHİNE TEK BİR DELİL YOK”

Tunç Soyer’in aleyhine tek bir delil bulunmadığının altını çizen Defne Soyer, “Bu dosyada tutuksuz yargılanıyordu. İkinci tutuklulukla ilgili 18 Kasım'da duruşması olacak. Yine Şakran Cezaevi'nde olacağız. Üçüncü, yani yedeğin yedeği dediğimiz dosyada da 4 Aralık'a duruşma günü verildi. Bu iki tutuklu olduğu dosyadan da derhal tahliyesini talep ediyoruz” diye konuştu.

“ADLİ KONTROLÜN KALDIRILMASI GEREKİYORDU”

Defne Soyer’in açıklamaları şöyle:

“Aslında aynı konudan iki kez daha tutuklandığı için zaten tutuklu bulunuyordu. O yüzden adli kontrolün kaldırılması gerekirdi. Bu dosyaların hepsi aynı konulardan açıldığı için aslında yeni bir şey söylemiyoruz biz hiçbirinde. Her seferinde aynı şeyleri tekrar ediyoruz ama yargı süreçleri uzatılarak, yeni dosyalar açılarak tutukluluk halinin devamına karar veriliyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi 'kamu zararı yoktur' diye bir belge vermişti. Burada zaten kamu zararı olarak bahsedilen şey, gecekonduda yaşayan hak sahiplerine ödenen kira yardımıydı. Ve bu ayrı bir meclis kararıyla alınan yardımlardı bunlar. Ve bu meclis kararları bütün partilerin; AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, bütün partilerin oy birliğiyle alınan kararla bu vatandaşlara veriliyordu. Şimdi bu sanki bir zararmış gibi değerlendirilen bir dosyaya İzmir Büyükşehir Belediyesi hala bu kira yardımlarını yaparken dahil olmak istemesi ve üstelik bundan 13 Ekim'de, Büyükşehir Belediyesi bir belge sundu dosyaya ve dedi ki; 'Burada benim bir zararım yoktur' dedi. Bütün kurumun, bütün birimleri buna tek tek teyitleyerek 'bizim bir zararımız yoktur' dedi. Şimdi ne oldu ne değişti de müdahil olmak istediler? Bunu anlamak mümkün değil.

Bir dosya tarihleriyle ilgili bir son bilgilendirme vermek isterim. Tunç Soyer'in ikinci tutukluluğu, yani bu dosyada tutuksuz yargılanıyordu. İkinci tutukluluk 18 Kasım'da duruşması olacak. Yine Şakran Cezaevi'nde olacağız. Üçüncü, yani yedeğin yedeği dediğimiz dosyada da 4 Aralık'a duruşma günü verildi. Bu iki tutuklu olduğu dosyadan da derhal tahliyesini talep ediyoruz.

Kalacak yeri olmadığı için cezaevine girmek istedi: Erdoğan'a hakaretten tutuklandı
Kalacak yeri olmadığı için cezaevine girmek istedi: Erdoğan'a hakaretten tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Cemil Tugay göreve geldikten sonra ve bir yıl durduktan sonra aynı sözleşmeler aynı kooperatiflerle tekrar imzalanıyor. Madem ki tadil edilerek tekrar imzalanacaktı, aslında o sözleşmeler, inşaatlar durdurulmadan da devam ettirilebilirdi. Burada inşaatların bir yıl durmuş olması ve kooperatif üyelerinin belirsizlikte bırakılması aslında bütün süreçlerin başlamasına sebep oluyor. Çünkü şu çok net, yani Tunç Soyer'in görev süresi bittikten bir yıl sonra ilk şikayetler yapılıyor.

Bu maalesef aslında bu dahil çok daha fazla da anlatabilirim ama burada aslında kimin ne dahli olursa olsun Tunç Soyer'in masumiyeti ve suçsuzluğu çok net. Kim ne söylerse söylesin, ne yaparsa yapsın bu delil değişmiyor, değişmeyecek. Zaten aksini gösterir de tek delil sunulmuyor.”

Kaynak: HABER MERKEZİ