CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, Aydın’da bir benzin istasyonu önünde bulunan kaldırımda ve trafik akışı veya güvenlik ihtiyacı bulunmayan bir bölgede “yaya devriye görevi” yapan polisi Meclis gündemine taşıdı.
ŞİKAYETÇİ OLMUŞLARDI
Geçtiğimiz eylül ayında meydana gelen bir trafik kazasına müdahale eden polis memurları Fehmi Çam, İsmail Şimşek ve Ali Kemal Çakmak, kusurlu olan vatandaş hakkında ‘görevi yaptırmamak için direnme’ ve ‘hakaret’ suçlarından şikayetçi olmuş ve şahıs Aydın 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nce cezalandırılmıştı.
RESMİ ÜNİFORMA VERİLMEDİ!
Polis memuru Fehmi Çam olaydan sonra Hassas Bölgeleri Koruma Şube Müdürlüğüne tayin edildi. Açtığı davayı kazanan Çam, yargı kararıyla önceki görevine dönmesi gerekirken yaya devriye görevine verildi. Sosyal medyada yayılan görüntülerde; polis memuru Fehmi Çam kendisine resmi üniforma ve yağmurluk verilmeden, yalnızca ‘trafik’ ibareli bir yelek ile görev yaparken görülmüştü.
“NASIL GÖREVLENDİRİRSİNİZ?”
Konuyla ilgili bir açıklama yapan CHP İçişleri Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, kendi personelini bir kaldırımda görevlendirmenin zulüm olduğunu belirterek, “Ali Yerlikaya’ya soruyorum; polis memurunu, hiçbir kamu yararı olmayan bir yerde nasıl görevlendirirsiniz? Devlet o polise maaş ödüyor. O polis, şerefli Türk üniformasını giyiyor. Personelini bir kaldırımda ‘görevlendirmek’ zulümdür.
“POLİS ÇARESİZ DEĞİL!”
Tüm Aydın, tüm Teşkilat, tüm sosyal medya bunu konuşuyor. Esas konuşması gerekenler susuyor. Aydın Emniyet Müdürü nerede? Emniyet Genel Müdürü nerede? İçişleri Bakanı nerede? Polis kendi kurumunda garip, kimsesiz ve çaresiz hissediyor. Ama tüm polis kardeşlerim biliyor ki; polis garip değil, kimsesiz değil, çaresiz değil. Biz buradayız! Her zaman yanlarındayız. Ali Yerlikaya, sorularıma cevap bekliyorum!” ifadelerini kullandı.
“MOBBİNG Mİ YAPILIYOR?”
CHP’li Bakan, konuyu TBMM gündemine taşıyarak, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Önergede şu ifadeler yer aldı:
• Polis memuru Fehmi Çam, hangi somut kamu yararı ve gerekçeyle, tek başına yaya devriye olarak görevlendirilmiştir?
• Söz konusu “yaya devriye görevi” 01.09.2025 tarihinde Aydın ilinde meydana gelen trafik kazası sonrasında yaşanan süreç ile mi ilgilidir?
• Yargı kararıyla döndüğü önceki görevine (motorize trafik polisi) iade edilmemesi nasıl açıklanmaktadır?
• Polis memuru Fehmi Çam’ın görevlendirildiği kavşak/benzin istasyonu önü kaldırımda, trafik güvenliği veya kamu güvenliği tehdidi bulunduğuna dair herhangi bir rapor mevcut mudur?
• Daha önce aynı yerde görevlendirilen personel olmuş mudur? Varsa gerekçesi nedir ve kaç personel benzer şekilde görevlendirmiştir, ne kadar süre görev yapmışlardır? Daha önce görevlendirme yoksa bunun ilk uygulama olmasının gerekçesi nedir?
• Kendisinin resmi üniforma olmadan yalnızca “Trafik” ibareli bir yelek ile ve görev için gerekli tablet, ceza tutanağı ve çalışır durumda yaka kamerası teslim edilmeden çalıştırılması nasıl açıklanmaktadır?
• Bu uygulama, Anayasa’nın 18. maddesinde düzenlenen angarya yasağı kapsamında değerlendirilmiş midir? Değerlendirilmişse, hangi hukuki gerekçeyle angarya olmadığı sonucuna varılmıştır?
• Günlük 9 saat görev, istirahat alanı bulunmayan bir noktada, tek başına ve işlevsiz şekilde çalıştırılması, psikolojik yıldırma (mobbing) kapsamında değerlendirilmiş midir?
• Söz konusu uygulamadan Aydın İl Emniyet Müdürü ve ilgili amirlerin haberi var mıdır? Varsa bu uygulama hangi gerekçeyle ve kimin talimatıyla yapılmıştır?
• Aydın Emniyet Müdürlüğü hakkında bu olay özelinde idari veya mülki denetim başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa gerekçesi nedir?
• Mobbing iddialarıyla ilgili olarak, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü özelinde herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatılmadıysa gerekçesi nedir?
• İdarenin, kamu görevlilerini görevleri sırasında onur kırıcı, aşağılayıcı veya itibarsızlaştırışı uygulamalara karşı koruma yükümlülüğü bulunduğu dikkate alındığında, söz konusu görüntüler karşısında neler yapılacaktır?
• Kamuoyunun ve meslektaşlarının açıkça gördüğü, işlevsiz ve izah edilemeyen bir noktada görevlendirilmenin; personelin itibarını, saygınlığını ve kişilik haklarını ihlal ettiği yönünde Bakanlığınızca yapılmış bir hukuki ve idari değerlendirme bulunmakta mıdır?
• Polis memurunun, sosyal çevresi, ailesi ve meslektaşları karşısında “cezalandırılan personel” algısına maruz bırakılması, Bakanlığınızca psikolojik yıldırma (mobbing) kapsamında değerlendirilmiş midir?
• Bu tür “görevlendirmelerin”, personelin mesleki motivasyonunu, ruh sağlığını ve kuruma olan aidiyet duygusunu zedelediği yönünde Bakanlığınızın yaptığı bir etki analizi veya hazırladığı iç rapor bulunmakta mıdır?
• Emniyet teşkilatı içerisinde, görev yeri ve görev şeklinin bir cezalandırma veya baskı aracı olarak kullanıldığına dair Bakanlığınıza intikal eden şikayet sayısı kaçtır? Bu şikayetlere ilişkin başlatılan idari soruşturma var mıdır?
• Mahkeme kararıyla görevine iade edilen personelin, “psikolojik baskı ve yıldırmaya” maruz kalmaması için Bakanlığınızca alınan veya alınması planlanan önleyici tedbirler nelerdir?
• Polis intiharları, amir baskısı ve hukuka aykırı görevlendirmelerle ilgili Bakanlığınız bünyesinde bağımsız ve şeffaf bir inceleme mekanizması var mıdır?



