Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in kızı ve avukatı Defne Soyer, Tunç Soyer’in tutuklanma gerekçesi olan kooperatif davasına ilişkin yeni bilgiler aktardı.
Defne Soyer, AKP ve MHP üyelerinin şikayetiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022 yılında açılan soruşturma dosyasını örnek gösterdi. Aynı konu üzerine açılan soruşturmada, Başsavcılığın süreçle ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair hükmünü açıkladı.

Defne Soyer’in yaptığı açıklama şu şekilde:
Hukuken mümkün olmamasına rağmen Tunç Soyer aynı konudan üç kez tutuklandı. Konu; kentsel dönüşüm ve kooperatifçilik modeli. İzmir Büyükşehir Belediyesi kentsel dönüşüm alanlarını İZBETON’a devrediyor, İZBETON da inşaat yapımı kapsamında kooperatiflerle sözleşmeler imzalıyor. Biz 3 dosyada da bu modelin hukuka uygun olduğunu ve bu modeli desteklemenin suç teşkil etmeyeceğini anlatıyoruz. Bu durum zaten ilk dosyada anlaşıldı ve kendisi tahliye oldu. Zaten iddianamede kişisel menfaat temin etmediği yazıyordu, MASAK raporuyla da bu tekrar kanıtlandı.
Şimdi önümüzde aynı konuyu konuşacağımız iki dosya daha var. Biliyorum absürt ve anlaması güç bir süreç ama yaşadığımız şey bu. Öğreniyoruz ki aslında zaten bu konu 8 Aralık 2022 tarihinde bizzat İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturulmuş. AKP ve MHP meclis üyelerinin Gaziemir’deki kooperatifle ilgili yaptığı suç duyurusu neticesinde aynı sözleşme ve aynı protokol incelenerek bir karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiş.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği kararı okuyorum:
Alınan bütün kararların meclis tarafından oybirliğiyle alındığı, Sayıştay denetçileri tarafından yapılan denetim sonucunda bu konu hakkında herhangi bir hükme yer verilmediği, iddia konuları hakkında mevzuata aykırı bir durum tespit edilemediğinden, usulüne uygun protokol yapılan İZBETON AŞ yetkililerinin suç teşkil eden herhangi bir eylemi tespit edilemediğinden haklarında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına…
İZBETON yönetim kurulunda zaten Tunç Soyer’in imza yetkisi yok ve belediye başkanı olarak yargılanamayacağı, cezai sorumluluğunun olmadığı hakkında kesinleşmiş Danıştay kararı var. Bu 8 Aralık 2022 tarihli karar aslında bizzat İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, yani devletin bu modelin hukuka uygun olduğunu ve burada suç teşkil eden eylem olmadığını karara bağladığını gösteriyor. Sonuçta kimler bu modelin hukuka uygun olduğunu söylemiş oldu; bizzat İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi, Meclis Hukuk Komisyonu, Belediye 1. Hukuk Müşavirliği, Uzman Sayıştay Denetçisi, 3 hukuk profesörü.
Bu isimler bu modelin hukuka uygun olduğuna dair görüş verdi. Tunç Soyer’in aksini düşünmesi mümkün değildi ama her ne hikmetse Tunç Soyer’in görev süresi bittikten sonra yeni belediye yönetimi kooperatif üyelerine bu sözleşmenin hukuka aykırı olduğunu söyleyerek inşaatları durduruyor. Bir yıl sonra aynı sözleşmeler aynı kooperatiflerle tekrar imzalanıyor. Yani yeni belediye yönetimi geç de olsa bu sözleşmenin hukuka uygun olduğunu geç de olsa kabul ediyor.
Arada ne oluyor? Davet usulü ihalelerle inşaatlar tek bir müteahhite veriliyor. Kooperatif üyeleri belirsizlikte bırakılıyor, daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor, Tunç Soyer tutuklanıyor. Bütün bunlar ortadayken ve kanıtlanmışken Tunç Soyer’in artık derhal tahliye edilmesi gerek. Bir duruşma daha görmesine gerek yok. Tüm bu deliller bırakın Tunç Soyer’in tahliyesini, beraati için yeterlidir. Artık 480 günü aşkın süredir tutuklu olan Tunç Soyer’in özgürlüğüne kavuşması gerek.




