Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, genel merkezde kadın cinayetleri ve İstanbul Sözleşmesi’nin yıl dönümünde basın açıklaması düzenledi.
İstanbul Sözleşmesine geri dönülmesi gerektiğini vurgulayan Gülsever, 2026 yılında 151 kadın şüpheli olarak öldürüldüğünü ifade ederek, iktidara sorular yöneltti.
“KADINLARIN YAŞAM HAKKI HİÇBİR SİYASİ İKTİDARIN İNSİYATİFİNE BIRAKILAMAZ”
“Bugün Türkiye’nin ilk imzacısı ve ev sahibi olduğu 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlülüğe giren İstanbul sözleşmesinin yıl dönümündeyiz” diyerek sözlerine başlayan Gülsever, “Türkiye AKP iktidarında Cumhurbaşkanının kararıyla bir gecede İstanbul sözleşmesinden çekilmiştir. Bu karar kadınların şiddetten korunmasına, hukuki güvenceleri zayıflatmış ve yaşam hakları işlevsiz hale getirilmiştir. Şiddete uğrayan her kadının umudu güvenliği ve devletin ise kadınları şiddetten koruduğu açık hükmüdür. AKP iktidarının kadın politikaları uygulamaları kamuoyu tarafından eleştirilmeli ve demokratik denetime tabi tutulmalıdır. Kadınların yaşam hakkını korumak hiçbir siyasi iktidarın inisiyatifine bırakılmayacak kadar temel haktır. Devletin sorumluluğu kadınları korumak ve failleri cezalandırmaktır” ifadelerine yer verdi.
“AKP İKTİDARININ BU TUTUMU ELEŞTİRİLMELİDİR”
Gülsever, “Bugün gelinen noktada kadınların yaşam hakkını güvence altına alınan bu sözleşmenin kaldırılması kadın cinayetleri ve şiddet karşısında failleri değil siyasi kararları da tartışmayı zorunlu kılmaktadır. AKP iktidarının bu politikaları tutumu açık şekilde eleştirilmelidir. Bugün yaşadığımız acı tablo bunun sonucudur. 2026 yılında 151 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Her biri hayalleri yarım kalan kadınlardır. Her biri annesini kaybeden bir çocuktur. Şüpheli ölümler neden artıyor?” dedi.
“VERİ AÇIKLAMAMAK SORUNU ORTADAN KALDIRMAZ”
“Son yıllarda şüpheli kadın ölümleri kaygı verici durumdadır” diyerek kadın ölümlerine dikkat çeken Gülsever, “Soruyoruz şüpheli ölüm nedir Bu ülkede adli tıp yok mu? Deliller neden toplanmıyor? Bu dosyanın kaçı etkin şekilde soruşturuluyor? Kaçı cinayet olarak aydınlatılıyor kaçı sessizce kapatılıyor kadınlar ölürken gerçeğin ise toprağa gömülmesine izin vermeyeceğiz. Devlet neden veri açıklamıyor. Kadın cin ayetlerine ilişkin ayrıntılı verileri neden paylaşmıyor? Kaçı hakkında koruma, kaçı ateşli silahla öldürüldü. Veri açıklamamak sorunu ortadan kaldırmaz görünmez hale getirir” diye konuştu.
GÜLSEVER’DEN İKTİDARA SORU YAĞMURU
“6284 sayılı kanun etkin uygulanıyor mu?” diye soran Gülsever, “Bu kanun kadınları yaşatmak için çıkarıldı. Koruma kararları yeterince alınıyor mu? Koruma kararını ihlal edenlere caydırıcı cezalar uygulanıyor mu? İstanbul sözleşmesi neden terk edildi. Bu sözleşme Türkiye bu ülkeyi ilk imzalayan ülkeydi. İstanbul sözleşmesinden sonra kadınlar için hangi politika geliştirildi. Kadınlar neden öldürülüyor. Bu sadece polisiye bir olay olarak değerlendiremeyiz. Bunun temelinde erkek egemen anlayış, politika yetersizliği vardır” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİK BAĞIMSIZLIK HAYAT KURTARIR”
Gülsever sözlerine şöyle devam etti:
“Valiler, rektörler, büyükelçiler, belediye başkanlarında kaç kadın var? kadınlar hak ettikleri yerde değil. Kadınların karar mekanizmasında eşit temsil edilmesi yalnızca demokrasi meselesi değil yaşam meselesidir. Kadının sesinin olmadığı yerde görünmez olur. Ekonomik bağımsızlık hayat kurtarır. Şiddet gördükleri eve mahkûm kalıyorlar. Kadın istihdamını artırmak ve eşit işe eşit ücret sağmakla ve kadın cinayetlerinin önlemenin en temel konularından biridir”
“KADINLARIN YAŞAM HAKKI PAZARLIK KONUSU YAPILAMAZ”
“Kadınları korumak devletin görevidir. Devlet şiddeti önlemek korumak ve adaleti sağlamak zonundadır. CHP olarak söylüyoruz kadıların yaşam hakkı pazarlık konusu yapılamaz. Ekşilikten, laiklikten 6284’ten ve İstanbul sözleşmesinden vazgeçmeyeceğiz. İstanbul sözleşmesi yaşatır yaşatmak ve yaşatmak ise devletin görevidir. Biz de mücadele etmeye devam edeceğiz”
“İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİ YÜRÜRLÜLÜĞE KOYUN”
“İktidara açık çağrımızdır. Kadınların yaşam haklarını koruyan politikaları derhal hayata geçirin. Toplumsal cinsiyet eşitliğini temel ilkesi haline getrin ve İstanbul sözleşmesini tekrar yürürlülüğe koyun. CHP olarak söz veriyoruz. Kadınlar özgürce ve güven içinde yaşayana kadar hiçbir kadın şiddet nedeniyle hayatını koparılana kadar adalet herkes için eşit şekilde işleyecek Türkiye kurulana kadar mücadelemiz devam edecektir. Yaşasın özgürlük, yaşasın adalet mücadelemiz”




