İzmir’in Çiğli ilçesine bağlı Ahmet Efendi Mahallesi’nde kanalizasyon ve yağmur suyu tahliyesine ilişkin sorunlar, yağışlı havalarda taşkınlara neden oluyor. Mahalle Muhtarı Hasan Ali Baytaş, özellikle 8920’li sokaklarda yaklaşık 2,5-3 yıldır devam eden kanalizasyon taşkınlarına dikkat çekerek, yapılan başvurulara rağmen kalıcı bir çözüm üretilmediğini ifade etti
Taşkınlar sırasında kanalizasyon atıklarının sokaklarda ve bina girişlerinde biriktiğini, bazı vatandaşların evlerine ulaşmakta güçlük çektiğini belirten Baytaş, belediye yetkililerine seslenerek sorunun yağışlar yeniden başlamadan çözülmesini istedi.
“VATANDAŞ EVİNE LAĞIM PİSLİĞİNİN İÇİNDEN GİRİYOR”
Mahalledeki kanalizasyon sorununu uzun süredir ilgili kurumlara ilettiklerini söyleyen Baytaş, özellikle yağışlı havalarda yaşanan tablonun kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Baytaş, “Mahallemizin 8920’li sokaklarında 2,5-3 yıldan beri her yağmur yağdığında kanal kotunun düşüklüğünden kaynaklanan kanalizasyon taşmaları yaşanıyor. Yazıktır, günahtır. İzmir’in merkezinde, İzmir’in göbeğinde her yağmur yağdığında vatandaşın evlerinde kanalizasyon pisliği çıkıyorsa, sokaklara taşıyorsa bu tablo asla kabul edilecek bir tablo değil” dedi.
Taşkınların bina girişlerine kadar ulaştığını belirten Baytaş, bazı vatandaşların evlerine girebilmek için farklı yöntemlere başvurmak zorunda kaldığını söyledi.
“İnsanların evlerinde, tuvaletlerde, logarlarda taşmalar yaşanıyor. Vatandaşlar evlerine girmek için merdiven boşluklarına sandalye koyuyor. O sandalyeleri kullanarak evlerine ulaşmaya çalışıyorlar. Bunlar asla kabullenilecek şeyler değil. Her yağmur yağdığında bu tabloyu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“30-40 SANTİMETRE KANALİZASYON PİSLİĞİ BİRİKİYOR”
Taşkınların boyutuna dikkat çeken Baytaş, sokaklarda ve ev girişlerinde biriken atıkların vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Baytaş, “Burada görülen pisliğin tamamı kanalizasyon atığı. En az 30 santimetre pislik birikiyor. Logar kapağı yağmur sırasında açılıyor ve tonlarca kanalizasyon atığı sokağa dökülüyor. Bu kabul edilecek bir durum değil. Yetkililerimizden özellikle bu soruna artık kesin bir çözüm getirmelerini rica ediyoruz” diye konuştu.
Belediye ekiplerinin taşkın yaşanan bölgelerde müdahalede bulunduğunu ancak bunun kalıcı bir çözüm sağlamadığını belirten Baytaş, “Belediye çalışanları her yağmurda orada nöbet tutuyor. İnsanlar hortumlarla logarlardaki pisliği dışarı taşımaya çalışıyor. Ancak bunlar da kesinlikle yeterli olmuyor. Vidanjörlerle su Armandalı Deresi’ne pompalanmaya çalışılıyor. Buna rağmen kanalizasyon atıkları sokaklara, kapı önlerine ve evlere ulaşıyor” dedi.
Mahallede yaşananların daha önce basına da yansıdığını ve yetkililere defalarca başvurduklarını söyleyen Baytaş, sorunun hâlâ devam ettiğini belirterek, “Çok üzülerek söylüyorum, bu sefalet halen devam ediyor” ifadelerini kullandı.

“KAZI RUHSATI İPTAL EDİLDİ, SORUN ÇÖZÜMSÜZ KALDI”
Baytaş, kanalizasyon sorununa yönelik bir projenin daha önce hazırlandığını ve çalışmaların belirli bir dönemde yapılmasının planlandığını söyledi. Ancak proje kapsamında bazı kazıların yapılmasının ardından alanların yeniden kapatıldığını ve asfaltlandığını belirten Baytaş, daha sonra çalışmanın ilerlemediğini ifade etti.
Kazı ruhsatının iptal edildiğini öne süren Baytaş, bu kararın kimler tarafından ve hangi gerekçeyle alındığının açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“Bu proje bitmişti. Çalışmaların yapılacağı söylenmişti. Her ne hikmetse bir iki kez kazı yapıldı, ardından üzeri kapatıldı ve asfaltlandı. Daha sonra kazı ruhsatının iptal edildiğini öğrendik. Bu ruhsatı iptal edenler hakkında da işlem yapılmasını özellikle rica ediyorum” diyen Baytaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yağmur yağmadan bu sefaletin tekrar yaşanmaması için gereğinin yapılmasını, sorumlular hakkında inceleme başlatılmasını ve kazı ruhsatının iptalinin kaldırılarak bu soruna son verilmesini istiyorum. Bu insanlar çoluk çocuğuyla birlikte pislik içinde yaşamak zorunda kalıyor. Hangi insan kapısının önünde, sokağında bu pisliği görmek ister? Öğrenciler bu atıkların içinden geçerek evlerine ulaşmak zorunda kalıyor.”
