CHP’de ‘Mutlak butlan’ kararı öncesi Parti Sözcülüğü görevindeki CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na Silivri’de milletvekilleriyle görüş yasağı uygulandığını açıkladı.
Emre, İmamoğlu’nun mahkemeye götürüldüğü cezaevi aracında uzun süre bekletildiğini ve Silivri’ye geri götürüldüğünü duyurduğu konuşmasında, görüşme yasağı getirildiğini de duyurdu.
Emre, durumu “tecrit” olarak adlandırırken “Bu olacak iş değildir, büyük bir çürümedir. Bir an evvel bu tecritin kalkması lazım.” ifadelerini kullandı.

“SEBEP CHP’NİN BİRİNCİ PARTİ OLMASI”
Emre, cezaevi aracına ilişkin şunları aktardı:
Aslında bütün bu yaşadıklarımızın sebebini ne kadar anlatsak da ne kadar söylesek de amacın belli olduğunu biliyoruz. Bu olayın gerçekleşmesinin sebebi CHP’nin yıllar sonra almış olduğu geleneksel oyun çok üzerinde bir oy alıp yerel seçimin birinci partisi olması ve butlan kararı verinceye kadar da bu ülkenin birinci parti hüviyetini korumasıdır. Bu nedenledir ki Sayın İmamoğlu başta olmak üzere, çok sayıda belediye başkanı arkadaşımıza haksız tutuklamalar ve bir yönüyle de tecritler uygulanmaktadır. Sayın İmamoğlu’na onlarca dava açıldı. Bunlardan bir tanesi de Anadolu Adliyesi’nde sözüm ona yine hakaret iddiasıyla açılan bir dava. Orada 5 Haziran tarihinde duruşma görüldü. Sayın İmamoğlu'na 4 Haziran Perşembe 22.00 sıralarında cezaevi idaresi geliyor diyor ki ‘07.30’da buradan alacağız seni. Duruşmaya fiziken götüreceğiz.’ Kendisi hazırlanıyor. Gelip alıyorlar. Adliye’ye doğru yol alırken bir yerde telefon geliyor komutana. Aracı sağa çekiyorlar. Bir-iki dakikalık kaputu açıp kapatıyorlar. Sonra geri dönüyor. Aracın geri döndüğünü fark eden Sayın İmamoğlu diyor ki ‘Komutanım ne oldu? Yolun yarıdan fazlasını geldik.’ ‘Araçta arıza meydana geldi.’ ‘Araçta arıza meydana geldiyse o zaman çoğunu geldik, başka bir araç gelsin, bizi götürsün.’ ‘Yok, geri döneceğiz.’ Geri Silivri cezaevine götürülüyor. En temel insani ihtiyaçlar dahil giderilmesin diye her türlü baskı yapılıyor. Kendisi diyor ki ‘Tuvalet ihtiyacım var.’ ‘Yok, cezaevine gideceğiz’ diyorlar. Cezaevine gidiyor ve Sayın İmamoğlu diyor ki ‘İlgili müdür gelmeden ben koğuşa girmeyeceğim. İzah etsin biri bana. Ben iki saattir bu aracın içinde niye gezdirildim?’ Müdür geliyor, fiziki katılım kararının vazgeçildiği yönünde talimat geldiğini söylüyor. Araç arızasıyla çelişen bir durum. Öte yandan duruşmaya giden avukatlarına farklı bilgiler veriliyor. Ortada böyle bir garip durum.
İMAMOĞLU’NA GÖRÜŞME YASAĞI
Milletvekillerinin çok azının izne bağlı olarak İmamoğlu ile görüşebildiğini aktaran Emre şöyle konuştu:
Sayın İmamoğlu'na yönelik bir tecrit başladı. Milletvekillerinin görüşmesi yasaklandı. Çok istisnai izin alıp görüşenler var. Halbuki yasama üyesine, bir yürütme üyesinin yardımcısının yasak koyması, engellenmesi düşünülemez. Çünkü esas itibarıyla o bir bildirimdir. Yasama üyeleri Anayasa’dan ve halktan aldığı yetkiyle Türkiye'nin her kurumuna gidebilirler, her yerde insanlarla görüşebilirler. Bunu bir kısıtlama kararına dönüştürmüş durumdalar. Madem bu kadar yaşanan olaylar gerçek, madem bu kadar yolsuzluk var, hırsızlık var, örgüt var, casusluk var; bırakın her şey şeffafça işlesin. Neden çekiniyorsunuz? Sayın İmamoğlu mahkemede bir notunu düşürüyor. Notu mahkeme başkanına veriyorlar. Notun iadesini istiyor. Daha o notun iadesi yapılmadan yandaş medyada fotoğrafını görüyoruz. Bu olacak iş değildir, büyük bir çürümedir. Bir an evvel bu tecritin kalkması lazım.





