İzmir’de eğitim gündemi, Tevfik Fikret Okulları’nda gerçekleştirildiği öne sürülen müfettiş sorgulamalarıyla sarsıldı. İddiaya göre Millî Eğitim Bakanlığı müfettişleri, bazı öğrencilere “Din deyince ne anlıyorsun?” gibi soruların yanı sıra Cumhurbaşkanı’na yönelik düşüncelerini de sordu. Veliler duruma tepki gösterirken, CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, uygulamanın kabul edilemez olduğunu belirterek Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i kamuoyuna açıklama yapmaya davet etti.

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu’nun köşe yazısında duyurmasıyla gündeme taşınan iddiaya göre okula gelen müfettişler, ilkokul 4. sınıftan lise son sınıfa kadar her kademeden ikişer öğrenciyi seçerek kütüphaneye götürüyor. Öğrencilere, “Din dersinde ders işleniyor mu?”, “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu?”, “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” soruları yöneltiliyor. Veliler, yaşları 9’a kadar düşen çocukların ifadeleri alındıktan sonra kimlik numaralarının istenerek imza attırıldığını öne sürüyor. CHP PM Üyesi ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, laik eğitim sistemine gölge düşüren olaya ilişkin şunları söyledi;

Akaryakıta dev zam! İzmir'de de tabelalar gece yarısı değişti
Akaryakıta dev zam! İzmir'de de tabelalar gece yarısı değişti
İçeriği Görüntüle

9 YAŞINDAKİ BİR ÇOCUK, ATTIĞI İMZAYLA HANGİ SORUMLULUĞU ÜSTLENMİŞ OLUYOR?

“İzmir Tevfik Fikret Okullarında yaşandığı iddia edilen olay üzerinde önemle durulması gereken bir olay… Bakanlığın müfettişleri okula gelip her kademeden seçilen çocuklara “Din deyince ne anlıyorsun?” “Öğretmenlerin Cumhurbaşkanına hakaret ediyor mu?” diye sorular sormuş. İlk, orta ve lise düzeyinde, 7’den 17’ye kadar her yaşta çocuğa eğitim veren bir okuldan söz ediyoruz… Çocuk psikolojisini mi anlatalım, küçücük çocukların arkadaşlarını, öğretmenlerini hatta ailelerini ispiyonlamaya iten, pedagojiden zerre nasibini almamış bu yaklaşımın çocuklar üzerindeki yıkıcı etkisini mi söyleyelim, laik bir ülkede dinin, okulun içine hem de bakanlık müfettişleri eliyle sokulmasının bu ülkeyi nereye götüreceğini mi söyleyelim? Bir de 9 yaşındaki çocuklardan ifadelerin altına imza almışlar. 9 yaşındaki bir çocuk, attığı imzayla hangi sorumluluğu üstlenmiş oluyor?”

Millî Eğitim Bakanlığı’ndan hiçbir açıklama yapılmamasına tepki gösteren Yücel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yusuf Tekin’in derdinin eğitim olmadığını zaten şimdiye kadarki icraatlarından biliyoruz. Şimdi ise hukuk bilmezliği de bu talimatı ile kanıtlandı. Millî Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin görevi, eğitimin nitel ve nicel eksiklikleri tespit etmek değil midir? Ne zamandan beri Millî Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin görevi cumhurbaşkanı sevgisini ölçmek oldu? Müfettişler ne zamandan beri “Din deyince ne anlıyorsun?” gibi soyut ve sübjektif soruları sorar oldu? Hiçbir eleştiriye tahammülü olmayan, tarikat ve cemaatlerle iş birliğini meclis kürsüsünden ilan etmekte hiçbir sakınca görmeyen, akademik, bilimsel, laik eğitim denince tüyleri diken diken olan Yusuf Tekin’den bu iddialarla ilgili olarak ivedilikle bir açıklama bekliyoruz.”

Kaynak: BÜLTEN