“İKİ BUÇUK YILDIR BAŞVURUYORUZ, KALICI ÇÖZÜM YOK”
Mahalledeki sorunların yalnızca kanalizasyon taşkınlarıyla sınırlı olmadığını belirten Baytaş, yaklaşık iki buçuk yıldır ilgili kurumlara yazılı ve sözlü başvurular yaptıklarını söyledi.
Baytaş, “İki buçuk yıldan beri mahallemizin çok önemli sorunlarını yazışmalarla, videolarla ve kayıtlarla bütün yetkililerimize ilettik. Özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin farklı birimlerine başvurduk, birebir arayarak iletişim kurduk. Ne yazık ki bugüne kadar taleplerimize ciddi bir çözüm bulunamadı. Oysa bunların hepsi çözülebilecek sorunlardı. Mahalle halkımız hak ettiği hizmetlerden mahrum bırakıldı” dedi.
İZBAN DURAĞI İÇİN ARALIK AYI BEKLENİYOR
Mahalle sınırları içerisindeki Çiğli Katip Çelebi Üniversitesi İZBAN durağının tamamlanmamasına da tepki gösteren Baytaş, inşaatın yaklaşık 3,5-4 yıldır devam ettiğini ancak durağın hâlâ hizmete açılmadığını belirtti.
Daha önce çalışmaların ağustos ayında tamamlanacağının söylendiğini aktaran Baytaş, son yazışmalarda ise yüklenici firmayla yapılan anlaşma kapsamında bitiş tarihinin 26 Aralık 2026 olarak bildirildiğini ifade etti.
Baytaş, “Takriben 40-45 bin insanın birinci derecede ulaşım hakkını kullanabileceği bu İZBAN durağında vatandaşlarımız mağdur ediliyor. 26 Aralık’ta biteceği söylenen durağın tamamlanmasına iki-iki buçuk ay kaldı ancak hâlâ bir çivi çakılmış değil. Yetkililerimizden bu durağın bir an önce bitirilerek halkın hizmetine açılmasını rica ediyorum” diye konuştu.
Durağın yalnızca üniversite öğrencileri için değil, çevredeki mahallelerde yaşayanlar için de önemli olduğunu belirten Baytaş; Balatçık, Ahmet Efendi, Uğur Mumcu, Ülkü, Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet mahallelerinden çok sayıda kişinin bu duraktan yararlanabileceğini söyledi.
OTOBÜS DURAĞI, PARK KAMERASI VE YOLLAR İÇİN ÇAĞRI
Ahmet Efendi Mahallesi’nde yıllardır çözüm bekleyen başka sorunlar da bulunduğunu söyleyen Baytaş, Menemen-İzmir güzergâhında mahalle sakinlerinin kullanabileceği bir otobüs durağının bulunmadığını, mahalle merkezindeki durak taleplerinin de karşılanmadığını belirtti.
Mahalle parkına güvenlik kamerası takılması için de defalarca başvuruda bulunduklarını ifade eden Baytaş, ilgili kurumların yaptığı tespitlere rağmen henüz sonuç alamadıklarını söyledi.
Parkta geçmişte kullanılan artezyen kuyusunun üzerinin betonla kapatıldığını belirten Baytaş, gerekli sistemin kurulması hâlinde kuyunun yeniden değerlendirilerek su tasarrufu sağlanabileceğini savundu.
Mahallenin 1103, 1104, 1105, 1106, 1107, 1108, 1109, 1110 ve 1111 sokaklarındaki yol sorunlarına da dikkat çeken Baytaş, yolların uzun süredir yamalarla onarılmaya çalışıldığını belirtti.
Baytaş, “Yıllardır yama üzerine yama yapılıyor. Defalarca girişimimiz oldu, kısmen yamalar yapıldı. Komple düzene girileceği söylendi ancak bugüne kadar sonuç alamadık” dedi.

“BİZ KENDİMİZ İÇİN DEĞİL, HALK İÇİN HİZMET İSTİYORUZ”
Yetkililere ve belediye meclis üyelerine çağrıda bulunan Baytaş, mahalledeki sorunların çözümü için daha fazla çaba gösterilmesini istedi.
“Belediye yetkililerine buradan sesleniyorum. Biz kendi adımıza bir şey istemiyoruz. Halka ait olanı halka verin artık. Yıllardır verilmesi gereken hizmetler verilmedi. Özellikle meclis üyelerine sesleniyorum: Kafamızı kumdan çıkaralım. Şu halka bir eğilin. Nerede ne sorun var, ne yapılması gerekiyor, bunları görün” diyen Baytaş, kanalizasyon taşkınları karşısında sessiz kalınmasını eleştirdi.
Açıklamasının sonunda yetkilileri göreve davet eden Baytaş, “Bu halkın vebali sırtınızdadır. Mahallemizin sorunlarına lütfen eğilin ve en kısa sürede çözüm üretin. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Umarım bundan sonraki süreçte bu sorunlara eğilinir ve en kısa sürede sonuç alınır” ifadelerini kullandı.





